Torpil Bakanlığının Pinokyosu!

Pelin AKDEMİR 19 Mayıs 2017 Cuma, 02:46

Boğaza düğümlenen, yutkunamadığımız haksızlıklar. Bir de baştan kabul edenlerle mücadele etmek var. Boşver, zaten böyle olacaktı, zaten belliydi diyerek hakka tecavüzü meşrulaştıran kabullenişler. Evet, birtakım adamların haksızlıktan başka yaptığı bir şey olmadığı biliyoruz da neyi, neden kabulleniyoruz?

Millî Eğitim Bakanlığı'nın adını 'Millî Torpil Bakanlığı' olarak değiştirsek bugünkü işlevine daha uygun düşer. Bütün basında müjde olarak bangır bangır yayınlanan Sözleşmeli Öğretmenlik atamalarının mülakatlarında yapılan hak yeme, torpille atama yapma hiçbir basında, hiçbir köşe yazısında yer bulamıyor nedense kendine.

30 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan İtiraz dilekçesi başlıklı yazımda da bahsettiğim gibi 10 dakika bile sürmeyen iki soruyla öğretmenlerin hayalleri, gelecekleri, umutları çalınmaya devam ediliyor.

Milli Eğitim eliyle öğretmenlerin mesleğini icra etme hakkına tecavüz edilmeye devam ediliyor. Kısa zaman dilimlerinde bile eğitimde birçok değişiklik yapılabiliyorken (15 dakika kuralı, eğik yazıdan dik yazıya geçilmesi, müfredatın değişmesi, YÖK Dil'in getirilmesi gibi) değişmeyen OHAL, haksız ihraçlar ve atamalarda yapılan torpiller artık kolaylıkla kabul edilebilir hal aldı.

Şubat ayında yapılması gereken bu sene 19 Temmuz'a kadar uzanan, her sene kadrolu yapılırken bu sene OHAL KHK'larının fırsatçılığı ile sözleşmeli olan öğretmen atamalarının mülakatları 13 Mayıs'ta sona erdi. Mülakatlara KPSS puanıyla ve alınacak sayının üç katı öğretmen çağrıldığı için bende KPSS 80,16 puanımla çağrıldım. Çektiğim zarftan çıkan iki sorumu, ikisi de tamamen yoruma bağlı sorular, cevapladıktan sonra çıkabileceğimi söylediler. Başıma ne geleceğini hissetmişim gibi Eylül ayında uğradığım haksızlığı ve sonuçlarını anlattım. 'Sizin vicdanınıza bırakıyorum' dedim. 'Vicdan' meğerse bir adamın ağzında çiğnediği sakızmış.

Görevlilerin en yetkili olduğunu anladığım kişi 'Bu puanları sadece biz vermiyoruz. Biz puan verdikten sonra bu puanlar devletin elinde 10 kere değişiyor.' dedi. Ne kayıt var ne yazı tutanağı. İtiraz ettiğimde bu sözlerin bana söylendiğini nasıl kanıtlayabilirim? Hangi yolla delil gösterebilirim?

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, mülakat puanlarının açıklanmasından bir gün önce mülakatlarda en fazla +5, -5 standart sapmasının olacağını söyledi. Yani alınan KPSS puanından 5 fazla veya düşük puan verilebilecek.

Mülakat sonuçları açıklandı. Puanım: 50,34. KPSS puanım: 80,16.

Şimdi soruyorum, İsmet Yılmaz ilkokul birinci sınıfından itibaren matematik dersinden kalmamışsa, matematik benim duymadığım bir anda mı değişti? Ya da İsmet Yılmaz pinokyoya burnunu kıskandırtacak şekilde profesyonelleşti. Peki bu devletin elinde alttan alta değişen puanlamalarda benim ya da yeniden puanı bu kadar düşürülen öğretmenlerin ne suçu var?

Artık açıkça torpilin döndüğü, herkesin 'git partiye üye ol kesin atanırsın' aymazlığında bulunduğu, eğitim adına gelecek vaat eden bütün yolların kapatıldığı bu dönemde hakkıyla mesleğini yapmaya çalışan öğretmenlerle devletin ne alıp veremediği var? Ses olmak istiyorum benim gibi mağdur edilmiş binlerce öğretmenin adına. Yılların emeğinin bir iki kişinin dilinde yok olmasına sebep arıyorum.

Sayın İsmet Yılmaz, biz öğretmenler biliyoruz; bildiğimiz, gördüğümüz, yaşadığımız haksızlıkları boğazımızdaki düğümle, gözümüzdeki yaşla, içimizdeki kıvılcımla geleceğe anlatabiliyoruz da siz nasıl anlatacaksınız binlerce öğretmenin, öğrencinin hayatını, geleceğini kararttığınızı? Geleceğe nasıl hesap vereceksiniz bunca insanın ahıyla?

19 Mayıs 1919'da bir ülkenin kurtuluş ışığından, özgürlük sesinden 98 sene sonra 'Gelecek Nesiller' hangi torpilli, partili öğretmenin, hangi parçalanmış sistemin eseri olacaklar?

@pelinak08