Mermi karın doyurur mu?

Serdar ESEN 20 Şubat 2019 Çarşamba, 05:14

Geçtiğimiz günlerde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bir seçim mitinginde "Ne diyorlar domates, patlıcan, patates... Ya düşünün be! Bir merminin fiyatı nedir?" şeklinde bir cümle kurdu. Bu cümle karşısında önce hepimiz şaşırdık, domates ve mermi arasında nasıl bir ilişki var diye düşündük. Ancak anlaşıldı ki Erdoğan bu cümleyi gıda, özellikle de sebze fiyatlarındaki olağaüstü fiyat artışlarını halka benimsetebilmek için kullanmış.

Erdoğan'ın anlatmak istediği aslında şu; Siz domates, patates fiyatlarından şikayet ediyorsunuz ama biz ülkede ve hatta ülke sınırları dışında her yerde "terör" mücadelesi veriyoruz. Bu mücadelenin bir maliyeti var ve eğer "mevzubahis olan vatansa gerisi teferruattır". Dolayısıyla domates, patates, soğan fiyatlarından şikayet etmeyi bırakın diyor.

Kuşkusuz ki bir ülkede eğer tüfek, top, tank, roket vb mermisi sayısı, bir savaş hazırlığı yüzünden sürekli artıyorsa o ülkede patatesin, domatesin, soğanın fiyatının da artması kaçınılmazdır. Böyle durumlarda halk kilo ile aldığı şeyleri tane ile almaya başlar, hatta tümüyle vazgeçip kuru ekmeği bulduğuna şükreder. Çünkü bir ülkenin kaynakları sınırlıdır, o kaynaklar ya halkın geçim kaynaklarına ya da top, tüfek, mermi gibi savaş araçlarına ayrılır.

2013 yılında "çözüm süreci" ilan ederek Kürt sorununu demokratik yollardan çözmeyi benimseyen AKP iktidarı, 7 Haziran seçimleri sonrasında rotayı yeniden savaşa çevirdi. Hem ülke içinde hem de Suriye'de savaş politikası yürüten Türkiye somut bir sonuç elde edemediği gibi, ülkenin kıt kaynakları savaşa, yani "mermi"ye harcandığı için halkın temel ihtiyaçları soğan, patates, domates gibi  ürünlerin fiyatları da yüksek oranda artış gösterdi. Bir ülkenin zorunlu olarak, kendini savunmak için savaşa girdiği durumlara eleştiri yöneltilmez, ancak şu anda karşı karşıya olduğumuz sorunlar savaş dışı yollarla da çözülebilecek konulardır. Öte yandan, Suriye iç savaşında cihatçı kimi örgütlere yapılan desteklerin de ciddi bir maliyet oluşturduğu çeşitli kaynaklarca dile getirilmektedir.

Kuşkusuz ki soğan, patates fiyatlarının artışının tek nedeni savaş politikaları değil, ancak en önemli nedenlerden biri olduğuna şüphe yok. Bunun yanında tarım arazilerinin sanayi, maden, konut, AVM lere açılarak ekim alanlarının azalması, tarıma verilen destekler düşerken üretim maliyetlerinin önemli ölçüde artması gibi nedenler de var.

Mermi fiyatının bizzat AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gündeme getirildiği günlerde bir başka haber de MKE'nin mermi fiyatlarında yüzde 7,5 indirim yapması ve bu durumu "enflasyonla mücadele adına milletimize hayırlı olsun" mesajıyla duyurmasıydı. Bu habere göre en ucuz mermi 2 TL idi. Aynı günlerde bir başka haber de e-kitap da KDV'nin yüzde 8 den yüzde 18'e çıkarılmasına ilişkindi. Yani alım gücü açısından kitaba erişim zorlaştırılırken, mermi edinmek kolaylaşmıştı. Bir şarjör mermi, yaklaşık olarak bir kitap parasına denk geliyordu. Ulaşılması zorlaştırılması gereken mermi özendirilirken, teşvik edilmesi gereken kitap ise vergisi arttırılarak bir bakıma ulaşımı zorlaştırılıyordu.

Bizleri mermi fiyatı değil, soğan ve patates fiyatı ilgilendiriyor. Biz, ülkemize açık bir saldırı olmadıkça hem yurtta hem de dünyada barış içinde yaşamak istiyoruz. Başta Kürt sorunu olmak üzere tüm sorunların silahla, mermiyle değil, konuşarak, tartışarak, demokratik yollardan çözülmesini savunuyoruz. 

Mermi karın doyurmaz, tersine öldürür. Soğan, patates yaşam demektir, mermi ise ölüm.