Mutlu Mesut Spor Kulübü!

Tolgay ATAOKAY 25 Haziran 2019 Salı, 12:44

Bursaspor camiası bir garip gerçekten...

'Başkan seçildi, sonuna kadar destek olun karşim'ciler türedi yine...

Benim sosyal medyadan yazdığımdan ya da köşe yazımdan etkilenecek bir yönetimse zaten yapmasın bu işi...

Niye işine bakıp da yaptıklarıyla cevap vermek yerine, kaosu seçer insanlar?

Seni sevmeyen olabilir, seni ilerleyen zamanda sevmeyecek de olabilir...

Sen Bursaspor'un efsane başkanını mahkeme kapılarında süründürmüşsün, göreve gelirken son anda çift dalıp Lemi Keskin'i saha dışına atmışsın, göreve gelmek isteyen Hayri Yazıcı'yı da saman altından 'mahkemeye veririm' diyerek saf dışı bırakmışsın...

Yani kokuşmuş futbol kültürümüze yeni meyveler vermişsin...

Bunun üzerine ne yapmamızı isterdin?

Bu zihniyet, bu kafa Bursaspor'u düşürmedi mi zaten?

'Artık yeni seçilmiş başkanın arkasında durma zamanı' cümlelerini kuranlar, üç ay sonra küfür eder hale geliyor...

Biz de küfür etmeden kendi halimizde yanlışları söylüyoruz...

Onlar anlık tepki verdiği için büyük Bursasporlu oluyor, biz birilerine (kimse artık o birileri) hizmet ediyoruz...

İşe halen otobüsle gidip gelen birisine bunu söylemek de ironi olsa gerek, ya da son yılların popüler davranışı bilgisizliğin bilgeliği!

Kişi kendinden bilirmiş işi hesabı, kendince doğru söyleyeni sürekli bir yaftalama, belirli bir kaba sığdırmaya çalışma, belirli bir tarafa çekme isteği...

Kendi taraflarında olmayanı hep bir kötüleme, karalama durumu...

Tanıdık gerçi bu tavır, bu tavır son yılların milli tavrı açıkçası...

Seçim döneminde de belirli bir düşüncenin peşinde koşmayanlar azgın azınlık da oldu, terörist de oldu, Yunan da oldu değil mi?

Bursaspor özelinden genele baktığımızda asıl sorunun ne olduğu belli: Yıllar bizi karşıt düşünceye saygısızlığı, hatta hakaret etmeyi, suçlamayı öğretti...

Dönelim yine Bursaspor'a...

Bir Bursasporlu olarak söylüyorum: Mesut Mestan'ın göreve gelişi de geçmişteki yaptıkları da o makamın ağırlığına yakışmıyor...

Süper Lig'e çıksak ne olur, Şampiyonlar Ligi'ni alsak ne olur!

Ne kültürümüz kaldı, ne de ahlakımız!

Buna en güzel örnek de takımdan ayrılan oyunculara sarf edilen sözler...

Mesela Yusuf Erdoğan...

Futbolcu olarak hiç sevmediğim, sürekli eleştirdiğim bir oyuncu...

Ancak 2 milyon 400 bin lira alacağını silmiş, şikayette bulunmamış, bonservisini almış gitmiş...

Adamın arkasından söylenmeyen kalmadı...

2 milyon 400 bin lirayı hayatı boyunca göremeyenler, iş başında çekirdek çitleyip sosyal medyaya bakarken 'tabii bırakacan, ne oynadın ki' gibi anlamsız bir cümle kuruyor...

Diğer oyuncular için de geçerli bu durum...

Hak edilmiş bir bedel var, ortada bir sözleşme var, sana çalıştığın yerde aynı işi yaparken '5 bin lira fazla vereceğim' deseler ayakları kıçına vura vura koşar kabul edersin, adama teklif edilen sözleşmeyi sorguluyorsun!

Sonuca gelecek olursak;

'Şimdilerde camia olarak susma, ne olursa olsun destek çıkma vakti, kötü giderse sallarız küfrü!'

Son yıllarımız bu şekilde geçti ve halen akıllanmadık...

Haydi şimdi çoğalacak borçlarımızla ve yapılacak yeni transferlerle mutlu mesut yaşayalım...

Battığımızda bağırırsınız!