Koşukavak ve kriz yönetimi

Tolgay ATAOKAY 23 Eylül 2019 Pazartesi, 23:27

Bursaspor'da ilginç bir dönem yaşanıyor...

Bir kısım 3 galibiyette şampiyonluk nidaları atmaya başlamışken, diğer bir kısım bir yenilgide istifa söylemlerine girmeye başladı...

Bunda 3 puanın silinmesi konusunun da önemi büyük tabii...

Ancak şampiyonluk söyleminin ardından tepki koyanların bir kısmının aynı kişiler olması acı verici bir durum...

Refleksleriyle duruma göre anlık tepki vererek yaşayanlar üzerine ne konuşsak zor...

Neyse biz konumuza dönelim...

Maç ile ilgili çok da fazla söylenecek bir şey yok!

36 dakikada 3-0 olmasını mı, savunmanın gollerde rakip takıma eşlik etmesini mi konuşalım...

Bursaspor galibiyet de alacak, bu tarz kayıplar da yaşayacak...

Ancak takım karakteri anlamında bir standardın oturtulması gerekiyor...

Bu mağlubiyetin ardından en kolay yorum; "Gençlerin takımda olmaması, mücadele gücünü etkiledi" demek olur...

Ancak bu yorum için de en az 4-5 hafta beklemek gerekir...

Yani daha oturmamış bir sistem, oturmamış bir kadro bulunuyor...

Burada dikkat çekilmesi gereken durum teknik direktör Yalçın Koşukavak'ın sezon başından bu yana bitmeyen hatalı çıkışları ve yanlış yönlendirmeleri...

Önce şunu belirtmek gerekir, Koşukavak ilk defa bir camianın teknik direktörlüğünü üstleniyor...

Zordur, psikolojik anlamda bazen kaldıramayabilirsiniz...

Yalçın Koşukavak

Şimdi sırasıyla yazalım ve son olarak hafta içi çıkışına gelelim:

1- Sezonun ilk haftası takıma 11 transfer olması gerektiğini söyledi, bir hafta sonra galibiyet geldiğinde gençlere güvendiğini belirtti...

2- Her fırsatta isim vermeden kişilerin söyledikleri üzerine yoğunlaştı, cevap verme kaygısı yaşadı, enerjisini sahaya vermesi gerekirken, bölündü...

3- Sedat'ı bitirmemek adına oynatmadığını ve oyuncuları dev aynasında görmememiz gerektiğini söyleyip, Kubilay Kanatsızkuş'a kral tacı takılması gerektiğini belirtti...

4- 4 gol yenilen bir karşılaşmanın ardından hakem üzerine yoğunlaştı. Bu, sıkıntıyı bir olgunun üzerine atma ve açıkçası hedef saptırma davranışıdır...

Ve son olarak hafta içi gerçekleşen basın toplantısı...

3 hafta boyunca 11'de oynayan Sedat Dursun ile Ataberk'in neden kadroda olmadığını sormak basın mensubunun işidir!

Bu soruya tepki göstermek kadar yersiz bir hareket olamaz...

Çünkü; sosyal medya da dahil olmak üzere çoğu kişi özellikle ilk üç haftanın tartışmasız yıldızı Sedat'ın neden oynamadığını sordu...

İyi bir teknik adam olabilirsiniz, kurgunuz mükemmel olabilir, hatasız gidebilirsiniz ancak çok normal karşılanacak bir soruya tepki vermek ya psikolojik anlamda camia yönetimine hazır olmadığınızı gösterir ya da yaptığınız hamleyle ilgili soru işaretleriniz vardır...

Sonuca gelecek olursak;

Şu ana kadar tanışma fırsatı bulamasak da dostane uyarılarımızı yapalım...

1- Kesinlikle şu anda arkanızda ve yanınızda olanlara güvenmeyin, iki mağlubiyete bakar!

2- Zamanında Ertuğrul Sağlam'ın kurgusal anlamda sıkıntılarını dile getirdiğimiz için söylemediklerini bırakmayanlar, şampiyon teknik adamı küfürlerle ve ağlatarak gönderdiler!

3- Görüldüğü kadarıyla öğrenmeye her an aç olan bir teknik adamsınız, bu durumu psikolojik ve mental düzleme de yaymanız gerekiyor...

4- Bursaspor'da teknik direktörlük yapmak taktik bilgiden çok psikolojik savaş vermektir. 'Rahat bırakın adamı' diyenler, başarısızlıkta size ilk saldıracaklardır...

5- Ve son olarak; oyuncularınız adaletinize güvensin, futbolcuları kendine getirmek için kenarda tutmak maalesef ki 80'li yıllara özgü bir davranış. Artık psikolojik ve mental anlamda destekle oyuncuları yönlendirme dönemindeyiz. Oynatmak istediğiniz modern futbolunuza bu anlayışı da katmanız gerekiyor...

Yalçın Koşukavak'ın başarılı olması, Bursaspor'un başarılı olması demek, Koşukavak'ın yanlış yollara yönlenmemesi, Bursaspor'un yanlış yollara sapmaması demek...

Futbolda başarının sadece teknik, taktik birikimle değil; kriz yönetimiyle, psikolojik savaşı kazanmayla, mental birikimle geldiğini bilmek, yolun da sağlıklı bir şekilde tamamlanmasını ve yeni yolların açılmasını sağlıyor...