Oyum adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasiye!

Serdar ESEN 21 Mart 2019 Perşembe, 11:06

31 Mart 2019 günü yerel seçimler için sandık başına gideceğiz. Yapılan bir yerel seçim, yani yerel yöneticiler seçilecek, ancak bir genel seçim havası var, hatta iktidarın oylanacağı bir referanduma gidiyoruz sanki.

Ezilenlerin ve mağdurların haklarını savunma iddiası ile ve onların oylarını alarak iktidara gelen AKP, bugüne gelindiğinde ittifak içinde olduğu MHP ve diğer güçlerle birlikte artık bu söylemlerden çok uzak bir noktada. Yandaşlarına rant dağıtmak ve muhalif kesimlere baskı uygulamak dışında bir şey yapmayan bir iktidar bloğu ile karşı karşıyayız.

Halkın işsizlik, yoksulluk, açlık ve adaletsizlik içinde hayatta kalmaya çabaladığı bu dönemde iktidar ortakları bir "beka" söylemi tutturmuş gidiyorlar. Halkın sorunlarına verecek yanıtı olmayanlar yerel seçimi bir genel seçim havasına, hatta ülkenin varlık-yokluk sorununa, yani "beka"ya çevirmiş durumdalar.

Kuşkusuz ki bu durum iktidar bloğunun içinde bulunduğu çıkmazı gösteriyor. Demokrasinin dibe vurduğu, adalet kavramının içinin tümüyle boşaldığı, emeğin ve doğanın sömürüsü ve talanının en üst düzeye çıktığı, muhalif olanların en ağır nefret söylemleri ile ötekileştirildiği ve ayrıma uğradığı, hatta hain, düşman ve bölücü ilan edildiği bir dönemi yaşıyoruz. Ekonomik krizin de giderek derinleşerek vatandaşı daha çok etkilediği bu dönemde, iktidar çareyi kutuplaştırmayı arttırmakta görüyor.

Ekonomik krizin etkilerinin seçim sonrasında daha da keskinleşmesi beklenmekte. Bu durumda iktidar da halkın üzerindeki baskıyı, emek ve doğa sömürüsünü, kutuplaştırmayı daha çok arttıracaktır. AKP-MHP iktidar bloğunun toplumu milliyetçi-hain, dindar-dinsiz, Türk-Kürt ve benzeri ayrıştırma politikaları karşısında muhalefetin de emeği, barışı, yaşam ve doğayı, adaleti, eşitliği savunmada ortaklaşması gerekmektedir.

Ben merkezi yönetime karşı yerinden yönetimi, kalkınma politikaları yerine emeğe ve doğaya saygılı adil bir ekonomi politikasını, eşitliği, adaleti, doğrudan demokrasiyi savunuyorum. İklim krizine karşı çözüm önerisi olan, havayı, suyu, toprağı koruyan, dünyayı tüm canlıların  ortak yaşam alanı olarak gören siyasi parti ve adaylara oy vermek istiyorum. Ancak ne yazık ki pek çok yerelde bu özelliklere sahip parti ve adaylar yok.

Öte yandan iktidar bloğunun çabasıyla bu seçimler yerelden çok bir genel referandum niteliğine büründü. Bu durumda öncelik  AKP-MHP koalisyonunun geriletilmesi olacaktır. Ne yazık ki AKP-MHP bloğu iktidarını sürdürebilmek için "beka" söylemi ile ülkeyi çok tehlikeli bir noktaya getirmiştir. Bizler için de eşit, özgür, yeşil, demokratik bir ülkede tüm farklılıklarımız ile barış içinde bir arada yaşamı sürdürmek bir beka sorunu haline gelmiştir.

Ben bu seçimde "beka" söylemi ile halkın gerçek sorunlarını gizlemek isteyen iktidar bloğu karşısında, kentin demokrasi güçleri tarafından da desteklenen muhalif adaylara oy vereceğim. Bu oy o kişiye/partiye verilen destekten çok, AKP-MHP iktidarına yönelik bir "Hayır" işareti olacaktır.

Ancak şunu da bilmeliyiz ki seçimde vereceğimiz oylar yetmeyecek, seçim sonrasında da iktidar bloğu karşısındaki demokrasi güçlerinin işbirliğinin sürmesi, en az seçimde verilen oy kadar önemli olacaktır.