Hapı yuttun gerçek dünyaya hoşgeldin!

Tolgay ATAOKAY 23 Ekim 2017 Pazartesi, 23:28

Recep Altepe ile gazeteci olduğum dönemde toplamda iki kez diyaloga girmiştim...

Genelde, kendileri çalıştığım kuruma geldiğinde bir köşe bucak durumum vardı...

Hee o da bana bayılmıyordu tabii de; hayata bakışım itibariyle zaten bayılsa da çok görmek istemediğim bir kişiydi...

Sadede gelirsek;

İlki, stadın yerinde yapılacağının açıklandığı organizasyondu...

Bir yanında İbrahim Yazıcı, diğer yanında da Levent Kızıl...

'Atatürk Spor Salonu'nu ve Atatürk Lisesi'ni yıkacağız, buraya çok güzel bir stat yapacağız. Bu stat anılarla yüklü, yerinde yapmak uygundur' demişti...

Evet, evet dedi...

Ben de çıkıp; 'Sayın Başkan, stat anılarla yüklü de salon anılarla yüklü değil mi?' diye sormuştum...

'Ne anı var ki?' sorusundan spor bilgisini sorgulamakla beraber; 'Bursa'ya getirilen ilk takım şampiyonluğu bu salonda gerçekleşti' demiştim...

Sonrası malum...

Çevreden homurdanmalar, 'hadi canım sende'ci biatçı grup derken konu kapandı...

Sonuçta o gün dediğinin de arkasında duramadı Altepe...

'Bursa'nın meydana ihtiyacı var' deyip güzelim stadı yıktı, yeni şaheserini de dere kenarına yapıp, kafasını bitirmeden gitmek zorunda kaldı...

Diğer diyalogumuz da bir tv programına katılmadan önceydi...

Program öncesi fotoğraf çekme, nöbetçi olduğum için deyimi yerindeyse maalesef bana patlamıştı...

O arada iki kelam edeyim belki ortak nokta bulunur dedim ama nafile...

Yeni stadı yapmış, kafası eksik, çimi bozuk, yeri çöküyor, asansörü düşüyor, tribün su alıyor, etraf şantiye gibi, yani dünyanın heyecan verici 10 stadı arasında ilk sırada!

Bu arada Büyükşehir Belediyesi, pasta üzerinden falan Bursaspor'un ismini kullanıp para kazanıyor...

'Sayın Başkan, Bursaspor maddi açıdan çıkmazda öze dönmeli, sistem kurulmalı' dedim, demez olaydım...

'Biz o stadı yıldızlar gelsin diye yaptık, bu statta yıldızlar oynamalı' dedi...

Sonuç ortada...

Bölükbaşı ve yönetimi Altepe'ye uyup, fazlaca da işine gelip, Play Station'da kadro kurar gibi oyuncu aldı...

Sonuç?

Borca borç eklendi...

Sonuçta iki gereksiz diyalogdan öteye geçmediğim Recep Altepe istifa ettirildi...

3 gün önceki 'ne alagası var karşim' tarzı tweet'ine rağmen...

1- Senin sporla ne işin olur, neden girersin?

2- Senin belediye başkanlığında ne işin var, neden girersin?

Ben çocukluk hayallerimin üzerine gidiyor muyum?

Bu göbekle basketbol oynamaya diretiyor muyum mesela?

Ya da Psikoloji bölümünü kazanamama rağmen, seanslara katılıyor muyum?

İnsan ilk önce yerini bilecek be Sayın eski başkan!

Güzelim stadımı, o şampiyonluk yaşarken ağlayamadığım sadece donarak baktığım tribünü, çocukken bahçesinde oynadığım İpekiş'i, yıktın...

Gazetecilik mesleğine başladığımda ve devamında karargah kurduğum Veledrom'u, hani o Almanya'nın Bursa'ya gelip antrenman yaptığı yeri yıktın, yerine bir ucube diktin...

O ucubeyi de yarım bırakıp gittin!

Yeşil Bursa'yı girişte görünmez hale getirip, TOKİ'leri diktin...

Koşarken geçebileceğim kırmızı-siyah İpekböceği'ni (!) şehrin merkezine tıkıştırdın...

Tarihi dokuyu koruma adı altında garip garip restorasyonlar yaptın, altında ne aradığın bilinmeden!

Trafiği kilitledin, aylarca Mudanya-İzmir yol ayrımını Hindistan trafiğine çevirip, yine aynısıyla karşımıza çıktın...

Bir belediye başkanı olarak tarafsızlığını, eşitliğini koruyamadın, demokrasi için 'evet' dedin, o demokrasi ilk seni götürdü...

Liste daha da uzar ancak okuyanlar bunalır...

Hepimizin seninle ilgili bir anısı vardır emin ol!

Sonuca gelecek olursak...

Şehrin altına dinamiti koydun ve gittin...

Şimdi seni bizim paramızla verdiğin ilanlar da koruyamayacak...

Artık makam aracın da yok...

Halkın içine karışabilirsen, tribünde maç izlemeye, zorlamalarınla borç batağına soktuğun takımı izlemeye, karşılaşma sonunda çıkabilirsen çıkışa, mesai bitimi saati metroya, ya da trafiğe, tarihi dokusunu yok ettiğin yerlere, yıktığın stadın ve İpekiş'in önünden otobüsle geçerken insanların seninle ilgili söyleyeceklerini dinlemeye, Doğanbey TOKİ'nin önünden makam araçsız geçmeye davet ediyorum...

Artık hizmetlerini yerinde takip etme zamanı, yanındaki Polyanna'lar olmadan...

Matrix'teki kırmızı ve mavi hap gibi...

Kırmızı hapı yuttun...

Morpheus'un dediği gibi; 'Welcome to the real world'

Yani;

Gerçek dünyaya hoş geldin!