
Emekliler Bursa'da geniş kapsamlı yürüyüş ve miting düzenledi. Yürüyüşe emekli sendikalarının yanı sıra CHP Bursa İl Başkanlığı, CHP Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk ve Orhan Sarıbal, Sol Parti ve parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
13.00'da eski Atatürk Stadyumu'nun önünde başlayan yürüyüş Kent Meydanı’nda son buldu. Emekliler yürüyüş esnasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek 'Oturduğun yerden çay simit hesabı yapsana' diyerek slogan attı.
Tüm Emeklilerin Sendikası adına basın açıklamasını Gülçin Ayyılmaz okudu.
"Bugün 7 kentimizde biz emekliler, emekçiler ve siz dayanışmacı dostlarımızla, yaşamımızı sefalet zulmüne çeviren iktidara seslenmek için omuz omuzayız.
Unutmasınlar diye, 8. mitingimizi bir hafta sonra Dikili de yapacağız.
Ülkemizin içinde bulunduğu durum hiç iç açıcı değildir. Hakkari’den İstanbul’a birçok yerel yönetici ve çalışan görevden alınmış, tutuklanmış, halkın seçim iradesi gasp edilmiştir. Demokrasi adeta askıya alınmış olup, anayasa tanınmamaktadır.
Bunun son örneği; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklanarak, iki seçmenden birinin kullandığı oyunun yok sayılmasıdır.
Yargı siyasallaşmıştır. İmzacısı olduğumuz birçok uluslararası sözleşmelere uygun düzenlemeler yapılmayarak, hukuk devleti normlarından uzaklaşılmıştır.
Sendikacılardan gazetecilere, hatta seçilmiş milletvekiline kadar birçok siyasetçi tutukludur. Böyle bir yönetim sürdürülebilir değildir.
İktidar tez elden bu kara rejimden vaz geçmelidir. İnsanca yaşam için demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin inşa edilmesi zorunludur.
Bu ülkenin deneyimli kitlesi olarak, ülkemizin 21.yy’da geleceğinin yöneliminin demokrasiden yana olması gerektiğini bir kez daha önemle hatırlatıyoruz.
Demokratik işleyişin olmadığı yerde ne huzur olur ne de refah toplumu yaratılabilir. Dünya bunun örnekleri ile doludur. En zengin ülke olan ABD’de Trump gibi bir Hitler heveslisinin ve Mussolini bozuntusu Netanyahu’nun sadece kendi halkının değil, dünyanın başına ne belalar açtığı ortadadır. Bu nedenle; iktidarı bir kez daha uyarmak istiyoruz. Emperyalistlerin Ortadoğu politikalarının yanında durmayın.
Tüm bu yanlış iç ve dış politikalar ile yanlış ekonomik politikalar, siyasi ve ekonomik yıkıma neden olmuştur. Bu yıkımın faturasını halka ödetmekte imtina etmeyen bir yönetimle karşı karşıyayız. Bu yıkımın ağır faturası en çok da emeklileri ve asgari ücretle çalışanlar başta olmak üzere, emekçileri vurmaktadır.
Bugün emeklilerin ortalama aylığı 23.500 lira civarındadır. Hak sahibi yetimin, dulun ve engellinin aylığını ise söylemeye dilimiz varmıyor, 5-6 bin liradan başlıyor.
Bunların sayısı 4,5 milyon civarındadır. 5 milyon emeklinin emekli aylığı hazine yardımıyla birlikte 20.000 liradır. Araştırmalarımıza göre yaklaşık 4 milyon civarında emekli 20.000 lira çeperinde aylık almaktadır. Üniversite mezunları dahil, bütün emeklileri dip seviyelerde eşitlemek isteyen iktidarın tutumu, vahşi kapitalizmin tezahüründen başka bir anlam taşımıyor. Kabul edilemez. İleri yaşlarına rağmen 2 milyondan fazla emeklinin kayıtlı, bir o kadarının kayıt dışı çalıştığı bir emeklilik gerçeği tam bir sefalet düzeninin sonucudur. Böyle bir emeklilik yaşamı kabul edilebilir değildir.
Geçtiğimiz ocak ayında emekli aylıklarında yapılan artış TÜİK verilerine göre belirlenmişti. Oysa TÜİK verilerinin yalan olduğu herkesçe bilinmektedir. Zaten 5510 sayılı yasa değişmedikçe ne yüzdelik artışların ne de hazine yardımıyla yapılan artışların derde deva olmayacağı açıktır. Bütün demokratik tepkilerimize ve ısrarımıza rağmen, iktidarın Ocak ayında en düşük emekli aylığına yaptığı 1.000 liralık zammı müjde diye açıkladılar. Bayram ikramiyelerine ise kuruş zam yapmadılar.
Oysa yılın ilk ayından sonra yaşanan hayat pahalılığını gören Merkez Bankası, yıllık enflasyon tahminini 2 puan yükseltmişti. Bu öngörünün de tutmayacağı yılın ilk iki ayında ortaya çıkınca, mart ayı enflasyonu komik bir şekilde daha düşük %1,94 gösterildi. Bu durumda bile ilk üç aylık enflasyon yüzde 10’na yaklaştı. Kaldı ki bu hesapta üst üste gelen akaryakıt fiyatlarındaki artış, elektriğe ve doğalgaza yapılan yüzde 25 artış ile ekmeğe yapılan yüzde 33 artış yoktur.
Elektrik ve doğalgaz kullanımında hiçbir hukuki dayanağı olmayan kademelendirme ile birçok konutun elektrik ve doğalgaz faturaları yüzde yüzü aşan oranda zamlı gelecektir. Emekliler artık kışın soğuktan donmazlarsa yorgan-battaniye, ne bulurlarsa sarılıp oturmaya çalışacaklar. Yazın da özellikle sıcak bölgelerde sıcaktan korunamayacaklardır. Çoğu kronik hastalığı olan emeklilerin aylıklarında ciddi iyileştirmeler olmazsa, önceki SGK başkanının; “emekliler çok yaşıyor, onun için SGK zarar ediyor diye ettiği sitem karşılık bulacak, emekliler ne doğal gaz ne de elektrik kullanamayacaklardır. Birer birer öleceklerdir.”
Emeklilerin ölümü bile iktidarın enflasyon hedeflerine çare olmayacaktır. Çok açıktır ki, Merkez Bankası’nın yıllık enflasyon tahmini, yılın ilk yarısında TÜİK enflasyon verilerine göre bile aşılacaktır. Emeklilerin ve emekçilerin kayıpları daha da dayanılmaz boyutlara varmaktadır. Savaş bahanesine kimse sığınmasın.
İktidarın Ortadoğu’da savaşı öngörmüş olmadığını düşünmüyoruz. Bu durumda önlem almamış olmasının faturasını kabul etmiyoruz. Savaşın olduğu ülkelerde bile hayat pahalılığı ülkemizde ki kadar yoktur.
Bu aylıklarla yaşanmaz. İktidar önlem almalıdır. Acilen her emekli aylığına ilave olarak 20.000 lira seyyanen zam olur veya hazine yardımı olur, önleyici tedbirler almalıdır. En kısa zamanda, yani temmuz ayında emeklilerin ve emeği ile geçinenlerin sorunlarına gerçekçi çözümler üretilmelidir.
Ayrıca emeklilerin sendika hakkı tanınmalı, önünde ki engeller kaldırılmalıdır. İşçi ve BAĞ-KUR’lu emeklilerin aylıkları, canı istediğinde kanun değişiklikleri yaparak, sadece iktidarın tek taraflı tasarrufu ile, memur emeklilerinin aylıkları ise memur sendikaları ile yapılan toplu görüşmeler belirleniyor. Ancak emekliler bu masada temsil edilmiyor. Artık emeklilerin talepleri görmezden gelinemez. Anayasanın 90.maddesinde belirtilen uluslararası sözleşmelerden doğan sendika hakkının iç hukukta düzenlenmesi kaçınılmazdır.
Önümüzde bayram var. Kanun gereği verilecek olan bayram ikramiyeleri değersiz hale gelmiştir. Bayram ikramiyelerinin asgari ücret düzeyine çıkarılması talebimizdir.
En düşük emekli aylığı, en düşük memur aylığına eşitlenerek, kademelendirilmelidir.
İntibak yasası çıkarılmalı, EYT’lilerin hak kaybı giderilmelidir. Bir kısım memur ve emeklilerine uygulanan 3600 ek gösterge bütün emekliler için uygulanmalıdır.
Sağlık hizmetleri kolay erişilebilir olmalı, sağlık giderlerine katılım payı ve ilaç katkı payı kaldırılmalıdır.
Bütün bu hak kayıplarının giderilmesinin çözümü için, 5510 sayılı kanunun kaldırılıp, sosyal tarafların ve ilgili bilim insanlarının uzlaşısıyla yeni bir emekli yasası çıkarılmalıdır.
Bizim ve tüm emekçilerin insanca bir yaşama kavuşmasının yolunun mevcut iktidarla olmayacağı çok açıktır. 24. yılına girmiş bir iktidarın ülkeyi getirdiği nokta; var olan demokratik hakların giderek yok edildiği, seçimlerin anlamsızlaştığı ve yoksulluğun çekilmez boyuta geldiği bir rejim krizidir. Bu krizden çıkış ancak ve ancak bu çağ dışı rejimin değişmesi ile mümkün olacağı açıktır.
Mevcut gerçeklikten yola çıkarak, bütün emeklilere çağrımızdır. Bütün emekliler birleşmeye açık olmalıdır. Ya tek bir çatı altında ya da güç birliğini sağlayacak bir formül etrafında buluşulmasını öneriyoruz.
Bu da yetmez. Tüm emekçiler, demokratlar, devrimciler, kadın örgütleri, gençler, çevre ve iklim adaleti isteyenler, özetle bu rejimin tüm mağdurları ayrıştığımız değil, ortaklaştığımız paydaları öne çıkarıp, barışçıl, birleşik, demokratik ve de meşru bir muhalefeti örme zamanıdır. Bu konu ciddi ciddi ele alınmalıdır. Yarın çok geç dememek için herkesi sorumluluk almaya çağırıyoruz.
Emekliler için insan onuruna yaraşır, çalışanlar için güvenceli ve emeğinin karşılığının tam alındığı çalışma ortamı, çocuklarımız ve torunlarımız için çağdaş, laik ve bilimsel eğitim, velhasıl tam bağımsız ve demokratik Türkiye’yi yeniden inşa edinceye kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Coşkulu ve kararlı katılımınızdan dolayı hepinizi dostluk ve dayanışma ile selamlıyoruz.
Yaşasın Tüm Emeklilerin Sendikası
Yaşasın Onurlu ve Örgütlü Mücadelemiz.
Birleşe Birleşe Kazanacağız."