Kime inanalım? Size mi, krizin ateşine mi?

Pelin AKDEMİR 09 Şubat 2020 Pazar, 12:28

Bir baba, ismi Adem Yarıcı, iki gün önce sabah saatlerinde Hatay Valiliği'ne gitti. 42 yaşındaki iki çocuk sahibi Adem Yarıcı, Valilikteki yetkililere işsiz olduğunu anlattı ve yardım istedi. Valilikten ayrılan Adem Yarıcı, kısa bir süre sonra geri geldi. Bu sefer elinde bir bidon benzin vardı. Kimi işsizlik bunalımı dedi, kimi psikolojik rahatsızlık dedi ama ikna etmeye yetmedi Adem Yarıcı'yı. Döktü benzini üzerine, kendini ateşe verdi. Yarıcı'ya yangın tüpüyle müdahale edildi. Üzerine yapışan kıyafetleri kesilerek çıkartıldı.

Hatay Valiliği'nden Hatay Devlet Hastanesi'ne götürülen Yarıcı'nın hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilerek, "Sosyal hizmetlerden sosyal ekonomik destek yardımı, çocukları için şartlı eğitim yardımı ve şartlı sağlık yardımı almaktadır. Vatandaş, eşinden boşanmış ve uzaklaştırma cezası almıştır. Psikolojik rahatsızlıkları nedeniyle daha önce de kendini yakma teşebbüsünde bulunmuştur" açıklaması yapıldı. Açıklamada bahsedilen eğitim desteği 35 TL, olay 'psikolojik'.

Valilikten yapılan ikinci açıklamada ise, Hatay'dan Mersin Devlet Hastanesi'ne sevk edilen Yarıcı'nın ambulansta kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdiği duyuruldu.

Yarıcı'dan Türkiye'ye bir söz bir de fotoğraf kaldı. Yarıcı intihar sebebini, kendini ateşe verirken söyledi: 'Çocuklarım aç'

(Fotoğraf: Körfez Gazete)

Adem Yarıcı, Türkiye'ye ekonomik durumu hatırlattı.

TÜİK'in verilerine göre 4 milyon 396 bin insanın hayatı bu olayla bir kez daha hatırlandı. Daha bir ay öncesinden açıklanan rakamlara tekrar bakalım.

TÜİK'in verilerine göre;Türkiye'de işsizlik oranı 2019 ekim ayında 2018 yılının aynı ayına göre 1,8 puan artarak yüzde 13,4'e yükselirken, işsiz sayısı ise 608 bin kişilik artışla 4 milyon 396 bine çıktı.

DİSK'in verilerine göre ise; dar tanımlı işsiz sayısı TÜİK verileriyle aynıyken geniş tanımlı işsiz sayısı 7 milyona çıktı. İşgücüne katılım oranında herhangi bir artış olmazken, genç işsizlerin sayısı, iş bulma ümidi olan insanların sayısı sürekli azalıyor. Her dört gençten biri işsiz. Her dört işsizden biri Üniversite mezunu.

İşsizlik rakamlarında yıllardır süren bu artış, neden dikkat çekmiyor?

Oysa Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ne tesadüftür ki, iki gün önce "Türkiye için değişim başlıyor" programında, enflasyonla sıkı mücadeleler sonucunda 2019 yılının sonunda enflasyonda tek haneyi gördüklerini ve yılı 11,8 kapattıklarını söylemişti. Albayrak, "Böyle devam ederse yüzde 5 baz büyüme oranı beklentilerimizin üzerinde yaşanır.", "Ekonomimiz 2019 yılı ilk çeyreği itibarıyla büyüme eğilimine geri dönmüştür", "İhracat rekoru kırdık" gibi cümleler kurmuştu.

Türkiye'de ekonomi öyle bir şey ki kimisi için büyürken, kimisi için küçülüyor; kimisi için atılım gösterirken, kimisi için Adem Yarıcı gibi ölüm sebebi oluyor.

Daha öncede üzerine benzin döküp kendini yakan insanların haberlerini okuduk. Hepsine 'psikolojik' dendi. Oysa hepsi devletin kapısına dayanmıştı. Oysa hepsi üzerine ateşi çakarken 'açım aç' diye bağırıyordu.

Kime inanacağımızı şaşırdık. Size mi inanalım, krizin ateşine mi?