'Bekri Mustafa imam oldu dersin'

Tahsin BULUT 16 Haziran 2019 Pazar, 18:56

Yeni Şafak Gazetesi'nin ilahiyat profesörü yazarı Hayrettin Karaman; uydurma hadislerle sözde dine referans yaparak, "iktidarı korumak için yalan söyleyebilirsiniz" diyor.

Bir iktidar korunmak için neden yalana ihtiyaç duyar?

Demek ki doğru işler yapmıyor...

Bir din adamı, yalanı nasıl meşrulaştırabilir?

Demek ki din adamlığı yalanmış...

Hayrettin Karaman daha önce de "yolsuzluk hırsızlık değildir" diyerek, gayrimeşru işleri adeta fetva ile meşrulaştırmış, kamu gücü ile servet devşirenlerin cesaretini artırmıştı...

Nedense 4. Murat döneminin alkol müptelası, ayyaş Bekri Mustafa'sı geldi aklıma...

Bekri Mustafa akla gelince, teşbihte hata olmaz diyerek, meşhur fıkrasını da bilmeyenler için anlatayım;

"Bekri Mustafa bir caminin önünden geçmektedir. O sırada musalla taşında da bir cenaze yatmaktadır. Fakat namazı kıldıracak imam ortalarda yoktur. Cemaat beklemekten yorulmuştur. Tam bu sırada başında sarık, sırtında cübbesiyle oradan geçmekte olan Bekri Mustafa'yı hoca zannederek cenaze namazını kıldırmasını isterler. Bekri Mustafa, ben hoca değilim dese de dinlemezler ve zorla cemaatin önüne geçirirler. Bekri Mustafa namazı kıldırdıktan sonra tabutun örtüsünü açar ve ölünün kulağına bir şeyler söyler. Cemaatten ölüye ne söylediğini merak edenlere de gülerek cevap verir: 'Sen şimdi aramızdan ayrılıp ahirete gidiyorsun, eğer orada bu dünyanın ahvalini sana sorarlarsa, Bekri Mustafa imam oldu dersin, onlar durumu anlarlar dedim' der..."

Durum bunu çağrıştırıyor...