Kazanan ve kaybedenler!

Serdar ESEN 27 Haziran 2018 Çarşamba, 00:42

Muhalefet bloğunda yer alanlar 24 Haziran Seçimleri'ne hiç olmadığı kadar umutlu girdiler. Aslında birkaç ay öncesine kadar umutsuz olan büyük bir kesim, İnce'nin performansı, Demirtaş etkisi ile HDP'nin canlanması, SP ve İYİ Parti katkısı ile umudunu giderek arttırmış ve seçimlere umutlu bir heyacanla girmişti. 24 Haziran akşamı erken saatlerde açıklanmaya başlanan sonuçlar önce kuşkulu bir üzüntü, ardından da hayal kırıklığı yarattı.

Seçimlerde hile olup olmadığı, varsa bunun hangi boyutta olduğunu bilmemiz mümkün değil. Ancak yüzde 30'un üzerinde oy alan cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce sonuçlara güvendiğini açıkladığına göre biz de ortaya çıkan sonuçlara güvenmek durumundayız. Seçimlerde hile yapılmamış bile olsa, bu durum adil bir seçim yapıldığı anlamına gelmiyor. Seçimlerin alel acele iki ay içine sıkıştırılması, OHAL ortamında yapılması, cumhurbaşkanı adaylarından birisinin cezaevinde tutulması, devletin radyo ve televizyonu başta olmak üzere tüm kurumların tek yanlı çalışması gibi nedenler adil ve eşit koşullarda bir seçim olmadığını açıkça gösteriyor.

Şimdi gelelim seçim sonuçlarına. İktidar bloğu seçim akşamı erken saatlerden itibaren kutlamalara başlayarak zaferini ilan etti. Hatta kutlama hazırlıkları seçim öncesinde başlatılmıştı. Peki gerçekten Erdoğan, AKP ve iktidar bloğu seçimleri kazandı mı?

Önce cumhurbaşkanlığı seçimine bakalım. Evet, Erdoğan ilk turda seçimi kazandı. AKP ve MHP oylarının toplamına çok yakın bir oy aldı, yani fire olmadı. Muharrem İnce yüzde 30'u aşarak önemli bir başarı kazandı. CHP dışında HDP ve İYİ Parti'den de destek aldığı açıkça görülüyor. Ancak seçim akşamı, verdiği sözlerin aksine sessiz kalması oy verenlerin büyük bölümünde hayal kırıklığı yarattı. Bu durumu nasıl telafi eder bilemiyorum.

Seçimlere cezaevinden katılan Selahattin Demirtaş halkla doğrudan hiçbir temas kuramamasına karşın bana göre başarılı bir sonuç aldı. Seçime büyük bir iddia ile giren Meral Akşener'i geçerek 4 milyon 200 bin oy alması, bu şartlarda başarı olarak kabul edilmelidir. Bazı HDP'lilerin, özellikle batıda Demirtaş yerine İnce'ye oy vererek dayanışma göstermesi aldığı oyların beş milyonu bulmasını engelledi.

Bana göre Akşener, Karamollaoğlu ve Perinçek seçimin gerçek kaybedenleridir. Akşener'in oyu partisinin oyunun epeyce altında kalırken, Karamollaoğlu beklenen sonucun çok gerisinde kaldı. Perinçek ise topladığı imza kadar bile oy alamadı.

Milletvekili seçiminde ise en şaşırtıcı sonucu MHP aldı. Tahminlerde yüzde 5-6 larda görünen MHP, 5 milyon 466 bin oy ile yüzde 10,9 oranına ulaştı. Kendisinden kopan İYİ Parti'nin 5 milyona yakın bir oy alması ve hemen hiç seçim çalışması yapmamasına karşın aldığı oy başarı olarak nitelenmelidir. MHP 7 Haziran'daki 7 milyon 520 bin oyunun yaklaşık 2 milyonunu 1 Kasım seçimlerinde AKP'ye kaptırmıştı. Şimdi ise yine yaklaşık 2 milyon oyu İYİ Parti'ye giderken, 1 Kasım'da AKP'ye giden 2 milyon oyu geri aldı ve yaklaşık olarak 1 Kasım'daki oyunu korudu.

Seçimin kazançlı partilerinin başında kuşkusuz ki HDP yer alıyor. Eş başkanları 20 ayı aşan süredir cezaevinde, milletvekilleri, belediye başkanları, yöneticileri, üyelerinin büyük bölümü tutuklu olan, gazete ve TV'lerde yer bulamayan, "terörist" olarak nitelenerek ötekileştirilen bir parti olarak ayakta kalabilmesi, barajı aşarak 5 milyon 868 bin oy ve yüzde 11,7 oran ile meclise girmesi, 67 milletvekili ile ülkenin üçüncü partisi olması önemli bir başarıdır. 1 Kasım seçimlerine oranla oyunu 700 bin arttırmıştır. Burada dikkat çeken nokta oy artışının ülkenin batısında gerçekleşmiş olmasıdır. Sadece üç büyük ilde 410 bin artış olmuştur. Bu duruma kuşkusuz ki CHP ve diğer sol-sosyalist-demokrat kesimlerin verdiği destek katkı yapmıştır.

İYİ Parti ilk kez katıldığı seçimde yaklaşık 5 milyon oy alarak yüzde 9,9 oranına ulaşmıştır. Yeni kurulan bir partinin kısa sürede bu orana ulaşması başarı olarak kabul edilebilir. Ancak Meral Akşener'in seçim akşamından itibaren iki gün sessiz kalması dikkat çekmiştir.

AKP seçimin kaybedenlerinden biridir. 1 Kasım seçimlerine göre seçmen sayısı 2,5 milyon artmasına karşın, AKP 2 milyon 700 bin oy kaybetmiştir. Oy oranı 7 Haziran seçiminin sadece 1 puan üzerinde kalarak yüzde 41,85 olmuştur. Bu durum açık bir başarısızlıktır. Meclis'te tek başına çoğunluğu yitirmiştir. Önümüzdeki dönem MHP'ye daha fazla bağımlı kalacaktır.

Saadet Partisi kamuoyunda yarattığı etkinin çok gerisinde kalarak sadece 670 bin oy alabilmiştir. Bu durum seçmenin ideoloji üzerinden değil de daha çok güç üzerinden oy kullandığını göstermektedir. Vatan Partisi ve diğerleri için ise söylenecek fazla bir şey yoktur. 

Son olarak şunu söylemek gerekir ki seçimin en büyük kaybedeni ülke olmuştur. Parlamenter rejimden uzaklaşarak tek adam yönetimine geçen ülkemiz için önümüzdeki dönemde iyimser olmamız ne yazık ki çok zor.

Umarım yanılırım!