Kaftancıoğlu, kızına ne söz vermişti?

Pelin AKDEMİR 31 Ağustos 2019 Cumartesi, 09:41

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, Bursa'da Barış Manço Kültür Merkezi'nde CHP Yıldırım İlçe Örgütü tarafından düzenlenen konferansa katıldı. 31 Mart Yerel Seçimleri'nde ve tekrar edilen 23 Haziran'daki İstanbul seçimlerindeki başarının nasıl elde edildiğini Bursalılara anlatan Kaftancıoğlu, konuşmasına "Size bir hikaye anlatacağım" sözleriyle başladı. Kaftancıoğlu'nun örgütlü mücadelenin nasıl olması gerektiğini anlattığı konuşmasında atlanmaması gereken cümleler var.

Hikayeleri yazmak için hayal kurmanın gerektiğini belirten Kaftancıoğlu, hikayelerde zalimlerin ve mazlumların olduğunu, hikaye yazmayı bilmeyenlerin ise hayal kuramayan, okumayan kişiler olduğunu aktardı. Kaftancıoğlu, hayal kurmak için ise etrafını gözlemlemek ve okumak gerektiğini belirtti.

Pir Sultan Abdal ve zalim Sivas Vali'sinden, 19. Yüzyıl'da Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının inandıkları ilkelerin peşinden gittiklerini ve zalimlere göğüs gerdiklerini, 2013 yılında ise halkın zalime 'dur', 'tek başına karar veremezsin' dediğini aktaran Kaftancıoğlu, İstanbul Kongresi'ndeki '-mış gibi yapmayacağız' sözünü hatırlattı. Kadınlara değer vermek gerektiğinin her zaman dile getirildiğini söyleyen Kaftancıoğlu, "Oysa listeler yazılırken kadınlar aklımıza gelmiyor" ifadeleriyle söylenen sözlerin yapılması gerektiğini de vurguladı.

"Birbirimizin değerini bilmiyoruz. Örgüt olmak, örgütlü olmak, birbirine değer vermek, birbirine verilen değeri hissetmekten geçer" sözlerini Kaftancıoğlu, Mehmet Zeki Tekiner'den bir anekdot anlatarak aktardı. Mehmet Zeki Tekiner, ön seçimden birinci çıktığı halde ön seçimden ikinci çıkan arkadaşına sağ-sol olayları, faili meçhul cinayetler, tutuklamalar nedeniyle yerini verir. Tekiner, il başkanı olur. Arkadaşı ise  Meclis'e milletvekili olarak gönderilir. Mehmet Zeki Tekiner, 17 Haziran 1980'de uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybeder.

Kaftancıoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Örgüt olmak, örgütlü olmak, bir şey olmak için değil, hep birlikte bir şey başarmak için mücadele etmektir. 'Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?' duygusuyla değil, hep birlikte bu işi nasıl başarabiliriz düşüncesiyle yol almaya çalıştık. İstanbul'da da bizim sihirli bir değneğimiz yoktu."

"Çalışmak" fiiline özellikle vurgu yapan Kaftancıoğlu, "Ne için mücadele ettiğimizi biliyorsak, memleketin aydınlık geleceği için mücadele ettiğimizi biliyorsak toplumun diğer kesimleri ile eşitlik, özgürlük, kardeşlik ve Cumhuriyet'in değerleri paydasında bir araya gelmemize engel hiçbir şey yok"

"Sahici ve samimi" olduklarını da özellikle vurgulayan Kaftancıoğlu, "İstanbul hikayesinin temeli, İstanbul'u saraydan alıp halka vereceğiz idi. Milyonlar bize inandı. Çünkü inandığımız anlattık. Seçim vaadi vermedik insanlara. İnsanları dinledik sadece. Yapacaklarımızı söyledik. Hikayemizin en büyük sihri buradaydı" dedi. 

"Siyasetçi olmak, her şeyi bilen değil, her konuda fikri olan değil, doğru bilgiye nereden ulaşacağını bilen ve bunu da vatandaşla doğru şekilde paylaşandır" diyen Kaftancıoğlu, herkese söz hakkı vermeyi, gençleri dinlemeyi öğrenildiği zaman başarının geldiğini aktardı.

Kaftancıoğlu'nun konuşmasının ardından ise Soru-Cevap kısmına geçildi. Soru-Cevap kısmında söz hakkı alan bir partili üyenin CHP Bursa İl Başkanı'na hakaret ederek mikrofon fırlatmasıyla ortalık bir anda karıştı. Hakareti kabul etmeyen dinleyicilerin bir kısmı sadece "terbiyesiz" diyerek tepki gösterirken bir kısmı ise arbede yaşanmasına neden oldu.

Yaşanan bu tatsız olay ise Kaftancıoğlu'nun konuşmasında bahsettiği "çıkarlara göre karar vermek yerine ilkesel ve ortak değerlerde buluşmanın" ne kadar değerli olduğunu gösterdi.

Ortamı sakinleştirmeye çalışan Kaftancıoğlu, mikrofonu tekrar eline aldı. Kaftancıoğlu, kızının her seçim olduğunda "Niye üzgünsünüz ki zaten kaybedeceğinizi biliyoruz. Siz neden hep kaybeden partiyi tutuyorsunuz? Bir kere de kazanan partiyi tutsanıza" dediğini aktardı. Kaftancıoğlu, kızına bir gün şunları dediğini aktardı:

"İnanarak mücadele edildiğinde, inananların da birbirine sataşanlar değil, birileri gibi kavgayı arttıranlar değil, kol kola durup inananların da sana seçim kazandırttığını göstereceğim. İstanbul seçimlerimde ise kızıma 'Kızım bak, inanarak çalışırsan kazanıyorsun' demek en büyük motivasyon kaynağımdı. Türkiye hikayesi, kimsenin kimseye karşı düşmanlık üzerinden ayrışmasına izin vermediğimiz de başarıya ulaşır. Biraz önceki manzaranın Türkiye'nin nefes almasına engel olmasına müsaade etmeyin."

Bir kişinin "Faşizme karşı omuz omuza" sloganı atması üzerine ise Kaftancıoğlu, "Biz birbirimize karşı faşizm sloganları atmayalım. Saray'daki faşizm varken bizim içimizde faşist olmaz" dedi.

ABD'li amiral Hyman G. Rickover, "Küçük insanlar kişileri, normal insanlar olayları, büyük insanlar fikirleri tartışır" demiş.

Günümüz siyasetinde, siyasetçilerinde ise en çok rastladığımız kişilerin ya da olayların tartışılması. Kaftancıoğlu'nun bahsettiği 'örgüt olma, örgütlü mücadele etme' fikrini siyasette harekete geçirebilecek 'büyük insanlar'a ihtiyaç duyuyor Türkiye. Yoksa her gün okuduğumuz, izlediğimiz gibi kişileri ya da olayları kısır döngüde tartışmaya devam edeceğiz.