İmamoğlu tek, onlar hepsi...

Suat Oktay ŞENOCAK 10 Haziran 2019 Pazartesi, 09:24

Hani mahalle kavgalarında iki taraf birbirine girer ve içlerinden biri gaza gelip, "siz hepiniz ben tek, gelin bakalım!" diyerek meydan okur ya, garip ve adaletsiz ülkemizde aynen öyle bir durum yaşanıyor. Ekrem İmamoğlu, iptal edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde, ülkenin Cumhurbaşkanına, onun kontrolünde olan medyasına, ordusuna, emniyet ve yargısına tabiri caizse "meydan okuyor!"

Yok yok, yanlış oldu; İmamoğlu değil aslında meydan okuyan ülkemizin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan...

Her ne kadar kağıt üzerinde Ekrem İmamoğlu'nun rakibi Binali Yıldırım gibi görünse de, tüm Türkiye Cumhuriyeti, yavru vatan Kıbrıs ve yurt dışı temsilciliklerinde yaşayan herkes biliyor ki, esas rakibi Erdoğan'dan başkası değil...

Adalet mi bu?

Değil elbet...

Aynı şeyi 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimlerinde de yaşamadık mı? Erdoğan tüm güçleriyle Muharrem İnce'ye karşı durmadı mı?

Muharrem İnce sadece  Erdoğan ile değil, medya, ordu, emniyet ve yargı mensuplarına karşı kaybetmedi mi?

Gerçi o malum son gece "adam kazandı" diyerek oy sayımı tam bitmeden Recep Tayyip Erdoğan'ı şampiyon, pardon cumhurbaşkanı ilan etmişti ya, neyse...

Fakat, amma ve lakin şimdi durum çok farklı...

Maymun gözünü açtı(!)

Özellikle İmamoğlu'nun bayram münasebetiyle gittiği baba evi Trabzon ve akabinde miting yaptığı Giresun ve Ordu'da görüldü ki sadece muhalefet seçmeni değil, Ak Partililer de peşine takılmış...

Yıllardır özlediğimiz tatlı dilli, güler yüzlü siyaset topluma ilaç gibi geldi...

31 Mart Seçimlerinden sonra hakkı yenen Ekrem İmamoğlu'nu halk yeni yeni fark etmeye başladı. Ona yapılan karalama kampanyaları, oluşturulmaya çalışılan kirli oyunlar tek tek geri teper oldu.

Türk filmlerinde gördüğü mazluma üzülen, kötü adamı yuhalayan halkımız özüne dönmeye başladı ve kimin kötü adam, kalleş olduğunu fark ediyor artık...

Hele son, Binali Yıldırım Diyarbakıra'a gidip eline tutuşturulan kağıda bakıp gülerek Kürtçe konuşmaya çalışıp üstüne bir de "Kürdistan" lafını edince, sokaktaki adam yavaş yavaş gözlerini aralayıp, kulaklarını kabartıp, gözlerinin önüne çekilen perdeden kurtulmaya da başladı...

Oysa, Binali bey Diyarbakır'da "Kürdistan" sözünü Atatürk'e atıfta bulunarak yapmıştı.

Bence de bu söylemde büyütülecek abes bir durum yoktu.

Kürtçe konuştu diye, "Kürdistan" dedi diye biri neden tu kaka olsun ki?

Fakat, aynı sözleri Ekrem İmamoğlu telaffuz etseydi, yandaş medya ne yapmazdı düşünebiliyor musunuz?

Kemal Kılıçdaroğlu'na neden linç girişiminde bulunuldu?

Çok değil daha bir kaç hafta önce Habertürk kanalında katıldığı canlı yayında kendisine sorulan tuzak soruda laf arasında sarf ettiği sözün nasıl maniple edildiği, Ak Parti camiasının nasıl da topyekûn  saldırıya geçtiği unutulmadı.

İşte tüm olanlar İmamoğlu'nu santim santim, adım adım an be an halkın gözünde yüceltiyor...

Ekrem İmamoğlu hem mağdur, hem de mağrur, hedefine ilerliyor...

Hak ettiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını çoktan kazanmış da bazıları hala farkında değil; hatta sadece İstanbul'un değil, artık tüm Türkiye'nin gönlünde taht kurmuş bir siyasetçi O...

Çünkü Ekrem İmamoğlu tek, onlar hepsi, yine de baş edemiyorlar ya,

"Her şey çok güzel olacak" demekten başka bir şey gelmiyor elden!

SİYAH ŞAPKALI ADAM İZLE