AKP gidici mi!

Serdar ESEN 27 Haziran 2020 Cumartesi, 14:17

Son günlerde pek çok siyasetçi ve yazardan AKP'nin gidici olduğuna dair sözler duyuyoruz. Özellikle muhalif kesim içerisinde bu söylem epeyce yaygınlaşmış durumda. Son olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir basın kuruluşuna verdiği demeçte "Erdoğan'ın gidici olması için özel bir çabaya gerek yok, çünkü kendi sonunu kendi hazırlayan bir lider konumunda" ifadesini kullandı.

31 Mart 2019 seçimlerinde, özellikle İstanbul ve Ankara gibi kentlerde uğradığı büyük yenilgi ile AKP'nin önemli bir darbe aldığı yadsınamaz bir gerçek. Zaten sorunlu olan ekonominin Covid-19 salgını sonrası daha da kötüleşmesi, hem çalışanları hem de esnaf ve iş insanlarını büyük kayıplara uğrattı. Bazı işyerleri kapanırken çok sayıda kişi işsiz kaldı veya gelir kaybına uğradı. Yargıda yaşanan sorunlar, zaten çok azalmış olan güveni de yok etti. Doğanın talanı, havamızın, suyumuzun, toprağımızın kirletilmesi büyük bir hızla sürüyor.

Bu ortamda, yapılan kamuoyu araştırmaları AKP ve ortağı MHP'ye desteğin giderek azaldığını, AKP'nin oyunun yüzde 30'lara kadar indiğini, MHP ile birlikte toplam desteğin ise yüzde 40-45 aralığında olduğunu gösteriyor. Ancak bunlara bakarak "AKP'nin gidici" olduğunu söylemek bence aşırı iyimserlik olur. Öncelikle şunu görmemiz gerekiyor ki AKP ve MHP'den çekilen destek CHP, HDP, İYİ Parti gibi muhalif partilere gitmiyor. Bir bölümü yeni kurulan partilere kayarken, büyük bölümü ise "kararsız" durumda.

Hiçbir baskıcı, otoriter iktidar kolay kolay iktidarı bırakıp gitmez. Adil bir seçim yapıp, seçimi kaybedince de "yenilgiyi kabul edip" kenara çekilmez. Devlet Bahçeli'nin geçenlerde söylediği "Seçimlerde şeytana külahını ters giydireceğiz" sözü üzerinde düşünmek gerekiyor. Seçim sistemi ve siyasi partiler yasası üzerinde çalışma yapıldığı, iktidar bloğunun seçimi kaybetmemesi için neler yapılması gerektiğin  araştırıldığını izlemekteyiz.

İktidar bloğunun iktidarda kalmak için her şeyi yapacağını gösteren pek çok işaret var. Geçtiğimiz günlerde ani bir kararla üç muhalif milletvekilinin dosyaları Meclise getirilerek vekillikleri düşürüldü ve cezaevine gönderildi. CHP'li ve özellikle de HDP'li milletvekilleri hakkında sürekli yeni dosyalar hazırlanıp Meclise gönderiliyor. HDP'li Belediye Başkanlarının görevden alınması süreci devam etmekte. CHP'li Fındıklı Belediye Başkanı için de araştırma başlatıldı. Siyasetçiler, gazeteciler üzerinde yürütülen operasyonlar sürüyor. Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Belediye Başkanı seçilmesinde büyük katkısı olan Canan Kaftancıoğlu'na 5-6 yıl önceki sosyal medya paylaşımları nedeniyle verilen ceza onandı, hem de İmamoğlu'nun başkan seçildiği günün yıl dönümü olan 23 Haziran'da.     

Barolar ve diğer meslek odalarını muhalefet odakları olmaktan çıkartmak için çalışmalar yapılıyor. Barolar buna tepki olarak başarılı bir eylem gerçekleştirdi. Ancak iktidar kararlı görünüyor. İşçilerin kıdem tazminatları yine gündeme geldi. İşçi sendikaları eylem hazırlığında. İnfaz Yasası ile siyasetçiler, gazeteciler, aydınlar içeride tutulurken iktidar ortağına yakın çete liderlerinin serbest bırakıldığını hep birlikte gördük. Erdoğan da son açıklamasında, soysal medyaya yeni kısıtlamalar getirileceği izlenimi veren "sosyal medya konusunda güçlü bir hukuki altyapı oluşturmanın hazırlıkları içindeyiz" ifadelerini kullandı.

Tüm bunları ve burada yer almayan diğer pek çok gelişmeyi göz önüne aldığımızda iktidarın "gidici" olduğunu söylemenin, en azından şimdilik söz konusu olmadığı görülüyor. Muhalefet aktif bir mücadele vermezse, anti demokratik uygulamalara karşı topyekün ve güçlü bir direniş ortaya koymaz ise bırakın gitmelerini, muhalefetin daha da baskı altına alınarak, ağzını açamaz duruma getirilmesi hiç de zor olmayacak.

İlk seçimde AKP-MHP iktidar bloğunun yenilgiye uğratılarak, parlamenter sistemi yeniden hayata geçirecek bir iktidar seçeneği yaratılmak isteniyorsa "demokrasi ittifakı" oluşturulması kaçınılmaz görünüyor. Bu ittifakın da sadece eleştiri değil, ne yapmak istediklerini, nasıl bir Türkiye istediklerini halka anlatması gerekiyor. Evet, halk AKP'den uzaklaşabilir ama muhalefete oy vermesi için onların ne yapacağını, nasıl bir Türkiye hayali olduğunu da bilmek isteyecektir.