
Bursa’da hava kirliliğiyle mücadele kapsamında alınması planlanan önlemler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkililerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda ele alındı. Bursa Valisi Erol Ayyıldız’ın başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik mevcut durum ve yapılması planlanan çalışmalar değerlendirildi.
Toplantıya; AK Parti Bursa Milletvekilleri Emel Gözükara Durmaz, Mustafa Yavuz ve Ayhan Salman’ın yanı sıra AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) İzin ve Denetim Genel Müdürü Fatih Ekmekçi, BTSO Başkanı İbrahim Burkay ile ilgili kurum temsilcileri katıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve CHP'li Milletvekillerinin toplantıya çağrılmaması dikkat çekti. Toplantıda, sanayi kaynaklı emisyonlar, ısınmadan kaynaklanan hava kirliliği ve ulaşımın çevresel etkileri gibi başlıklar ele alındı.
Valilikten Açıklama: “Koordinasyon ve Kararlılık Vurgusu”
Bursa Valiliği tarafından yapılan açıklamada, hava kirliliğinin halk sağlığını doğrudan etkileyen önemli bir sorun olduğuna dikkat çekilerek, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve denetimlerin artırılması yönünde kararlılık vurgusu yapıldı. Açıklamada, “Bursa’da hava kalitesinin iyileştirilmesi için tüm kurumlarımızla koordinasyon içinde çalışmalarımız sürecektir” ifadelerine yer verildi.
CHP’li Kayıhan Pala’dan tepki
Toplantıya yalnızca AK Parti milletvekillerinin davet edilmesi ise muhalefetin tepkisine neden oldu. CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, yaptığı açıklamada, hava kirliliğinin tüm Bursalıları ilgilendiren bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekerek, “Hava kirliliğine karşı mücadelenin Bursa Valiliği tarafından ele alınması önemli bir gelişme. Ancak AKP il başkanının ve yalnızca AKP milletvekillerinin çağrılması toplantıyı gölgeliyor. Bu anlayış, kentin sorunlarını çözecek adım atmaktan uzak olunduğunu bir kez daha gösteriyor” dedi.
Pala, Bursa’nın uzun yıllardır hava kirliliği açısından riskli iller arasında yer aldığını hatırlatarak, kalıcı çözümler için şeffaf, katılımcı ve bilimsel bir yaklaşımın zorunlu olduğunu vurguluyor.