İdealizm, kararlılık, birlik ...

Zuhal KİŞİN KÖSEOĞLU 31 Mayıs 2019 Cuma, 01:42

Bu yazının ana temasını, konunun farklı birkaç içeriğinden biri oluşturabilirdi.

Örneğin,

eğitim öğretimde "öğretmen"in değeri,

eğitim öğretimin bir toplumdaki önemi,

başarıya odaklanmış kararlılığın imkansızı tanımaması,

birlikten kuvvet doğar felsefesi,

wushu sporuna gönül veren bir öğrencinin yokluklara rağmen Avrupa üçüncülüğüne ulaşan başarısı vs.

Ancak bu yazıda, her biri, ötekinin önüne geçemeyecek kadar önemli ve değerli, çünkü bu yazının ana temasını bunların hepsi birden oluşturuyor.

Öncelikle, kimimize tanıdık gelmeyen bir spordan söz ediyor olma ihtimalini dikkate alarak, wushu sporunun içeriği hakkında kısacık bir bilgi ile konuya başlamalıyım:

Wushu, beden ve ruhun uyumunu sağlayan Uzakdoğu felsefesinin temel alındığı, saldırı ile savunmanın, akrobatik kareografik hareketlerle donandığı bir spor dalı.

Her zaman, müziğin "evrensel bir dil" olduğunu dile getiririz de nedense, bedenin de bir dili olduğunu unutarak spor için aynı vurguyu yapmayı akıl etmeyiz.

Şimdi hep birlikte wushu sporunun Uzakdoğu'dan esintisiyle, hikâyemizin mekânı Bitlis'e gidiyoruz.

Rusya'da düzenlenen Avrupa Wushu Şampiyonası'nda Türkiye'den Şevket Gül birinci Zeynel Abidin Tuncel üçüncü oldu

Yıl 2018. Stajyer Öğretmen Nuri Turgut, Beden Eğitimi Öğretmeni Metehan Akyol'un stajyeri olarak Said Nursi İmam Hatip Okulu'nda göreve başlar. Turgut, Akyol'a, wushu antrenörü olduğunu ve bu okulda bu spor alanında gençleri eğitmeleri konusunda imkân olup olmadığını danışır.

Kendisi de genç bir öğretmen olan Akyol, henüz 2016 yılında bu okula atanmıştır. Gençlere katkısı olacak bu spor için gereken hiçbir çabadan kaçınmayacağını Nuri Öğretmen'e  vaad eder. Zira Akyol'un henüz iki yıldır öğretmeni olduğu bu okulda ilk yaptığı iş de bu okula spor salonu kazandırmak olmuştur.

Bir yıl önce kolları sıvadığı bu iş için tek uygun yer, okulun sığınağıdır. Bu süreçte okulun aşçısından kalorifer tesisatçısına kadar, herkes canla başla işe koyulur. Aynı eller maladan, boya fırçasına kadar uzanır. Kaygı ve korkuyu çağrıştıran sığınak, pırıl pırıl bir spor salonuna dönüştürülür.

Peşi sıra, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Emin Korkmaz'ın talimatıyla spor salonuna getirilen minderler, beden eğitimi öğretmenleri ve spora meraklı öğrenciler arasında sevinç dalgası oluşturur.

Siz de benim gibi bu küçücük katkının yarattığı sevinci hayretle karşılıyor olmalısınız! Olanaklar kısıtlı, kaynaklar yetersiz olunca nasıl sevinmez ki insan? Ama devletin uzanamadığı yerde Barış Çiçeksoyu gibi isimler, gücü oranında destekten kaçınmaz, spor malzemeleri sattığı dükkânının kapılarını ardına kadar açar bu gençler için.

İki idealist genç öğretmenin buluşması okulun spor alanındaki çalışmalarına hız katar. Bu zor coğrafyanın çetin ceviz çocuklarına da olan inançlarıyla, wushu sporu için de ikna edilmesi gereken kişilerin kapısını bir bir çalmaya başlarlar.

Bitlis'te zor koşullarda kendini yetiştiren Zeynel Abidin Tuncel emeklerinin karşılığını aldı

Zorlu olsa da emekler sonuç verir.

Genç öğretmenlerimiz bu sporun öğrencilerde bir sakatlığa yol açması endişesini taşımakla birlikte, gelinen noktada katıldıkları her yarışmadan başarıyla ayrılınca, iş Türkiye şampiyonasına kadar uzanır.

İyi de Şubat ayında Antalya'da yapılacak bu şampiyona için maddi destek nasıl sağlanacaktır. Bitlis Valisi Oktay Çağatay, Tatvan Kaymakamı Mehmet Ali Özkan, Bitlis Kavakbaşı Belediye Başkanı Veysi Oğuz eşiği aşılan devlet kapılarıdır.

Okul Müdür Yardımcısı Raşit Yazı'nın da desteği ile ulaşılan Avukat Kadir Köstekçi, soyadının aksine, bu işin en büyük destekçisi olmuştur. Okul Müdürü Metin Balkaya da okulunun ismini duyuracak bu başarıların ardındadır.

Antalya'dan bir birincilik, iki ikincilik, bir üçüncülükle döner gençler.

Ama en güzel haber, Rusya'da düzenlenecek olan Avrupa Wushu Şampiyonası'na Türkiye finallerinde derece yapan Zeynel Abidin Tuncel'in davet edilmesidir. Bu sevince, Federasyonun hesabına yatırılması gereken 12 bin liranın gölgesi düşer.

Antalya'ya gitmek bile onca sorun olmuşken, bu sponsor desteği nasıl sağlanacaktır?

İmdada yine Avukat Kadir, biz ona "Destekçi" diyelim, yetişir. Paranın yarısına yakınını temin eder. Ama başvuru süresi dolmuştur. Öğretmen Metehan Akyol, bırakmaz işin peşini. Üç günlük ek süre talebi kabul görür.

Zeynel Abidin Tuncel ve diğer sporcular okulda wushu dersinde

Karayollarında çalışan altı çocuk babası Mensur Tuncel'in, oğlu Zeynel Abidin'i bu yolculuğa çıkaracak maddi imkanı olmasa da paranın dörtte birini borç harç edinir.

Öğretmenler de dörtte birini denkler.

Ve bu ayın 2'sinde sonlanan Avrupa Şampiyonası'ndan Zeynel Abidin Tuncel, üçüncülük madalyası ile döner.

Bu hikâye elbette burada bitmeyecek.

Metehan ve Nuri Öğretmen gibileri, nice Zeynel Abidin'ler yetiştirmek için asla idealizmlerinden taviz vermeyecekler.

Avukat (Köstekçi) Destekçi, Spor Malzemecisi Çiçeksoy'u gibi insanlar da devletin uzanamadığı yerde genç filizlerin köklenmesi için emeklerini esirgemeyecekler.

Bu ülkenin her karış toprağı böylesi özverilerin alın teri ile sulandıkça, kim neden endişe etsin ki?

Son söz olarak şunu da belirtmeliyim ki bu amaçla, ben de Bursa'dan Bitlisli bir iş adamının kapısını çaldım, ama ne yazık ki sonuç alamadım. Adı bende saklı!