Bugünü yaşıyorsak, suçlu camiadır!

Tolgay ATAOKAY 27 Temmuz 2020 Pazartesi, 13:01

Bursaspor bu sene Süper Lig'e çıkamadı, yine kişiler konuşulmaya başlandı...

Oyuncu değiştirmede geciken İrfan Buz, siyasilerin peşinden ayrılmamasına karşın lobisi olmayan Mesut Mestan, hatta Ali Ay bile konuşuldu...

Hepsi ve hiçbiri açıkçası!

Kişiler üzerinden başarısızlığı konuşmak şüphesiz ki genele çıkıp bakamamak, bakmak istememek ya da içeride sıkışıp kalmaktır!

Suçluyu net olarak haykıra haykıra söyleyelim her beraber...

Suçlu camiadır!

Taraftarından, gazetecisine, üyesinden, gönül verenine...

Şimdi sırayla başlayalım...

Sen; 'Stat Acemler'e yapılacak' dendiğinde ses çıkardın mı?

Sen; 'Atatürk Stadyumu yıkılacak' dendiğinde tepkini gösterdin mi?

Sen; Bursaspor üzerinden para kazanacağım diye belediyenin incik cıncık projelerine 'ne yapıyorsunuz siz' dedin mi?

Sen; Stadı bitiremeyenlere tepki gösterdin mi?

Sen; Genel Kurul'a otobüslerle yeni üye taşıyıp, istediğini seçtirenlere karşı ne söyledin?

Sen; Kulübü batağa sürükleyenler için Genel Kurul öncesinde 'bunu seçin' diyenlere, telefon trafiği yapanlara bir kelamda bulunabildin mi?

Sen; Otoparkı elimizden alanlara ne diyebildin?

Sen; Büyüklerin gönderdiği menajerler üzerinden mecburen transfer yapan başkanlara-yöneticilere ağzını açtın mı?

Sen; Bursaspor'un kümede kalmasına 'şike' yaftası yapıştıranlara 'ne diyorsun sen' diyebildin mi?

Sen; Hedeflerle göreve gelip, kamyon yüküyle çantacı menajerlere para akıtıp sonra da 'Bursa bize bakmiyır' diyerek görevine devam edenlere ne dedin?

Sen; mutlak güçlere gönderdiği teknik direktörler, menajerler için 'bunlar kim' sözünü edebildin mi?

Sen; İki lira daha fazla cebine sokacak diye siyaseti kulübün göbeğine sokan taraftar gruplarına ağzını açabildin mi?

Bunları yapmayan , şimdi hiç konuşmasın mümkünse, kuş kadar öngörülerinizle, hocadan, başkandan bahsetmeyin!

Dün, kritik maç öncesinde bir kare her şeyi anlatıyor aslında...

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursaspor Başkanı Mesut Mestan ve teknik direktör İrfan Buz, karşılaşma öncesi otobüste yan yana, aynı karede...

Geri dönülmez bir maçta takımının yanında olması gereken Mesut Mestan ve her şeyden önce İrfan Buz, başka bir otobüste ve belediye başkanının yanında!

Göreve gelenlerin Bursaspor'u dert edindiklerini düşünmüyorum, işte sırf bu yüzden yıllardır; "Bu kulübün içerisinden siyaset çıkarılmalı" dedik.

Futbolun doğrularını uygulayacakların göreve gelmesi için siyasetin kapı dışarı edilmesi şart!

Yoksa teknik direktörü de başkanı da oyuncuyu da aynı güçler seçer ya da dolaylı yoldan seçtirir!

Bu yıl Bursaspor'un neden çıkamadığını araştırmak için bu seneye değil, 2013'e gitmeniz gerekiyor!

Hatta 1999 yılına, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan Bilenser'in Bursaspor Başkanı olduğu döneme!

Geçmiş de bize gösterdi ki; dönemin gücüne tapan, dönemin gücünün peşinden koşan bir camia olduğu sürece, bu kulüp daha da güçsüzleşmeye devam edecek.

Bundan sonra ne mi yapılmalı?

1-Daha da düşeceğimiz kabullenilmeli!

2-Kapıya; 'siyasiler, çantacı menajerler, çorbacı taraftar giremez!' tabelası acil olarak asılmalı!

3-A Takım'dan çok altyapıya önem verilmeli ve kulüp gerçekten ürettiğini satıp, bütçe yaratan bir fabrikaya döndürülmeli!

4-Üyelik aidatları acil olarak artırılmalı, toplu ödeme kabul edilmemeli, kulübe üye olmak için belirli kriterler konmalı. Öyle otobüslerle toplu imzaya gelen bir yapı olmaması için önlemler alınmalı!

5- Acil, futbolun-Bursaspor'un içinden gelen, öngörüsü olan, geçmişi temiz bir ekip kurulmalı (Başkan da dahil)!

7-Genel Kurullarda borçlanma yetkisi derhal kalkmalı, bütçe belirlenmeli, bütçenin üzerine çıkacak başkan o rakamı cebinden ya da finansörle çözmeli!

8-Yine bütçeye uygun olarak bir oran konulmalı ve bir oyuncunun maaşı belirli bir rakamın üzerine çıkmamalı, o rakamı da takımda belirli sayıda oyuncu alabilmeli!

9-Marka ismini kullanıp, logonu kullanmak isteyen fırsatçılara savaş açılmalı!

10-Altyapısından, A Takımına kadar her takım aynı sistemde oynamalı, ona göre teknik adam-oyuncu transfer edilmeli!

11-Forma kesinlikle şehir içerisinde Bursastore markasıyla üretilmeli. Açık ihale sonucu 2 yılda bir formanın üretileceği fabrikalar seçilmeli, böylece hem şehir hem de kulüp kazanmalı!

12-Profesyonelliğe geçilmeli, başarının belirli kriterleri olmalı (yeri geldiğinde puan, yeri geldiğinde oyuncu çıkarma ya da oyuncu satışından kazanılan rakam), profesyonellerin sözleşmeleri başarı kriterine göre yapılmalı

Hayal gibi geliyorsa bu yazdıklarım, camia da hayallerinde yaşamaya devam eder Süper Lig'i...

Gelecek yıl olur, başka bir başkan göreve gelir, hedef şampiyonluk der, doldurur ne kadar gereksiz adam varsa kulübe, sezon arasında 'dinamik-minamik' der oyunculara maaş ödeyemez, ondan sonra da son maçın ne kadar önemli olduğu umurunda bile olmayan maaş alamayan tayfa ile başarı bekler!

Yıllardır yazdığım gibi, Bursaspor'un bu duruma gelmesinin sebebi; 'şimdi eleştirinin zamanı mı karşim'ci camiadır!

Bursaspor'da devrim şart, devrim olmazsa sonuç belli: Devrik Bursaspor!