Bursa'daki binaların yarısı depremde risk taşıyor

Ege Denizi'nde meydana gelen, İzmir'de can kayıplarının yaşandığı depremin ardından 1'nci derece deprem bölgesinde yer alan Bursa'nın gündeminde de deprem var. JMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Engin Er ve IMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Albayrak, binaların yüzde 50'sinin mühendislik hizmeti almamış olduğunu belirterek "Kaybedecek vakit yok" dedi.

Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:
https://www.bursaport.com

Pelin AKDEMİR / BURSAPORT

Merkez üssü Ege Denizi'nin olduğu ve İzmir'de 115 kişinin hayatını kaybettiği 6,9 büyüklüğündeki depremin ardından depremsellik açısından riskli bir bölgede bulunan Bursa'nın gündeminde de deprem var. 2012 yılında devletin açıkladığı haritaya göre merkez ve ilçelerinden bir çok fay hattı geçiyor.

3 İLÇE HARİÇ İLÇELERİN KENDİ ADIYLA ANILAN FAY HATLARI VAR

Harmancık, Keles ve Büyükorhan ilçeleri hariç diğer bütün ilçelerin tamamının kendi adıyla bir fay hattına sahip olduğunu söyleyen TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Engin Er, kentin depremsellik haritasını anlattı.

"Bursa olası bir depreme olması gerektiği gibi hazır değil. Bursa deprem tehlikesi altında." sözleriyle konuşmasına başlayan Er, şunları aktardı:

"Bursa deprem bölgeleri haritasının arasında birinci derece deprem bölgesinde. Marmara Denizi'nin içerisinden geçen, kamuoyunda beklenen İstanbul depremi olarak bilinen 7'nin üzerinde bir depremden Bursa etkilenir. 1999 depreminde bunu gördük. Kuzey Anadolu'nun fay hattının orta kolu, İznik'ten başlayıp Gemlik'te birkaç kola ayrılan, Orhangazi, Mudanya ve Karacabey'e doğru devam eden fay hattı. Güney kolu ise İnegöl'den Bursa'nın merkez ilçelerinden Yıldırım, Osmangazi, Nilüfer, Uluabat Gölü'nün güneyinden devam eden bir fay hattı."

Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Engin Er

"BÖYLE BİR DEPREM 1700'ÜN ÜZERİNDE BİNAYI GÖTÜRÜR"

1855'de Kuzey Anadolu fay hattının Güney kolunda meydana gelen depremi hatırlatan Er, "Bu deprem yaklaşık bin kişinin ölümüne sebep olmuştur. Bursa'da sadece deprem değil sel ve taşkınlarda yaşanmakta. Can ve mal kayıplarına sebep olan doğal afetler Bursa'nın bir gerçeği. 1855'de meydana gelen depremin, bilimsel bir çalışmaya tabi olmamakla birlikte, sismolojik çalışmalarla tekrarlanma süreci kayıtlarda 150 ile 180 yıllık periyodu gösteriyor. Yani bu deprem için önümüzde birkaç yılın kaldığını görüyoruz." dedi.

Bursa'yı bekleyen en büyük riskin bu fay hattı üzerinde olduğunu kaydeden Er, Bursa'da yapılan deprem çalışmalarının eksik olduğunu vurguladı. "İzmir'de 17 bina yıkıldı. Böyle bir deprem olursa ne 17'si 1700'ün üzerinde binayı götürür" diyen Er, yapılan çalışmaları değerlendirdi:

"99 depreminden sonra merkez ve ilçelerinde zemin özellikleri dikkate alınarak bir çalışma yapıldı. Fakat fay hatlarına yönelik bir çalışma yapılmadı. Devletin resmi kurumları fay hatlarını açıklamış olsa da yapılaşma planlarında bunların herhangi bir karşılığı yok. Bursa'da binaların kayıtları tutulmuş değil. Bazı belediyelerde inşaat envanteri çalışmalarına başlandı. Fakat yapılan bu çalışmalar da tamamlanmadı. Zeminde sıvılaşmayla ilgili bir çalışma yapıldı. Fakat tam anlamıyla geliştirilmedi. Envanter, tektonik, jeolojik, jeoteknik bazda çalışmalarda eksiklerimiz devam ediyor."

"BİR ÇOK İLÇENİN ZEMİNİ BAYRAKLI'YA BENZİYOR"

Bursa'nın bir çok ilçesinde Bayraklı'nın zeminine benzer alüvyon zemin özellikleri gösteren yerler olduğunu belirten Er, "Mühendislik hizmeti almış binaların daha güvenli binalar olduğunu söyleyebiliriz. Yapılaşma, fay hatları ve zeminde sıvılaşma dikkate alınarak yapılmalı. İzmir'de de enerjinin çıktığı kaynağa 30 km mesafede Seferihisar'da tsunamiden bir can kaybı varken, 70 km mesafedeki Bayraklı'da can kayıpları yaşandı." diye konuştu.

Bursa'da imar barışından yararlanmak isteyen 110 bine yakın bina için müracaat edildiğini söyleyen Er, "Kentte mühendislik hizmeti almayan yüzde 50'nın üzerinde bina var. Bunlar imar barışıyla veya bir şekilde ruhsatlandırılmış binalar. 2019'da başlayan yönetmelik farklı şekilde yorumlanmadan uygulanırsa güvenli bir şehir, güvenli bir yapılaşmadan bahsedebiliriz. Mevcut binaların yüzde 60'ının değerlendirilmesi, yeni yapılacak olan binalarında kontrollerinin mutlaka yapılması gerekir." uyarısında bulundu.

99 depreminde zarar gören binalarda dış sıvanın yapılarak oturulmaya devam edildiğini anımsatan Er, depremin unutulmaması gereken bir gerçek olduğunu vurguladı.

"ENVANTER ÇALIŞMASI BURSA'DA YAPILMADI AMA YAPILMALI"

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (IMO) Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Albayrak, İzmir'de yaşanan can kayıplarının nedenini şu sözlerle ifade etti:

"İzmir'de deprem 27 km uzaklıktaki Seferihisar'da değil, 70 km uzaklıktaki Bayraklı'da hasara yol açtı,  can kayıpları yaşandı. Sebebi alüvyon zemin üzerine imara açılmış olan Bayraklı'nın zemin yapısı. Oradaki zemin depremin etkisini büyütmüş ve büyüterek binaların yıkılmasına etki etmiş. Bu öngörülebilecek bir durum. Bugünkü teknolojiye göre yapılmış olsalardı bu binalar hasar görebilirdi ama çökmezdi."

İnşaat Mühendisleri Odası (IMO) Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Albayrak

2000 yılının deprem çalışmaları açısından bir milat kabul edilebileceğini söyleyen Albayrak, şöyle konuştu:

"2000'den sonra yapılan çalışmalar depreme hazırlık adı altında eksik tarafları olsa da olumlu çalışmalar. Devlet bu yıldan önce yapılan binalarda bir envanter çalışması yapsaydı bu binaların depremden önce boşaltılmaları gerektiğini söylenirdi. Bu nedenle eski binaları elden geçirmek gerekiyor. Envanter çalışmasını yapacak olan yetkili kurumlar belediyelerimizdir. Bu çalışma Bursa'da yapılmadı ama yapılmalı. Belediyelerimizin bu çalışmayı teknik olarak yapabilecek sayıda çalışanı yok. Bizim kaybedecek vaktimiz de yok. Bu çalışmayı yapabilecek olan kurumlar kesinlikle İnşaat Mühendisi Odaları'dır."

"DEPREME HAZIRLIK İÇİN MEVCUT YAPI STOKU DENETLENMELİ"

Vatandaşın inisiyatifine bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Albayrak, "Kentsel dönüşüm Yasası'nın yetersiz olduğu artık anlaşıldı. Bu yüzden meclisten yeni bir yasa çıkmak zorunda. AFAD'ın ortaya attığı Fay Yasası çıkarılarak depreme hazır hale gelinemez. Depreme hazırlığın tek ve temel noktası mevcut yapı stokunun elden geçirilmesidir. Bursa'da yapı stokunun yüzde 50'si mühendislik hizmeti almamış binalardır. Olası bir depremde bu bölgenin hasar görme ihtimali çok yüksek." dedi.

Albayrak, imar barışıyla ilgili "Can güvenliği söz konusu olduğunda bunun affı olamaz. Devlet, deprem güvenliklerini mal sahibinin sorumluluğuna bıraktı, başka bir şey yapmadı. Depreme dayanıklılıkla ilgili çalışma yapıldıktan sonra bu af çıkarılsaydı güzel bir çalışma olurdu.Kaçak binalarla ilgili sorun da çözülmüş olurdu. Yıldırım Bölgesi'nde imar planı yoktu. İmar ıslah planları sonradan yapıldı. Plan olmayan yere ruhsat alınamadı. Belediyeler vatandaşın hep gerisinden takip etti. Vatandaş da kendi işini kendi çözdü. İnanılmaz göç alan bir yer Bursa. Şehirleşme açısından baktığımızda bu yapılaşmaya yetişebilmek çok zor." ifadelerini kullandı.