Genç kızın hayat yolculuğu - 2

Osman ÖZDEMİR 13 Kasım 2019 Çarşamba, 01:00

"Siz sevgili dostlarımızla, yeni bir hayatın kapısından geçerken;

Ben: A...    ...r
ve
Ben: M...    ...k

bizim bu mutlu günümüzde kolkala geçelim istedik. Kolumuza girmek için lütfeder misiniz..."

Ah İnci abla ah. Beni bir defileyle tekstil sektörüne girmemi sağladın. Defilenin tanıtımında benden agresif, delidolu genç bir yetenek diye bahsetmiştin. Ve nikah davetiyemizi bile değişik, alışagelmişin dışında tasarladın. Neleri ne de çabuk yaparsın böyle.

İlk göz ağrım, bebeğim, ruhumun, iç dünyamdaki fırtınaların resmi olan defilem bitmişti. Ertesi ve sonraki günler medya öyle haber ve yorumlarla doluydu ki, kendimi kaybetmemem mucizeydi. Bereket sağımda annem, solumda İnci abla vardılar.

Daha ben bunların hazmıyla boğuşurken, meğer annemle İnci ablam hayat yolumun kaderini çoktan çizmişler bile.

Hayatımda ilk kez gece kulubüne gittiğimiz akşam ve defileyi de ön sırada izlemiş olan, adını dahi bilmediğim kişiyle İnci abla görüşmüş benden, annemden habersiz.

Hatırlıyorum defile bitip selamlama faslında gözlerini benden ayırmadan İnci ablayla konuşmuşlardı. Meğer o gece İnci abladan randevu alıp başbaşa rahat konuşmuşlar. Mevzuu tabiki de benmişim. Açılmış beyefendi. Beni o gece ilk gördüğü gibi unutamadığını söylemiş. Ve bana ulaşmak için her yolu denediğini, lakin bir sonuca bilgiye ulaşamadığını anlatmış. Ta ki defilemin haberlerine kadar. İşte o zaman kararını vermiş izlemeye ve beni bir kez daha yakından görmeye. Orgizasyonu da İnci ablanın yaptığını öğrenince daha bir rahatlamış olduğunu. Çünkü ortak dostları çokmuş. Ben sonradan öğreneceğim İstabul'un sayılı, önde gelen iş adamlarından olduğunu. Ve yıldırım aşkından dem vurup benimle evlenmek istediğini söylemiş İnci ablaya en sonunda. İnci abla güngörmüş kadın. Annesiyle bir konuşurum deyip sonlandırmış görüşmeyi.

İnci abla en kısa zamanda anneme ziyarete gelmiş ve olduğu gibi anlatıp aktarmış. Annem olumlu baktığını fakat kızımın da fikrini almalıyım demiş. Ki o zamanlar için annemin bu yaklaşımı ilerici bi yaklaşımdı. Çünkü o zamanlar kızlara sorulmazdı fikri. İsteyeni olur ve makul de bir ailesi ise verirlerdi hemen kızları.

Bir akşam annem çay koydum gel de analı kızlı, hem içip hem de az laflıyalım dedi. Çayları içerken annem ordan burdan alâkasız mevzu açmaya çalışıyor. Nedense sanki bana birşey söylemek istiyormuş gibiydi. Ve birden " minik kuşum evlenmeyi düşünürmüsün?"

Ben şoktayım tabi bu ani soru karşısında. Kafamda binlerce soru uçuştu çarpıştı. Ve tüm sorular bir kelime de toplandı: "Evlilik!!!"

Uzaktan baktım-baktırdılar bana, ondan habersiz. Dikkatli baktım ve oydu.

Her surette babamı aradım, arıyordum. Benden büyük yüzlerin izlerinde.

Çünkü ben;

"Babamın öldüğü yaştayım."