Ne yapmalı?

Samir JAFEROV 25 Nisan 2020 Cumartesi, 10:47

"Toplumda yaşamak ve o toplumdan azat olmak olmaz" Vladimir İlyiç Lenin.

Bildiğimiz gibi dünyaca tanınmış devrimci, düşünür ve Ekim Devriminin banisi Vladimir İlyiç Lenin (Ulyanov) 22 Nisan 1870 yılında doğmuştur. Her ne kadar görüşlerine katılmasam da, siyaset, iktisat ve felsefe gibi bilimlere yaptığı katkılar ve dünya tarihinde bıraktığı ize bakarak, dahî bir insan olduğunu söyleyebilirim. Bu sebeple doğumunun 150. yıl dönümünde kaleme aldığım makaleye Vladimir Lenin'in sözleriyle başladım. Ayrıca makalenin ismini Lenin'in aynı isimli eserinden "Ne yapmalı?" koydum.

Bugün yazımda cihanı kasıp kavuran, 'Covid -19' koronavirüs salgınının önünü kısa sürede ve az zararla nasıl alabileceğimizi incelemeye çalışacağız. Zaten görsel ve yazılı basın sayesinde az çok hepimiz dünyada ve Türkiye'de gelinen durumu biliyoruz, bundan dolayı bilinenleri burada tekrarlamak yerine kısa öneriler ortaya koymaya çalışacağız.

Globalleşen dünyada hiçbir ülke ekonomik olarak tek başına varlığını sürdüremez ve diyebiliriz ki tüm insanlık birbirine sıkı sıkıya bağlı. Bu nedenle her yerde epidemi bitse bile, bir ülkede kalırsa en kısa zamanda tüm dünyaya yeniden yayılacaktır. Bunu geçtiğimiz üç ayda Çin örneğinde yaşadık. Demek ki çözüm topyekûn ve tüm dünyayı kapsamalı ve tüm toplumlarca aynı anda aynı titizlikle uygulanmalı.

Birleşmiş Milletler Örgütü ve onun yan kuruluşu olan Dünya Sağlık Örgütünün geçtiğimiz süreçte başarılı olduğu söylenemez. Zaten BM tüzüğünü dikkatlice incelediğimizde tüm gerçek yetkilerin BM Güvenlik Konseyine, daha doğrusu onun daimi beş üyesine verildiğini görüyoruz.1945'ten günümüze varlığını sürdüren ve İkinci Dünya Savaşını kazananların ürünü olan bu kurumun tarihine baktığımızda çok az işlevsellik ve somut çözüm görebiliyoruz. Burada gelişmiş büyük ülkelerin küçük veya azgelişmiş ülkelere son 75 yılda yaptıkları direkt ve dolaylı sömürüyü ve zulmü anlatmanın gerekli olmadığını düşünüyorum.

Yakın tarihlerde Afganistan, Karabağ, Bosna Hersek, Ruanda, Doğu Türkistan, Myanmar, Suriye ve başka birçok yerde yaşanan soykırım, etnik, dini temizlik ve insan hakları ihlallerinde BM bazı kararlar alsa da, Güvenlik Konseyinin daimi beş üyesinin çıkar çatışmalarından dolayı hiçbir acı olay önlenememiştir. Mevcut uluslararası yapının ve kurumların güvenlik konusunda başarısızlığı tescillenmiştir. Covid-19 olayında ise aynı kurumların sağlık alanındaki başarısızlığı net biçimde öne çıktı. İnsanlık açlıktan, yoksulluktan, hastalıklardan, savaşlardan, uluslararası suçlardan başlayarak teröre, ekolojik sorunlara kadar onlarca tehditle karşı karşıya. Nükleer fizikte radyasyonlu maddelerin kritik kütlesi diye bir kavram söz konusudur. Örneğin Uranyum-235 için bu kütle 50 kilogramdır, yani 50 kilogram Uranyum-235 bir arada olursa kendi kendiliğinden zincirleme nükleer reaksiyon başlar. Covid-19 pandemisi bize dünyamızın bazı sorunlarının artık kritik kütleye ulaştığını gösterdi. Uluslararası karar alma mekanizmaları yeniden yapılanmasalar insanlığın orta vadede bile bir geleceği olmayabilir.

Türkiye, tarihi, coğrafyası, ekonomisi ve en önemlisi medeniyeti ile hem Batıyı hem Doğuyu temsil eden çok kültürlü bir ülke.

Türkiye'nin önderliğinde en kısa sürede tüm dünya liderlerinin katılacağı video konferans düzenlenebilir, ülke liderlerine Somut Harekat Planı adı altıda kısa bir eylem planı sunulur...

1. Tüm ülkeler ulusal mevzuatlarında bir hafta içinde aynı yasayı kabul ederek tüm otoriteyi uluslarüstü bir kuruma bir ay süreyle devrederler.

2. Her ülkede güvenlik, tıp, teknik ve idari personelden oluşan ve önceden birkaç kez Covid-19 testine tabi tutulan 'temiz' timler oluşturulur. Bunların sayıları nüfusla orantılı olarak tespit edilir. Seçim kriterleri de Gaetano Mosca ve Vilfredo Pareto Elit teorilerine göre belirlenir. Yani her toplumun sözde değil, her meslekte en başarılı olan gerçek eliti bu timlere seçilir.

3. Dünyada yaklaşık 7,6 milyar insan yaşadığını düşünürsek, bu timlere dünya nüfusunun en azından yüzde 1'i civarında olduğunu varsayarsak toplamda yaklaşık 76 x 3 milyon teste ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Bir testin maliyetinin 20-30 dolar arasında olduğunu varsayarsak, sadece testler için dünya çapında 7-8 milyar dolar gerektiğini görüyoruz. Her ülkede farklı olmakla birlikte, bir insanın aylık asgari gıda ihtiyacı 200 dolar civarındadır, yani 7,6 milyar x 200 yaklaşık 1,5 trilyon dolarla tüm dünyayı minimum düzeyde bir ay besleyebiliriz. Doğal olarak akla ilk gelen planın finansman boyutu olacaktır. Finansman kaynakları ise bir sefere mahsus servet vergisi ile karşılanacaktır. 2019 yılı Davos ekonomik zirvesinde açıklanan bir rapora göre dünyada yüzde 1 olan zengin kesimin servetine getirilecek yüzde 1'lik bir vergi 418 milyar dolar kaynak sağlar. Yani görüyoruz ki bu kesime yüzde 4 bir vergi ile tüm dünya çapında Covid-19 mücadelesi finanse edilebilir. Okuyucularımız beni Thomas More gibi sosyalist ütopistlerin düşüncelerine kapıldığımı, planın teknik olarak tüm dünyada, özellikle azgelişmiş Afrika, Asya ve Latin Amerika ülkelerinde icrasının imkansız olacağını düşünebilirler. Ama günümüz bilişim teknolojisi ile tüm ülkelerin mevcut veri tabanları birleştirilerek ve azgelişmiş ülkelere personel desteği verilerek bu çözülebilir.

4. Bu hazırlık tedbirlerini dünya çapında bir ayda yapıp ve herkesin gıda ihtiyacını karşılayarak 15-21 günlük bir sokağa çıkma yasağı ilan edilebilir. Bu süre zarfında tespit edilen tüm hastalar ve aile üyeleri ağırlık derecelerine göre ya evde ya özel hastanelerde gözetim ve tedavi altına alınırlar. Zaten bugün kısmi olarak bu yapılmaktadır ama topyekûn yapılmadığı için ve dışarıda vatandaşla temas serbestliği olan personelin test edilmemesi ve tedbirlerin her ülkede farklı uygulanmasından dolayı makalenin başında da belirttiğim gibi bu ateş söndürülemeyecek.

Covid-19'un kesin özellikleri ve gelecekteki insan vücudundaki etkileri tam bilinmiyor ve tahmin edilemiyor. Fransız bilim insanı Profesör Luc Montagnier, Covid-19 virüsünün RNA'sında, HIV RNA'sına ait parçaların bulunduğunu açıklayarak, bunun yapay olduğunu geçen günlerde iddia etti. Rusya sağlık denetleme kurumu Rospotrebnadzor Başkanı da, geçtiğimiz hafta virüsün suni olabileceğini söyledi.

Vladimir Lenin'in sözlerinin günümüzde geçerliliğinin artık sadece yaşadığımız toplum değil tüm dünya için geçerli olduğunu düşünmekteyim, yani biz yaşadığımız dünyadan azat olamayız. İnsanlığı bekleyen tehlikeleri bertaraf etmek için dünya çapında olağanüstü hal mekanizmalarına ihtiyacımız var.