
Bursa Barosu, tutukluların avukatlarıyla görüşmelerine sınırlama ve denetim getirilmesine yönelik yasal düzenleme hazırlığı iddialarına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, basına yansıyan bilgilere göre Adalet Bakanı tarafından bu konuda bir mevzuat çalışması yapılması talimatı verildiğinin öğrenildiği belirtilerek, söz konusu girişimin savunma hakkı ve adil yargılanma ilkesine aykırı olduğu vurgulandı.
Baro açıklamasında, adil yargılanmanın en temel unsurlarından birinin bağımsız savunma olduğuna dikkat çekilerek, avukatların görevlerini serbestçe ve hiçbir baskı altında kalmadan yerine getirmesinin hem ulusal hem de uluslararası hukukla güvence altına alındığı ifade edildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ve Avrupa Konseyi düzenlemelerine atıf yapılan metinde, devletin avukatların müvekkillerine hızlı ve etkili erişimini sağlamakla yükümlü olduğu kaydedildi.
Açıklamada ayrıca; özgürlüğünden yoksun bırakılmış kişilerle avukatların baş başa ve mahremiyet içinde görüşebilmesi, dosya ve delillere gecikme ve kısıtlama olmaksızın erişebilmesi, müvekkillerle yapılan görüşmelerin gizliliğinin korunması ve avukatların kamuoyunu bilgilendirme hakkının teminat altına alınması gerektiği belirtildi.
Devletin yükümlülüğünün bu hakları sınırlamak değil, etkin biçimde temin etmek olduğu ifade edilen açıklamada, kanunla öngörülmeyen ve demokratik toplum düzeninde zorunlu olmayan hiçbir kısıtlamanın kabul edilemeyeceği vurgulandı.
Bursa Barosu, savunma hakkının geriletilmesine yönelik herhangi bir mevzuat çalışmasını kabul etmeyeceklerini belirterek, “Avukatın sesi kesilirse vatandaşın nefesi kesilir” ifadesine yer verdi. Açıklamada, hukukun üstünlüğü ve insan onuru mücadelesinden geri adım atılmayacağı belirtilerek, “Hak kuvvetten üstündür” denildi.