Sizin ora???

Osman ÖZDEMİR 15 Aralık 2019 Pazar, 11:17

Bir sabahtı. Otelin bahçesinde arabamıza binecekken tam "almaz mısınız?" diye bir ses duyduk. Kaldığımız otelin yaşlı sahiplerinden Fakidis amcaydı...

Bir fuar organizasyonuna katılmıştık bundan bir on yıl kadar evvel. Fuar Yunanistan'ın Selanik şehrinde oluyordu. Fuar şirketiyle tüm anlaşmalarımızı ve teyitlerimizi yapmıştık. Sıra Selanik'e nasıl, neyle gidilecek ve nerede kalınmaya gelmişken fuar şirketinden o konuda da yardımcı olacaklarını söylediler. Fuar şirketinin aynı zamanda tur firması da varmış. Hasıl-ı kelam, tur şirketiyle gittik. Bizlere günlüğü doksan evroya apart otel ayarlamışlardı.

Yerleştikten sonra otelin sahibi kadınla sohbet edince öğrendik ki günlüğünü yirmi beş evroya anlaşıp bizlere muhtelif tarifelerden pazarlamışlar. Bunu yapan Türkiyeli firma ve insanlarımızdı. Neyse sonunda öğrendik ki yanımızda Fakidis Otel varmış ve günlüğü on beş evroya imiş ve geçtik biz de Fakidis Otel'e.

Otelin sahibi iki yaşlı ton ton amca ve birinin adı Fakidis, otele adını vermiş. Uzun zaman oldu gerçi ama hafızam yanıltmazsa yetmiş beşli yedili yaşlarda iki kardeş. Otel deniz kenarında. Selanik'i bilenler bilir Perea bölgesindeydi otel. Yerleştikten sonra fuara gidip gelirken ve otelde kalırken bu ton ton amcalarla sohbet ede ede muhabbeti ilerletmiştik. İkisi de çok iyi Türkçe biliyor ve konuşuyorlardı.

İşte bir sabah, ''oğlum almaz mısınız'' sesiyle döndüğümüzde elinde kocaman üzüm hevengiyle bulduk Fakidis amcayı. Teşekkür ettik kendisine. Ama o ihtiyar amca dönüp bize ''oğlum bu Yunan üzümü değil. Bu bizim oranın üzümüdür'' demez mi. Haliyle şok olduk ve anlamadık ilk başta. Nasıl bizim oranın üzümü diye sorduğumuzda ise o bize ''oğlum Yunan üzümünü sevemedim. Benzemiyor bizim oranın üzümüne. Bizim oranının üzümünün tadı bir başka oluyor. İşte ben de bizim oradan getirttim ektim tutmadı. Ektim tutmadı. Ama ben de inat ettim ve sonunda tuttu. Şimdi ağız tadıyla bizim oranın üzümünü yiyoruz'' deyince hepimiz bir tuhaf olmuştuk. Karşımızda yetmişli yaşların sonlarında olan bir ihtiyar adam bize '' bizim ora'' diye bahsediyordu.

Hikayeleri Kurtuluş Savaşı'na ait dönemde geçen insanların dramlarıydı. Aslen Samsun'luymuşlar. Samsun'un Rum kökenli vatandaşlarımız. Savaştan sonra mübadele anlaşması yapılınca Türkiye ve Yunanistan arasında onlar bir yaşında iken Yunanistan'a gönderiliyorlar. Ve Yunanistan'da Selanik'e yerleştiriliyor bu Rum aileleri. Haliyle muhacir oluyorlar. Gelin Fakidis amcadan dinleyelim isterseniz gerisini.

"Oğlum bizim aileler anne babalar Yunan'a geldiklerinde Selanik'in kenar (bugünün güncel ifadesiyle varoş) mahallelerine yerleştiriliyorlar. E haliyle muhacir muamelesi yapıyor Yunan, bizim ailelere, büyüklere. Şehrin en kenar ve en kötü şartları olan yerlere. Hayat şartları çok zor olan yerler. Bize 'Türk dölü' der ve hor görürdü Yunan. Gerek günlük hayatta gerekse mekteplerde çok sıkıntı yaşadık yaşardık bundan dolayı. Ve annelerimiz babalarımız evlerde haliyle Türkçe konuşurlardı. Bizleri de sıkı sıkıya tembih ederlerdi, 'sakın dışarıda Türkçe konuşmayınız' diye. Çok sıkıntı çektik oğul çok. Türkçemizin güzelliği oradan gelir. Anne babalarımızın evde Türkçe konuşmalarından. Ve memleket hasretiyle öldü bizim büyüklerimiz. İşte ben de bu üzüm ağacına bağladım memleket hasreti ve özlemini. Kaldı ki Yunan'ın üzümünün de hiç tadı yok, sevemedim. Sonunda tutunca bu asmam sizlere de ikram etmek istedim.''

Evet, memleket hasreti. Evet, muhacirlik, göçmenlik ne kadar da dram dolu bir hikayesidir insanoğlunun. İradesi dışında köklerinden, atalarından, topraklarından ve ölülerinden bile koparılmak ne kadar da insan olmanın ötesinde bir tahayyüldür. Gittiğin yerde hor görülmek, dil, kültür bilmemek ne kadar zor ve anlaşılmaz bir duygudur. Fakidis amcanın hikayesi, aslında insanoğlunun hayat denilen yolculuğundaki en dramatik serüvenidir. İşin garip ve garip olanı ise dünya coğrafyasında halen bu yolcululuğun ve serüvenin tüm insanlık dışı uygulamalarla devam edip uygulanıyor olmasıdır.

Evet Fakidis amca üzümü sunarken bize ''bizim oranın üzümü'' demişti...

YA SİZLERİN ORASI NERESİ? YOK MUDUR YANIBAŞIMIZ DA ''BİZİM ORASI'' OLAN İNSANLAR.
EVET
SİZİN ORASI NERE?

İYİ PAZARLARINIZ OLSUN EFENDİM...

SAYGIYLA...
SEVGİYLE...
MUHABBETLE...