Bursa'da Bursalı olmanın zorluğu...

Suat Oktay ŞENOCAK 23 Şubat 2018 Cuma, 20:57

Zor arkadaş zor, Bursa'da gazeteci olmak zor, sanat yapmak zor, sinema yapmak zor, çok zor, Bursalı'ya kendini anlatmak, Bursalı'nın sana değer vermesi zor!

Beni bilen bilir, aslen gazeteci olmama, birçok tv programı hazırlamama rağmen, 18 yıldır sanat ve özellikle de sinema sanatıyla yakından ilgileniyorum. Arada fotoğraf sergileri açmışlığım, şehir ve devlet tiyatrolarının oyunlarında ustalarla sahneye çıkmışlığım, bir tane de olsa kitap yazmışlığım, kimine göre hasbelkader de olsa uzun metraj bir sinema filmi, birkaç belgesel ve onlarca kısa film çekmişliğim de var. Tüm bunlara karşın Bursalı hemşehrilerime kendimi kabul ettirebilmiş değilim henüz...

Sadece kendimi değil, yaptığımız işleri de kabul ettirmek için didinip duruyoruz.

Çoğullu vurgular yapıyorum, zira 2006'da kurduğumuz ve sanatla iştigal eden insanlar anlamına gelen "İnSanat" adını verdiğimiz derneğimizde sanat adına kalıcı ve etkili işler üretmeye çalışıyoruz.

En son yaptığımız iş bir tiyatro oyunu...

Uzun metraj bağımsız bir sinema filmi olan "Dünyalı / The Man from Earth"ü tiyatroya aktardık. 7 Kasım 2017'den bu yana sahneliyoruz. Özellikle de Nilüfer Belediyesi'nin Uğur Mumcu Sahnesi'nde...

Bu noktada Nilüfer Belediyesi'ni tenzih etmem gerek. Bizim gibi özel tiyatrolara sahnelerini ücretsiz açtığını vurgulamadan geçemeyeceğim, ama ya diğerleri?!

Burada belediyelerin ait oldukları partileri kast etmediğimin altını çizmek isterim. Ak Partili Osmangazi Belediyesi Ördekli Kültür Merkezi'nin kapılarını ücretsiz sanatseverlere açarken, Büyükşehir Belediyesi'nin gölgesinden bile yararlanmak neredeyse imkansız! CHP'li Nilüfer Belediyesi bize imkanlar sağlarken, CHP'li Mudanya Belediyesi ise oyunumuzu ilçelerinde oynamamız için yaptığımız başvuruya ücret talep etti.

Mudanya Belediyesi'nin imkanları İstanbullula'a yetiyor, Bursalılar'a yağmurlu havada su bile yok(!)

"Ee ne var bunda, isteyecek tabi" diyebilirsiniz. Ama aynı Mudanya Belediyesi, İstanbul Kadıköy'den gelen "balkondasanat" tiyatro grubunun oyunlarını Mudanyalılar'a ücretsiz izleme olanağı sağlıyorsa, işte o zaman bizim de bunu sorgulamamız kaçınılmaz oluyor.

Bi dakka ey Mudanya Belediyesi! Bursalı olmak suç mu? Sizin alakanıza mahzar olabilmek için ille de İstanbullu mu olmak lazım? Yoksa siz kendinizi Bursalı görmüyor musunuz?

Oysa biz gittik, (İsmini belirtmeyeceğim) Mudanya Belediyesi'nin kültür işlerine bakan beyefendiyle toplantılar yaptık ve dedik ki, "Biz oyunumuzu Mudanya'da da sergilemek isteriz. Bunun için ücret talebimiz yok, sadece oyuncu arkadaşlarımıza yemek ikram edersiniz olur biter."

Aslında ücret de isteyebilirdik, fakat kabul etmeyeceklerini biliyorduk. "Oyunumuzu sahneleyecek olmamız bile bizim için önemli" diye düşünüyorduk.

Aman efendim, ne yemeği, üstüne para bile istediler iyi mi!

İstanbullulara şapur şapur, Bursalılara gelince yarabbi şükür(!)

Sunay Akınlar'a, Metin Ucalar'a, bilmem hangi tanımış sanatçılara kesenin ağızını açmalarını anlarım, onların yanında Suat Oktay Şenocak ve İnSanat kim ki?

Lakin İstanbul'dan gelen ortalama bir grubu bile el üstünde ağırlarken, Bursalıya zırnık koklatmayan CeHaPeli Mudanya Belediyesine kızamıyorum.

Çünkü, biz "Dünyalı" oyununu Çağdaş Gazeteciler Derneği Lokali'nde sergilerken, bu pek çağdaş ÇGD'li yöneticilerin dahi gelmediğini görmüş ve yaşamışız, Mudanya Belediyesi ne ki(!)

Ha bu arada benim de bir ÇGD üyesi olduğumu söylersem, sanırım ÇGD'nin kendi lokalinde, kendi üyelerinden birinin sahnelediği oyunu umursamamalarını nasıl yorumlamak gerektiğini inanın ifade edemiyorum.

Neyse, velhasılı kelam; Bursa'da Bursalı olmak zordur.

Altın Palmiye ödüllü "Yeraltı Peygamberi" filminde geçen şu replik aklıma geldi: "Kimse kendi köyünde peygamber olamaz"

Aynen öyle, biz de kendi şehrimizde adam olamıyoruz. Varsın kimse bizi sallamıyor, kimse ciddiye almıyor olsun, biz inadına yazıyor, inadına çekiyor, inadına oynuyoruz.

"Kurtlu baklanın kör alıcısı olur" ata sözündeki gibi, bizi de elbet alkışlayan, yaptıklarımızı takdir eden üç-beş kişi var bu kentte biliyoruz, nefesimiz koksa da, sırtımız pek olmasa da, birilerinin kafasına kafasına vurup, sesimizi duyurmaya devam edeceğiz!

Not: "Bu Dünyalı oyunu ne menem şeydir?" diye merak edenlere, hazırladığımız kısa tanıtımı izlemelerini öneriyorum. 

Çünkü biz bu oyunu 20 Mart'ta İnSanat'ın Fomara Sahnesi'nde, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü'nde Görükle Hayalperest Sahne'de ve  14 Nisan'da da Nilüfer Belediyesi Tiyatro Festivali kapsamında Uğur Mumcu Sahnesi'nde sergileyeceğiz. Gerçek sanatseverleri bizi alkışlamaya davet ediyoruz!

"Dünyalı" oyununun kısa tanıtım videosunu izlemek için TIKLAYIN