Vasatın egemenliği kişileri konuşuyor

Tolgay ATAOKAY 17 Aralık 2019 Salı, 12:18

Uzun zamandır Bursaspor'un maçlarını canlı izlemiyorum, bu gidişatla izlemeye de niyetim yok!

Sokrates'in bir sözü var: Güçlü beyinler fikirleri, vasat beyinler olayları, zayıf beyinler insanları tartışır.

Vasattan zayıfa doğru geçiş yaptık, güçlüye ulaşan sayısı ise bir elin parmaklarını geçemiyor!

Yani ilk önce tahtanın açılmasını konuştuk (olay), şimdilerde ise Yalçın Koşukavak'ı (insan) konuşuyoruz...

Hani şu sezon başında omuzlarda taşınan Koşukavak...

O dönemde aynen şu cümleyi kurmuştum: Kesinlikle şu anda arkanızda ve yanınızda olanlara güvenmeyin, iki mağlubiyete bakar, bu taraftar Ertuğrul Sağlam'a bile küfür edip, ağlatarak gönderdi...

"Şu tahta bir açılsın var yaa #Yenidenzirveye" denildi, orada da dedim ki: Açıkçası bana kalsa gençlerle yola devam ederim, düşeceksek de düşeriz ancak sistem kurarız, daha güçlü, yıkılmayacak şekilde çıkarız. Çıkışı olmayan projelerle para kazanmak yerine, oyuncudan para kazanma derdine düşmeliyiz. Garip garip futbolcuların Bursaspor'a transfer olmaması için altyapının özde değil sözde işlemesi, bizim de şapkayı önümüze koyup nerede olduğumuzu, ne istediğimizi, ne yapabileceğimizi ortaya koymamız gerekiyor. Ancak bakıyorum da halen tahtadan, transferden bahsediyoruz...

"Ooo Mesut Mestan büyük başkan, ne transfer yaptı" dediler, ben dedim ki: Bursaspor oyuncuların maaşlarını hangi kaynakla ödeyecek, oyuncuların maaşını ödeyecek bütçeniz var mı, bütçe yoksa, bu konuyu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz?

"Transferler çok iyi, hem de tecrübeli" denildi, ben dedim ki: Orta sahaya ve savunmaya bu kadar adamı niye doldurdunuz, bu takım hücumda ne yapacak? Hani kadro mühendisliği?

Yalçın Koşukavak

Sonuca gelecek olursak, bu camia insanı ukala yapar!

Yazdıklarını tekrar tekrar yazdırır, 'bak ben demiştim' dedirtir hatta 'çok biliyorsun' demelerine sebep olur!

Konuyu dallanıp budaklandırmaya gerek yok, Bursaspor maçlarını izlemiyorum çünkü keyif vermiyor...

Yıllardır Bursaspor'u takip ediyorum ve artık kendimi daire içerisinde dönüp dolaşan ve hiçbir yere gidemeyen kobay bir fare gibi hissetmeye başladım!

İnsanların sevgisini kullanan, sırf menajerlerle transfer yapabilmek için işi son dakikaya bırakan, yükle transfer yapıp sonra şehirden para dilenen, altyapı oyuncularını eline yüzüne bulaştırıp daha kötülerini transfer ederek onları oynatan, sistemden uzak önüne kim konursa onu takımın başına geçiren yönetimlerden yıldım!

Bu işin daha ikinci yarısı var, para suyunu çekmeye başladı!

Puan silindiğinde sessiz sedasız bir köşede ortamı gözlemleyen yönetim, şimdilerde kaynak arayışına çıktı!

Bursa'nın belirli bir kesimi iş bilmezlere para akıtmaktan bıktı, iş bilmezler sevgiyi kullanıp para istemekten bıkmadı!

Bursaspor'da olaylar ve kişiler konuşulduğu sürece bir önceki günden hep daha kötüye gidilecek!

Şimdilerde de Yalçın Koşukavak'tan hoca olmayacağı konuşuluyor...

Koşukavak'tan hoca olur ama Bursaspor'a hoca olmaz!

Fikirlerin oturmadığı bir toplumda, kişileri ve olayları konuşmak yersizdir!

Koşukavak da tahta da önemsiz bir detay, asıl konu Bursaspor'un nasıl bir felsefeyle yoluna devam edeceği!

Açıkçası şu anda camiada hatta Türk futbolunda 'Kurtlar Vadisi' müziği çalıyor, vasatın egemenliği de kişileri tartışıyor!