Bursa’da öğretmene evinde saldırıya Eğitim-İş’ten sert tepki

Orhangazi’de bir öğretmenin evine giderek saldıran veli, hem öğretmeni darp etti hem de araya giren emekli öğretmenin köprücük kemiğinin kırılmasına neden oldu. Eğitim-İş Bursa Şubesi, olayın ardından Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.

Haber Giriş Tarihi: 05.05.2026 14:41
Haber Güncellenme Tarihi: 05.05.2026 14:41
https://www.bursaport.com

Bursa’nın Orhangazi ilçesinde yaşanan öğretmene yönelik şiddet olayı, eğitim camiasında büyük tepkiye yol açtı. Geçtiğimiz pazar günü evinde bir velinin saldırısına uğrayan öğretmen Mustafa Kılıç darp edilirken, kavgayı ayırmaya çalışan emekli öğretmen ağabeyi Kadir Kılıç’ın köprücük kemiği kırıldı.

Olayın ardından Eğitim-İş Bursa Şubesi, Orhangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklama, Şube Sekreteri Engin Yurdakul tarafından yapıldı.

Yurdakul, öğretmenlere yönelik şiddetin artık münferit olay olmaktan çıktığını belirterek, yaşananların sistemsel bir sorunun sonucu olduğunu vurguladı. Maraş ve Urfa’daki okul saldırılarını hatırlatan Yurdakul, Bursa’da bir öğretmenin evine kadar uzanan saldırının, şiddetin geldiği noktayı gözler önüne serdiğini ifade etti.

Eğitim-İş Bursa Şubesi, açıklamasında öğretmenlere yönelik şiddetin arkasında eğitim politikaları ve yönetim anlayışının bulunduğunu savundu. Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırıldığını, cezasızlık kültürünün saldırganları cesaretlendirdiğini ve mevcut yönetmeliklerin öğretmeni hedef haline getirdiğini dile getirdi.

Açıklamada ayrıca okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çekilerek, yeterli ve nitelikli güvenlik personeli eksikliğinin ciddi bir sorun olduğu vurgulandı. Eğitim sisteminde şiddeti önleyici, bilimsel ve barışçıl bir müfredatın eksikliğine de işaret edildi.

Yurdakul, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Gerçek, gün gibi ortadadır arkadaşlar! Eğitimdeki bu yangının müsebbipleri şunlardır:

​1. Değersizleştirme Politikası: Hükümet ve MEB'in söylemleriyle öğretmenlik mesleği toplum nezdinde itibarsızlaştırılmış, öğretmen "herkesin hesap sorabileceği, müdahale edebileceği bir figür" haline getirilmiştir.

​2. Cezasızlık Kültürü ve Adalet Garabeti: Görüyoruz ki bu ülkede artık iktidarı eleştirmenin, muhalif olmanın dışında hiçbir şey suç sayılmıyor! Suç dosyası kabarık bir zorba, bir öğretmenin evini, en mutlu gününde basıp kemiklerini kırıyor ve hastane raporlarına rağmen elini kolunu sallayarak adliyeden çıkabiliyor! Adaletin terazisi sadece muhalifleri, hakkını arayanları tartmak için mi çalışıyor? Bu cezasızlık kültürü, saldırganları cesaretlendirmekte, sırtlarını sıvazlamaktadır!

​3. Öğretmeni Hedef Gösteren Katil Yönetmelikler: Sınıf değiştirme gibi tamamen pedagojik ve idari bir işlemin, yönetmeliklerle sadece ve sadece "velinin yazılı talebine" bağlanması, açıkça öğretmeni hedef tahtasına oturtmaktır! Öğretmeni, kaprisli ve saldırgan velilerin insafına terk eden; veliyi müşteri, öğretmeni köle gören bu tüccar zihniyet şiddete davetiye çıkarmaktadır. Bu ucube yönetmelik maddesi acilen ve derhal değiştirilmelidir!

​4. Güvenlik Zafiyeti: Okullarımızda kadrolu ve alanında uzman güvenlik görevlisi istihdam etmek yerine, bu hayati mesele okul aile birliklerinin kıt imkanlarına veya "saldım çayıra" mantığına bırakılmıştır. Güvenlik zafiyeti artık okulları da aşmış, evlerimizin içine kadar girmiştir.

​5. Müfredat Eksikliği: Toplumsal şiddeti eğitimle geriletecek, barışçıl ve bilimsel bir müfredat yerine ideolojik dayatmalarla vakit kaybedilmektedir.

​Buradan Milli Eğitim Bakanlığı'na sesleniyoruz: Disiplin kararlarını siyasi veya bürokratik kaygılarla iptal ederek okulları barut fıçısına çevirmekten vazgeçin! Okullardaki güvenlik açığını görmezden gelmeyi bırakın!"

Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunan Yurdakul, disiplin süreçlerinde siyasi ve bürokratik etkilerden vazgeçilmesi ve okullardaki güvenlik açıklarının giderilmesi gerektiğini söyledi.

Eğitim-İş Bursa Şubesi, saldırıya uğrayan Mustafa Kılıç ve yaralanan Kadir Kılıç’ın yanında olduklarını belirterek, olayın hukuki sürecini yakından takip edeceklerini açıkladı. Açıklamada, “Okullar savaş alanı değildir. Eğitimcilerin hem okulda hem evinde can güvenliği sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi.