CHP nasıl iktidar olamaz?

Özcan YAZICI 26 Eylül 2019 Perşembe, 18:35

Soru size şaşırtıcı mı geldi?

Belki de...

Doğal akış gereği "CHP nasıl iktidar olur?" diye soru sorup yanıtını okumayı umabilirdiniz.

Ama ben size Türkiye'nin en büyük muhalefet partisi ve haliyle iktidarın "potansiyel" en büyük adayı CHP'nin "nasıl iktidar olamayacağını" "garantili" biçimde anlatacağım...

Öncelikli olarak CHP, iktidar olmak için toplumu algılamaya dönük uğraşlara, buna bağlı yeni politikalar geliştirmeye kesinlikle girişmemeli. Olur da, CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in birkaç gün önce sarf ettiği, "Türkiye'de yeni ve çok büyük bir dip dalgası oluştu. Bu dalga aşağıdan yukarıya doğru bütün siyasetin dilini ve kültürünü değiştiren bir güç taşıyor. Bunu doğru okuyamayan ayakta duramaz" sözünü kesinlikle ciddiye almamalı ve buna ilişkin arayış, çaba göstermemeli.

CHP, asla kendi siyasi programını, gündemini oluşturarak toplumu ikna etmek, onlarla bağ kurmak için cesurca çözümler sunmamalı ki, hep kaygılandığı iktidarın siyasi algı operasyonlarının tuzağına, tehditlerine düşmesin! CHP risklerini üstleneceği kendi programının cesaretine kapılmamalı ve hep arafta beklemeli ki, halk kendisine ne sunduğunu tam olarak anlamasın!

CHP, örgüt yapısını, kadro yapısını asla değiştirmemeli. Yılların deneyimine sahip mevut siyasi kadrosunu bozmamalı. Nasıl olsa ülkenin, dünyanın tüm sorunlarına vakıf ve tüm çözüm önerilerini de keşfetmiş olan, parti içinde aktif siyasi tartışmalara ihtiyaç duymayan bu kadro yapısıyla heyecanla iktidara gelmeyi, "beklemeli"...

Hele, "gençleri ve kadınları" aktif siyasete davet etmek, katmak gibi çok riskli, belirsiz uğraşlara asla yönelmemeli. Keza, gençlerin ve kadınların geleceğe dönük enerjisi, üretkenlikleri ve beklentilerinin "değiştirici" nasıl sonuçlar doğuracağını kestiremezsiniz... En iyisi, yaşlanarak deneyim kazanıp, siyasete hasbelkader girmeleri için lütfen sıralarını beklemeliler...

Haliyle, CHP'nin üye sayısını artırmak için "özel bir çalışmaya" girmesine, mesleklerinde başarılı, yetenekli, üretken insanları partiye davet etmesine de gerek yok; çünkü üye sayısını artırıp yeni üyelerin, kafaları karıştırmasının, koltuklara yeni talipler oluşturmasının alemi yok. "Ben seni seçeyim, sen beni seç" konforunu bozmaya, çok sayıda yeni üyeyle ortalığı bulandırmaya ne gerek var!

CHP, üye yapısını genişletmemeli ki, toplum içinde daha geniş siyasi çalışma yapma imkanı gibi zahmetli süreçlere girilmesin. Yeni üyelerle mahalle teşkilatlarının hareketlendirilmesine, bunun yaratacağı karışıklıklara yol açmanın anlamı yok!

CHP'de "üyelerin doğrudan seçim yapması, çarşaf liste, ön seçim" gibi imkanlara başvurulmamalı. Parti içi demokrasiyi güçlendirmenin, kurumsallaştırmanın durduk yere alemi yok. Ha keza aşağıdan yukarıya bir değişim dalgası oluşursa bunun nasıl bir değişim yaratacağını bilemezsiniz.

En iyisi ve garantilisi, "seçme, aday olma; karar ve irade beyanı" sunulmayan üye, daha sonra parti çalışmasına çağrılmalı, mutlaka klişe kavram ve çağrılarla motive edilmeli ki, üyelerinin çoğunluğunun desteklemediği mahalle, ilçe, il yöneticileriyle siyasi çalışmalar yapılsın. Hele hele seçim dönemlerine mutlaka bu şekilde gidilmeli ki, iradesine danışılmayan üyenin seçim çalışması için yüksek bir motivasyon ve moral oluşmasın! Zaten seçim çalışması için üyelere, parti organizasyon ve dinamizmine de ihtiyaç yok. Nasıl olsa siyasi çalışmaları ve seçim kampanyalarını artık sosyal medya üzerinden yürütmek, halka ulaşmak mümkün!

Parti tüzüğünde yazılı demokratik hak ve hukuk maddeleri olmasına rağmen, bırakın o yazılı kalsın! Uygulamada partinin temsil organlarına canlı bir tartışma ortamı ve çok adaylı bir demokratik yarışa girmenin şimdi gereği yok. "Tek adayla" ilçe ve il kongrelerine gidilmeli ki, sağ partilerin yaptığı onlarca örneği taklit ederek, bir kez daha iktidar alternatifi olunamayacağının sağlaması yapılsın. Nasıl olsa üyeyi küstürmenin, onu işlevsiz, değersiz kılmanın, "bir kez daha yenilmek, seçim kaybetmek" dışında bir değeri yok.

En iyisi CHP, iktidarın yıpranmasını, halkın iktidardan yaka silkmesini beklemeli. "Halk, nasıl olsa krizle boğuşurken alternatif arayacak ve CHP'ye yönelecek" diye, derin bir politik analize inanmalı, kenarda elleri ovuşturarak beklemeli. "Yeni siyasi hareketler ortaya çıkabilir, halk onlara da yönelebilir" diye kaygıya kesinlikle girilmemeli, kafa karıştırmanın, can sıkmanın zamanı değil!

CHP, iktidar namzeti olmamak için yapması gereken şey bugüne kadar yaptıklarını, sarsılmaz biçimde sürdürmeli; ezberlerini, alışkanlıklarını, klişelerini asla ve kat'a değiştirmemeli.

CHP, siyasi yenilgiler zincirine bir halka daha eklemeyi garantilemek için aktardığım bu yol ve yöntemlerden vazgeçmemeli!

İktidar olmak için Godot'yu bekler gibi beklemeli...