Tarih herşeyi yazıyor

Zafer OPSAR 31 Mayıs 2019 Cuma, 01:15

AKP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, istifa ettirdikleri eski Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ı ziyaret ediyor ve "Seçimlerde de sağ olsun bize gösterdiği destekten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Onun bıraktığı yerden hizmetler devam edecek." diyor.

İnsan şaşırıyor, ne oluyor diye. Daha yakın zamanda istifa ettirdiğiniz kişiyi nasıl ziyaret ediyorsunuz ve Kadir Topbaş seçimlerde nasıl bir destek veriyor kendisini istifa ettirenlere?

İstanbul'da hizmetlerin onun bıraktığı yerden devam edeceğini söylüyorsunuz. Damadı FETÖ'den tutuklu olan Topbaş'ın bıraktığı yerden hangi hizmetleri devam ettireceksiniz mesela...

Onun bıraktığı yerden hizmetler devam edecekse neden görevden aldınız, devam etseydi ya kendisi...

Eşi Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok'u FETÖ'nün 15 Temmuz'daki iç savaş kalkışmasında kaybeden Nihal Olçok da bu görüşmeye isyan etmiş, Binali Yıldırım'ın Kadir Topbaş'la çekilen fotoğrafını paylaşarak şunları yazıyor;

" 'Seçimlerde de sağ olsun bize gösterdiği destekten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Onun bıraktığı yerden hizmetler devam edecek.' Yahu neler oluyor. Siz Kadir Topbaş'ı FETÖ'den dolayı görevden istifa ettirtmediniz mi? Kime kırdırıyorsunuz beyler? Aklımla mı, imanımla mı oynuyorsunuz?

Bu adam FETÖ'den gittiyse ve bıraktığı yerden devralınacaksa Abdullah nereye gitti? Siz bizimle daha doğrusu benimle alay mı ediyorsunuz. Bu kadar mı fikirsiz ve balık hafızalı olduğumu mu sanıyorsunuz? Akıl unutur peki kalp unutacak mı? Orası Allah'ın olduğu yer ve Allah unutmaz.

Sormak istiyorum bende o zaman, sıradaki????? Sırada ne var? Ben biliyorum da bilmeyenler için cevap bekliyor bu millet."

Gerçekten olan bitenlere şaşırmamak mümkün değil, millet merak ediyor, ülkenin yarıdan daha fazlası şaşkınlıkla izliyor bunları...

Bir de İstanbul'da seçimi iptal ederken ne diyorlardı, "bazı sandık başkanlarının yakınları FETÖ'den ihraç edilen kişiler"...

Nasıl bir siyaset çukurundayız, anlamak zor...

Aslında anlaşılmayacak bir şey yok, ortada oy çalma olmadığı halde, "çünkü çaldılar" diyen, bunu da pişkince, "ortada hukuksal bir hırsızlık yok, çaldılar demeye mecburdum" diyen bir politik karakter, oy uğruna her türlü yolu meşru gören 180 derece dönüşleri dert etmeyen bir zihniyet var...

Tarih, neyin ne olduğunu, neyin ne zaman, kimler tarafından çalındığını zaten yazacaktır...