Alinur Aktaş'ı alkışlamak istiyorum

Suat Oktay ŞENOCAK 11 Eylül 2018 Salı, 09:06

Birçok yönden eleştirebiliriz, yanlışlarını da sıralayabiliriz tek tek ama müsaade ederseniz, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Bursa'ya atanan yeni ve en son başkanı Alinur Aktaş'ı bir konuda tebrik etmek istiyorum.

Neden peki?

Çünkü bir önceki başkan Recep Altepe'nin yapmadığı ya da yapamadığı şekilde kendi tiyatrocularına sahip çıkacağını gösterdiği için...

Görüntüde sahip çıkacak gibi görünüyor; yarın ne olur, bunun sadece göz boyama bir ziyaret mi olduğu anlaşılır mı bilemem.

Böyle yaparsa övdüğümüz gibi eleştirmesini de biliriz...

Ama ben tebriklerimi önceden yapayım dedim.

Sn Alinur Aktaş, belediyesine bağlı olan Şehir Tiyatrosu'nun oyuncularını, TKM (Tayyare Kültür Merkezi'nde) yeni sezon öncesi hazırlanan oyunun provası sırasında ziyaret etmiş ve başarılar dilemiş.

Bu davranış, Recep Altepe'den göremediğimiz bir durumdu, o nedenle hem şaşırdım, hem de mutlu oldum.

Ki, Altepe eski tarihi binada uzun yıllar görev yapmasına, TKM iki adımlık mesafede bulunmasına rağmen (adam akıllı) ne bir oyunlarını izledi, ne de başarılar diledi kendi sanatçılarının...

"Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" diyen ülkemizin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk'ün bu veciz sözünün altının doldurulması adına, Sn Aktaş'ın çabasını takdirle karşılıyorum.

Bu sanatsal çabanın salt tiyatro ile değil, Recep Altepe döneminde sudan sebeplerle harcanan İpek Yolu Film Festivali'nin yeniden hayata geçirilerek sinema sanatı adına da yapılmasını diliyorum.

Recep Altepe döneminde belki de hayata geçen tek ve en önemli festivalin Uluslararası Fotoğraf Festivali FotoFest'in de Alinur Aktaş döneminde yeniden canlanacağını umut ediyorum.

Çünkü ilk başladığında Bursa eski Milletvekili Ceyhun İrgil ve BUFSAD'ın çabalarıyla hayata geçmiş ve İpek Yolu Film Festivali'nden sonra kente fark edilir bir sanatsal dinamik kazandırmıştı. Lakin son 3 yıldır FotoFest ilk yıllardaki heyecan ve canlılığını yitirmişti.

Çünkü festival demek bayram demek, yani bu bir sinema festivali ise "sinemanın bayramı", fotoğraf festivali ise "fotoğrafın bayramı" veya "müziğin ya da kültürün bayramı" anlamı taşır. Bir kent sadece hanları hamamları, yolları, alt yapısıyla değil, sanatı ve kültürüyle de yükselmeli.

Sn Altepe döneminde takdirle karşıladığımız han ve hamamların onarımı o nedenle yeterli bir çaba değildi. Onları onarmak, yeniden hayata geçirmek eyvallah da, yaptıklarınızı dünyaya anlatabilmek için sanata ve sanatçıya ihtiyacınız var; eğer o kültür merkezlerini sanatla, (sadece geleneksel sanatlar da yetmez) çağdaş sanatlarla desteklemezseniz, ortaya güdük bir manzara çıkar. İnsanları sanat merkezlerine çekmenin yolu da sanata ve sanatçıya sanatlarını icra edebilecekleri ortam yaratmaktan geçer.

O nedenledir ki; Alinur Aktaş hem genç olmasının verdiği dinamikle, hem de sanata bakış açısıyla Bursa'da özlemini duyduğumuz "Sanat Şehri Bursa" etiketinin altını doldurabilecek potansiyele sahip görünüyor.

Elbette, potansiyele sahip olmakla o potansiyeli değerlendirmek aynı şey değil ama hiç olmazsa ben, Bursa'da sanatla iştigal eden ve eli kalem tutan biri olarak Sn Aktaş'ta bunun ışığını görüyorum.

Umarım kendisi bu ışığı sadece tek bir yöne değil, taraflı tarafsız ayırımı yapmadan, Bursa'nın, Bursalı'nın yararlanabileceği "her bir yöne" çevirip oyumuzu hak ettiğini kanıtlar.