
Bursa Barosu, Cumhuriyet tarihinin 1950'li yıllarına atıfta bulunarak, o dönemde basın özgürlüğünün ciddi şekilde kısıtlandığını ve günümüzde de benzer bir durumun yaşandığını belirtti. Açıklamada, sosyal medya platformu Instagram'ın 8 gün süreyle kapatılmasının ardından, basın muhabirlerinin kamuoyu ile ilgili konularda yaptığı röportajlar nedeniyle tutuklanmasının, anayasal özgürlüklerin askıya alınması anlamına geldiği ifade edildi.
Baro, yargı organlarına Anayasa'nın 14. maddesinin 2. fıkrasını hatırlatarak, Anayasa'da tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesine veya genişletilmesine yönelik yorumların kabul edilemez olduğunu vurguladı. Yargılamaların, Anayasa'nın belirlediği sınırlar içinde kalması gerektiği ve Dilara K.'nın serbest bırakılarak tutuksuz yargılanmasının hukukun gereği olduğu ifade edildi.
Bursa Barosu, son olarak tüm devlet organlarını hukuka uygun davranmaya ve hukuk devletinin temel taşları olan ifade ve basın özgürlüğünü korumaya davet etti.