Bozbey'in yargılanmasına başlandı: "30 olay" kapsamındaki tüm suçlamaları reddetti

İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden uzaklaştırılan tutuklu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanığın, Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "imar kirliliğine neden olmak" suçlamalarıyla yargılanmasına başlandı. Bozbey, savunmasında iddianamede yer alan "30 olay" kapsamındaki tüm suçlamaları reddederek, dosyadaki iddiaların varsayımlara ve husumete dayalı olduğunu savundu.

Haber Giriş Tarihi: 20.07.2026 22:02
Haber Güncellenme Tarihi: 20.07.2026 22:10
https://www.bursaport.com

İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden uzaklaştırılan tutuklu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 kişi hakkında, Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "imar kirliliğine neden olmak" suçlarından açılan davanın görülmesine başlandı.

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Bozbey'in de aralarında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanık yargılanıyor. Yoğun katılım nedeniyle duruşma, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Konferans Salonu'nda yapıldı.

Savunmasında iddianamede "30 olay" başlığı altında sıralanan suçlamalara tek tek yanıt veren Mustafa Bozbey, tüm iddiaları reddetti. Dosyadaki değerlendirmelerin "varsayımlara, yanlış yorumlara ve gerçeği yansıtmayan beyanlara" dayandığını öne süren Bozbey, yargılama sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını söyledi.

"30 olay kapsamındaki suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum"

Bozbey, "30 olay kapsamındaki suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum." diyerek dosyadaki birçok iddianın varsayımlara ve çelişkili beyanlara dayandırıldığını savundu.

Emin Adanur ile ilgili iddialara ilişkin ise Adanur'u uzun yıllardır tanıdığını ancak belediye başkanı sıfatıyla değil, aile büyüğü olarak kardeşiyle görüşmesini söylediğini belirtti.

Altınşehir'deki projeye ilişkin kat karşılığı inşaat sözleşmesinin kardeşi ile Adanur'un şirketi arasında yapıldığını ifade eden Bozbey, sözleşmede satış koşullarının açıkça düzenlendiğini, inşaatın planlandığı şekilde ilerlemediğini, eksik imalatlar ve teslim süresi nedeniyle taraflar arasında anlaşmazlık çıktığını söyledi.

Adanur'un kendisini telefonla arayarak kardeşine ilave daire satışı konusunda yardımcı olmasını istediğini belirten Bozbey, yalnızca bu talebi kardeşine ilettiğini, bunun dışında hiçbir müdahalesinin olmadığını savundu.

Kardeşinin sözleşmeye aykırı şekilde fazla satış yapıldığı gerekçesiyle itiraz ettiğini ve bu süreçte ailelerinin maddi zarara uğradığını belirten Bozbey, Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra Adanur'un belediyeden ihalesiz iş talep ettiğini, ancak tüm ihalelerin açık ve şeffaf yapıldığını belirterek bu talebi reddettiğini anlattı.

Bozbey, Adanur'un ikinci kez aynı talebi yinelediğini, kendisinin "İhalesiz iş vermem mümkün değil." cevabını verdiğini, bunun üzerine Adanur'un "Tamam, bundan sonra sen göreceksin." diyerek kendisini tehdit ettiğini ve makamdan ayrıldığını öne sürdü.

Bu görüşmenin tanıkları bulunduğunu ifade eden Bozbey, o tarihten sonra Adanur ile bir daha görüşmediğini, daha sonra sosyal medya üzerinden hakkında gerçek dışı paylaşımlar yapıldığını, bu paylaşımlar nedeniyle suç duyurusunda bulunduklarını ve mahkûmiyet kararları verildiğini söyledi.

Dosyadaki beyanların da bu husumetin devamı niteliğinde olduğunu savunan Bozbey, Adanur'un tüm iddialarını iftira olarak nitelendirdi.

İddia konusu yapılan daireyle ilgili hiçbir bilgisi olmadığını belirten Bozbey, 4 Ağustos 2025 tarihli inceleme raporunda da emsal artışı bulunmadığının yer aldığını ifade etti. Dairenin satın alınmasına ilişkin açıklamayı Serez AŞ sahibi Muhkim Demirtaş'ın yapacağını söyleyen Bozbey, ruhsatın 4 Temmuz 2017'de, taşınmazın ise 6 Aralık 2017'de satın alındığını hatırlatarak yaklaşık altı ay sonra gerçekleşen ticari işlemin rüşvet olarak gösterilemeyeceğini savundu.

HTS kayıtları üzerinden suç oluşturulmaya çalışıldığını ileri süren Bozbey, telefon görüşmesi yapmanın tek başına suç delili olamayacağını belirtti.

19'uncu olaya ilişkin savunma

İddianamede yer alan 19'uncu olay kapsamında adı geçen Hüseyin Arslan'ı tanımadığını söyleyen Bozbey, Arslan'ın yalnızca bir kez telefonla kendisini aradığını ve bir iş merkezi ile bazı dükkânlara ilişkin konuştuğunu aktardı.

Görüşmede Mehmet Ziya Arslan'ın yeğeni olduğunu söylediğini belirten Bozbey, kendisinin ise söz konusu taşınmazlarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını ifade ettiğini söyledi.

Telefon görüşmesinde Arslan'ın üslubunun sertleştiğini ve tehdit içeren ifadeler kullandığını öne süren Bozbey, bunun üzerine suç duyurusunda bulunacağını söyleyerek görüşmeyi sonlandırdığını anlattı.

Daha sonra çevresinden Arslan'ın ailesi içinde sorunlar yaşadığı ve çeşitli adli olaylara karıştığını duyduğunu belirten Bozbey, Arslan'ın dosyadaki beyanlarının kişisel husumetten kaynaklandığını, daha önce hakkında hukuki süreç başlattığını ve mahkûmiyet kararı verildiğini söyledi.

Bu nedenle Arslan'ın ifadelerinin güvenilir olmadığını savunan Bozbey, 19'uncu olay kapsamında da rüşvet suçunu oluşturacak hiçbir somut olgunun bulunmadığını, ruhsat ve taşınmaz alım tarihlerinin resmi kayıtlarla sabit olduğunu belirterek bu suçlamaları da reddetti.

Savunmasının sonunda iddianamede yer alan değerlendirmelerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu öne süren Bozbey, dosyada adı geçen kişilerin ifadelerinin husumet ve kişisel menfaat amacıyla verildiğini savundu. Tüm suçlamaları reddeden Bozbey, yargılama sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını ifade etti.