
Pelin AKDEMİR / BURSAPORT
Özel Öğretim Kurumlarında çalışan öğretmenler, sosyal, ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesi, meslek saygınlığının kazanılması amacıyla Özel Sektör Öğretmenleri Birlikteliği Derneği'ni (ÖSÖB-Der) kurdu.
ÖSÖB-Der Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Kılınç, özel sektör öğretmenlerinin özlük hakları konusunda 4857 sayılı iş kanunu ve 5510 sayılı sosyal sigortalar kanununa tabi olduğunu ve özlük haklarına yönelik bir madde bulundurmadığını belirtti. Kılınç, asıl taleplerinin ve beklentilerinin öğretmenin saygınlığını ortaya koyacak, ücretli, özel sektörde çalışan, kadrolu öğretmen ayrımı yapılmadan, tüm öğretmenlerin sosyal ve özlük haklarının eşit sayıldığı bir meslek kanunun acilen çıkarılması olduğunu vurguladı.
"Hiçbir siyasi görüş ile bir bağ söz konusu değildir. Derneğimizde sadece öğretmen kimliğimizle bulunmaktayız." diyen Kılınç, pandemi süreci öncesinde de özel sektör öğretmenlerinin kronikleşen sorunları olduğunu söyledi. Kılınç, öğretmenlerin yaşadığı sorunları şöyle aktardı:
"Pandemiyle beraber yaşatılan mağduriyetler o kronik süreci bile aratır hale geldi. Bazı öğretmenlerimizin sigortaları yatmıyor. Birçok öğretmenimiz tam zamanlı çalışmasına rağmen KÇÖ (Kısa çalışma ödeneği) ya da nakdi ücret desteği (1117 TL) gibi bir ücret ile geçimlerini sağlamak zorunda kalıyor. Beden Eğitimi, Görsel Sanatlar, Müzik, Yaratıcı Drama, Bilgisayar gibi branş dersleri ne yazık ki uzaktan eğitim sürecinde değersiz alanlar gibi görülüp programlara dahil edilmedi. Bu branşlarda çalışan çoğu arkadaşın ya sözleşmeleri yenilenmedi ya da zorunlu ücretsiz izine çıkartıldı."
ÖSÖB-Der Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Kılınç
"YASAK OLMASINA RAĞMEN ÖĞRETMENLER YÜZ YÜZE EĞİTİME ZORLANDI"
Yasak olmasına rağmen bazı kurumlarda öğretmenlerin yüz yüze eğitime zorlandığını ifade eden Kılınç, "Rehabilitasyon merkezlerinde çalışan öğretmen arkadaşlarımız hala yüz yüze eğitime devam etmektedirler. Bir çok öğretmenimiz asgari ücret civarında maaşlar ile çalıştırılıp, uzun süreli mesailer ile insan üstü bir efor gerektiren çalışma saatlerine zorlanmaktadır. Süreli sözleşmeler, öğretmenlerimizin kıdem ve ihbar tazminatı ve iş güvencesi gibi temel haklarını riske atmaktadır. Bu durum; çalışan öğretmenlerimizin iş yerlerinde baskıya maruz kalmasına , sözleşme dışında ücretsiz ek mesailere zorlanmasına ve öğretmenlik dışında farklı görevler yapmak zorunda bırakılmasına sebep olmaktadır." diye konuştu.
"MASADA OLMAK İSTİYORUZ"
ÖSÖB-Der'in Bursa temsilcisi Matematik Öğretmeni Emine Türk, derneğin kurulmasının amacını "Özel sektör sahipleri direk devletle görüşüyor, masaya oturuyor ama o masada öğretmenleri temsil eden bir kurumun da olması gerekir. Amacımız, öğretmenleri temsil etme noktasında o masada olmak. Öğretmen Kanunu çıkartılırken yasadaki maddelerin öğretmenlere uygun olacak şekilde düzenlenmesini sağlamak. Öğretmenlerin haklarını savunması için sesimizi duyurmak istiyoruz. En acil şekilde sözleşmeleri senelik değil, süresiz olarak dönüştürmek lazım. Öğretmen derse girdiğinde 'benim geçimim nasıl olacak' diye bir derdi olmamalı." ifadeleriyle anlattı.
ÖSÖB-Der'in Bursa temsilcisi Matematik Öğretmeni Emine Türk
"BİZ HAKLARIMIZI DEVLETTEN İSTİYORUZ"
Her ilde öğretmenlerin özlük haklarıyla ilgili sorularını cevaplandıracak, öğretmenleri bilgilendirecek, yönlendirecek bir il temsilcisinin ve avukatların olduğunu belirten Türk, "Öğretmenler özlük haklarını bilmeli ve korumalı. ÖSÖB-Der'e üye olan öğretmenlerimizden kuruma sadece derneğe üye olduğunu söyleyip haklarını alanlar da oldu. Çünkü biz haklarımızı biliyoruz. Biz haklarımızı kurum sahibinden istemiyoruz, devletten istiyoruz." diye konuştu.
"ÖĞRETMENLERİN SEKİZ AYDIR SİGORTA KAYBI VAR"
Pandemi sürecinde öğretmenlerin yaşadığı zorlukları aktaran Türk, "Pandemi döneminde kurum sahipleri hem öğretmenlerin sigortasını ödemedi hem öğretmenin maaşının bir kısmını devlet karşıladı. Kurum sahibi bu süreçte her öğretmenden neredeyse 2 bin TL kara geçti. Kurum sahipleri karından zarar ettiler. Öğretmenlerin sekiz aydır sigorta kaybı var, emeklilik günlerinden çalınıyor. Kurum değiştiren öğretmenlerin de resmi girişleri yapılmıyor." dedi.
"ÇAY, KAHVE DERKEN DENETİM BAHANE OLUYOR"
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un özel kurumlarda denetim yapıldığını söylemesine rağmen uygulamada gerçek bir denetimin olmadığını kaydeden Türk, "Eskiden Bakanlıktan gelen müfettişler araştırıyorlardı. Şimdi özel okulların denetlenmesini Milli Eğitimdeki müdürler yapıyor. Çay, kahve derken denetim bahane oluyor. Bazı kurumlarda matematik, Türkçe öğretmenleri resmi görünüyor ama diğer branş öğretmenleri resmiyette görünmüyor ama derse giriyorlar. Kursta çalışan öğretmenlerin otobüs indirim kartları yok. Bunlarla ilgili çalışmalarımız var." ifadelerini kullandı.
ÖSÖB-Der üyesi öğretmenlerin Hatay'da gerçekleştirdiği toplantı