
BURSAGAZ işçilerinin sendikal hakları ve toplu iş sözleşmesi talebiyle sürdürdüğü direniş 17. gününe girerken, Kent Meydanı'nda basın açıklaması düzenlendi. Saat 19.00'da Fomara Meydanı'nda bir araya gelen sendika üyeleri ve sivil toplum örgütleri, Kent Meydanı'na yürüdü. Kent Meydanı'nda gerçekleştirilen açıklamayı DİSK Enerji-Sen adına Ömer Parkın okudu.
Yürüyüşe CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve CHP örgütleri de katıldı.
Parkın, mücadelelerinin yalnızca BURSAGAZ işçilerinin değil, sendikal hakların, insanca çalışma koşullarının ve kamusal hizmetlerin piyasalaştırılmasına karşı verilen ortak bir emek mücadelesi olduğunu söyledi.
Açıklamada, işverenin içeride çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığı öne sürüldü. İşçilerin sistematik mobbing, tehdit ve yıldırma politikalarıyla karşı karşıya bırakıldığı belirtilirken, çalışanların sendikadan istifaya zorlandığı, farklı şirketlere geçmeleri yönünde baskı gördüğü ve bunu kabul etmeyenlerin işsizlik tehdidiyle karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Direniş sürecinde işyerinde huzurun kalmadığını savunan Parkın, "Korku üzerine kurulan hiçbir düzen kalıcı değildir. Sendikal haklar tehditlerle ve işten çıkarmalarla ortadan kaldırılamaz" dedi.
Basın açıklamasında, Bursa 4. İş Mahkemesi'nde görülen yetki tespiti davasına da değinildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sendika lehine verdiği olumlu yetki tespitine rağmen işveren ile yetkili olduğu belirtilen diğer sendikanın itirazları nedeniyle toplu iş sözleşmesi sürecinin geciktirildiği öne sürüldü.
Mahkeme sürecinin uzamasının yalnızca hukuki bir gecikme olmadığı belirtilen açıklamada, bu durumun işverene yeni baskılar uygulamak için zaman kazandırdığı savunuldu. "Dava uzadıkça işçiler işten atılıyor, sendikadan istifaya zorlanıyor ve çalışma barışı bozuluyor. Adaletin gecikmesi işçiler açısından adaletin inkârı anlamına gelmektedir" ifadeleri kullanıldı.
İşyeri yöneticilerine de seslenilen açıklamada, direniş alanından yükselen sesten rahatsız olunacağına, anayasal sendikal hakların engellenmesine, işten çıkarmalara ve işyerindeki baskılara tepki gösterilmesi gerektiği dile getirildi.
Kazancı Holding'e çağrıda bulunulan açıklamada ise işçilerin iradesine saygı gösterilmesi, işten çıkarılan çalışanların işe iade edilmesi, işyerindeki mobbing ve baskıların sona erdirilmesi ve toplu iş sözleşmesi sürecinin önünün açılması istendi.
Bursa halkına da çağrı yapılan açıklamada, mücadelenin yalnızca işçilerin ücret ve çalışma koşullarıyla sınırlı olmadığı belirtilerek, yüksek faturalar, abonelik sorunları, taşeronlaşma ve güvencesiz çalışma düzenine karşı da ortak bir mücadele yürütüldüğü ifade edildi.
Açıklamanın sonunda, "İşten atılan arkadaşlarımız işe dönene kadar, sendikal haklarımız tanınana kadar ve toplu iş sözleşmesi masası kurulana kadar direnişimizi sürdüreceğiz. Haklıyız, kararlıyız, kazanacağız" denildi.
Basın açıklaması, "Yaşasın örgütlü mücadelemiz", "Yaşasın işçilerin birliği", "Yaşasın DİSK, yaşasın Enerji-Sen" ve "Direne direne kazanacağız" sloganlarıyla sona erdi.