Bohemian Müslüm Freddie baba (!)

Suat Oktay ŞENOCAK 25 Kasım 2018 Pazar, 17:15

Müslüm Gürses'i son kez 2009'da düzenlenen 4. İpek Yolu Film Festivali sırasında ilk ve son kez canlı dinledim. Teoman ile birlikte "Paramparça" şarkısında düet yapmış, Müslüm Baba'nın sesini bastırmak için deneyimli popçunun yırtındığına tanık olmuştum.

Ülkemize hiç gelmeyen Freddie Mercury'i ise zaten görmem ve izlemem mümkün değildi ama filminde onu oynayan Rami Malek'i ilk defa "Believe" adlı bir dizi filmde, bölüm oyuncusu olarak fark etmiştim.

Bakın "izledim" ya da "gördüm" demiyorum, "fark etmiştim" diyorum. Sanırım iki bölümde rol almıştı ve değişik fiziki özellikleriyle dikkatimi çekmişti.

Neyse; önce "Müslüm" filmini izledim, iki hafta sonra da "Bohemian Rhapsody"...

İki müzikal karakter, birini dünya tanıyor, diğerini sadece biz...

Birini ünlü yönetmen Bryan Singer, diğerini de Ketche ile Can Ulkay yönetmiş...

Bizim yönetmenleri de kaç kişi tanır o da tartışmalı...

Bu filmlerden biri dünyada izleniyor, diğeri sadece Türkiye'de...

"Müslüm" 4. haftasında 62 milyon 397 bin 362 TL 47 kuruş hasılata ulaştı.

"Bohemian Rhapsody"nin Türkiye gişe hasılatı 3 haftada 5 milyon 967 bin 168 TL olarak kayda geçti.

Peki tüm dünyada "Bohemian Rhapsody" ne kadar kazandırdı dersiniz?

406 milyon 738 bin 249 Dolar...

Bu arada; "Bohemian Rhapsody"nin bütçesi 52 milyon dolar, "Müslüm"ün bütçesi ise sadece 21 milyon Türk Lirası...

Her iki filmin yapımcısının da kâra geçtiğini rahatlıkla söyleyebiliriz...

Peki hangisi daha çok filme benziyordu, veya hangisi daha etkileyici sinematografik özellikler taşıyordu?

Elbette "Bohemian Rhapsody"...

Eğer bir filmden çıktıktan sonra o filmden sahneler hala gözümde canlanıyor ve içeriği bana sorular sorduruyorsa o film benim için etkili bir filmdir...

"Bohemian Rhapsody"den çıktıktan sonra beni en çok etkileyen Freddie Mercury'i canlandıran Rami Malek'in performansı oldu.

Muhteşem oynamış!

Belki "oynamış" demek de yetmez, karakteri içine çekmiş resmen. Fiziksel olarak evet ama suret (yüz) olarak gerçek Freddie'ye pek benzediği söylenemez Rami'nin. Lakin gerek sözlü, gerekse sözsüz sahnelerde sergilediği performansla tek kelimeyle "döktürmüş..."

"Believe" gibi ortalama kalitede TV dizilerinde bölüm oyunculuğundan öteye gidemeyen Rami, MR Robot dizisinde kaptığı baş role kadar pek tanımıyordu. Mısır asıllı Kıpti Ortodoks bir ailenin çocuğu olarak Los Angeles'ta doğan Malek, Ömer Şerif'ten sonra Mısır'ın dünya sinemasına kazandırdığı yıldız olmayı ve Oscar'ı hak ediyor.

Büyük bir olasılıkla da, bunun üstünde bir performans sergileyen başkası çıkmazsa, ki şimdilik yok gibi; Rami, Malek en iyi erkek oyuncu dalında Oscar heykelciğini kaldıracağa benziyor.  

Bir yanda Freddie'ye hayat veren Rami Malek, diğer yanda Müslüm'ü canlandırmaya çalışan Timuçin Esen...

Hayat vermek ve canlandırmak, aynı şeyler değildir...

Rami Malek'e, Freddie'ye benzemesi için ekstra bir makyaj yapılmamış, sadece dişlerine protez uygulanmış...

Timuçin Esen'e ise peruğundan burnuna yapılan plastik makyaja kadar çok ciddi bir işçilik uygulanmış.

Rami Malek müzikal sahnelerde birkaç sahne dışında kendi sesini kullanmamış, filmde de daha çok Freddie Mercury'nin sesini dinledik.

Müslüm'de ise Timuçin Esen şarkıları kendi seslendirmiş, ki Müslüm Baba'nın sesini tanıyanlar bu durumu çok yadırgadı. Ben de yadırgadım. Her ne kadar makyajla Müslüm Gürses'e benzetilmeye çalışılmış olsa da fiziksel yapısı veya kalıbı Müslüm'le hiç bağdaşmıyordu.

"İki filmi kıyaslamak ayıp olur" diye düşünmüyorum. Pekala iki film de kıyaslanır, oyuncuların performansı da karşılaştırılır.

"Bohemian Rhapsody"nin oyuncu seçimi çok başarılı. Tüm oyuncular, gerçek hayattaki karakterlerle örtüşüyordu. "Müslüm"de ne yazık ki aynı özeni göremedik. Bunu oyuncu yönetimindeki zaaf olarak da nitelemek mümkün... Hele ki, Muhterem Nur'u canlandıran Zerrin Tekindor tercihi çok absürt olmuş.

Aradaki 22 yaşlık fark, gerek Tekindor'un genç görünmesi, gerekse Nur'a hiç benzememesi filmin eksi yanlarından biriydi...

Müslüm'ün (Timuçin Esen) şarkı söylediği gazino sahnelerindeki hızlı kurgunun da Esen'in, abartılı makyajını örtbas etmek için uygulanan bir teknik olduğu gözlerden kaçmadı.

Tüm bunlara rağmen, gerek Timuçin Esen ve Zerrin Tekindor'u ve elbette Müslüm'ün gençliğini canlandıran Şahin Kendirci'yi alkışlamak gerek.

Timuçin Esen'in de o makyajla hem oynayıp hem şarkıları seslendirmesi de takdire şayandı...

Ama keşke Esen değil de Müslüm Baba'nın kendi sesini kullansalardı...

Sonuçta, iki müzikal karakter ve iki farklı film...

Birkaç satırda da olsa, sinemadan anlamadıklarına bir kez daha tanık olduğum Türk (Bursa) izleyicisine değinmek istiyorum.

Diğer illerde durum nasıldı bilemiyorum ama; film bitmiş, sonunda gerçek Muhterem Nur ile yapılan röportajlar akıyor jenerikle birlikte; bir dur da izle, ne diyor gerçekte ne anlatıyor; yok arkadaş, sanki sinemaya zorla getirip de zorla filmi izlettirmişler gibi; kaçarcasına, paldır küldür ayaklandı herkes ve ne kendileri izledi filmin en anlamlı yerini, ne de başkalarına izlettirdiler. Benzer durum "Ayla" filminde de olmuştu, "Bohemian Rhapsody"de de oldu.

Bu millete ne film izleme adabını kazandırabildik, ne de başkalarına saygı göstermeyi...

Trafik lambalarında kırmızı ışığa sabır gösteremeyen bir güruhtan bunu beklemek fazla, biliyorum ama ne zaman ki film sonunda akan ve emek verenlerin isimlerinin yazılı olduğu jenerik izlemeye başlayacak işte o zaman ADAM(!) olacağız, aha buraya da yazdım...