Utanç duyuyorum...

Pelin AKDEMİR 25 Aralık 2017 Pazartesi, 09:05

Almanca'da "fremdschämen" kelimesinin anlamı "bir başkasının hal, tavır ve davranışlarından ötürü utanç duymak, sorumluluk duymak" demek. Bu kelime Türkçe'de olsaydı acaba kaç kez kullanmamız gerekirdi? Utanç duyduğum bazı durumları sıralamak istiyorum...

Bütün dünyanın kabul ettiği bir hırsızın ülke olarak korunmaya çalışılmasından utanç duyuyorum...

Geçmiş dönemde bakanlık yapmış insanların, bütün dünyayı ağzı açık bırakacak rakamlarla rüşvet yediği halde, hala daha hiçbir şey olmamış gibi rahatlıkla dolaşmalarından, hükümetin bu konu hakkında tek kelime bile etmeyerek yok saymasından, göz yummasından utanç duyuyorum...

Ülkemin adının bir Rezaletle anılmasından utanç duyuyorum...

Dünyaca ünlü hırsızın yargıladık denilerek serbest bırakılmasından ve sonrasında 'hayırsever' olarak ödüllendirilmesinden utanç duyuyorum...

Ülkeme verilen zararı göz ardı edip, 'siyasi bir operasyon', 'casus' denilerek iç siyasete oynanmasından utanç duyuyorum...

Enflasyondan sivri biberi sorumlu tutarak 'hain' ilan eden bakanın hırsıza verdiği ödülü 'Bizim için geçmiş, konuşulmaması gereken şeylerdir' diyerek örtbas etmesinden utanç duyuyorum... Kim bilir o konuşulmaması gereken geçmişte neler oldu?

Maaşı 18 bin olan bakanın 1404 lira ile evini geçindirmek zorunda olan asgari ücretliden 'fedakârlık' beklemesinden utanç duyuyorum...

Sabah akşam açıklama yapıyor diye televizyonlardan bir kişinin hakaretlerinin yayınlanmasından utanç duyuyorum...

Dibe vuran eğitimin 'şahane' gösterilmesinden, öğretmenlerin değersizleştirilmesinden, öğrencilerin tarikatlaştırılmasından utanç duyuyorum...

Hür düşünceyi savunan gazeteciler, yazarlar günlerce tutuklu olduğu halde, gülerek serbest bırakılan IŞİD'cileri örnek alan teröristlerin Türkiye'de yargılanmak istediklerini söylemesinden utanç duyuyorum...

"Bu ülkede artık yaşanmaz" cümlesinin her geçen gün daha çok dile getirilmesinden utanç duyuyorum...

Milyonlarca kişinin hayatının bir KHK'ya bağlı olmasından utanç duyuyorum...

Meclis'te konuşulması gereken düzenlemelerin 'sahibinden kaçırılarak' OHAL fırsatçılığına kurban edilmesinden utanç duyuyorum...

Akademisyenleri 'kan banyosu' ile tehdit eden mafya babalarının hükümet tarafından korunmasından utanç duyuyorum...

Son KHK ile 15 Temmuz Boğaz Köprüsü'nde hiçbir şeyden haberi olmayan askeri öğrencileri katleden şuursuz kitlenin, vahşetin meşrulaştırılmasından, savunulmasından utanç duyuyorum...

28 Şubat intikamıyla yanıp tutuşan kafaların askeriyeyle, jandarmayla, polisle hiçbir alakası olmadığı halde askeri eğitim verilerek 15 Temmuz darbe girişimini durdurmakta 'çok önemli' roller üstlendiğinin anlatan ne idüğü belirsiz kişilerin TV'lerde boy göstermesinden utanç duyuyorum...

Tecavüzcünün, katilin, sapkının kravatla takım elbiseyle 'iyi hal indirimi' alması ya da beraat etmesine rağmen 'anayasal düzene karşı' geldi denilerek paket program hapse atılan fikirlerini özgürce söyleyebilen aydınlara 'tek tip kıyafet' dayatmasından utanç duyuyorum...

Düşündükçe daha birçok şeyden utanç duyduğumu fark edip dehşete kapılıyorum. Ama en önemlisi 'dilsiz şeytan'a ortak olmaktan, geleceğe hesap verememekten utanıyorum.

Ya siz?

Yeni yılınızı nasıl kutlayacaksınız?