Altıparmak'taki Çarklı Değirmen

Okan ARAS 19 Ocak 2020 Pazar, 16:56

Harabeydi toparlandı; uzun yıllar kahve gibi çalıştı, spor da yapıldı, danslar edildi, cemiyetlere düzenlendi. Şimdi yeniden harabe halinde. Ve dün, bilinen-bilinmeyen nedenler sonrasında, yangın çıktı; hızla yok edilecek gibi.

Bursa'nın ilk sanayi kuruluşlarının toplandığı Cilimboz Deresi bölgesini; çevresinde ve üzerindeki tesisleri, çoğu Bursalı bilmez.

Yaşı yetmeyen, ama bir dönem Altıparmak civarında gezinenler; kafeterya, spor tesisi vs. olarak bildiği Dönence'yi de hatırlar nitekim.

Gençler ve yeni yetmeler ise, Atıparmak'tan Muradiye'ye çıkan cadde üzerinde sol dirsekteki binayı, doğal olarak bir harabe olarak görür...

İlk Sanayi Bölgesi

Oysa; zamanın Çarklı Değirmeni'dir orası. Kaldı ki, dere üzerindeki diğer değirmenlerden sadece bir tanesidir...

Üst bölgede kalan ipek fabrikalarını saymıyorum bile. Şimdi onlardan sadece, Fabrika-ı Hümayun olarak bilinen Yılmazipek fabrikalarının binaları var. Onlar da atıl olarak duruyor.

Zira ipekçilik çoktaaan sizlere ömür....

Ah şu yangınlar?

Daha geçenlerde; Çarklı Değirmen ve/veya son dönemlerde bilinen adıyla Dönence'nin olduğu binanın abuk sabuk kullanımlar nedeniyle tehlike arz ettiğini konuşmuştuk. Ve hatta, buraya kundaklama yapılacağından da söz etmiştik.

İşte olan oldu ve bilinmeyen nedenler ile dün, binada yangın çıktı. Evet kontrol altına alındı elbette, ama aklımızda bir süre deli sorular yok mu ?

Yapının hızla çok daha kötü duruma geleceği aşikar. Bir sabah; yerinde yeller estiğine de tanık oluruz sanırım...

Mümkün !

Tarihin pek çok sayfasında ve belgesinde yeri olan Çarklı Değirmen;

Restore edilip müze haline getirilse;

Sosyal bir tesis olarak turizme açılsa,

Bursalılar tarihi değerlerini özümsemeyi denese...

Nasıl olur ?

Bu minik dokunuş, bölgeye ve kentimize artı değer kazandırmaz mı ?

İnşaat bölgesi !

Bu arada; ilgili görünen ilgisizlere de bir kaç hatırlatma yapmak isterim. Biliyorum nafile ama olsun, karınca misali, taşıdığımız su miktarının önemi yok; daha sağlıklı bir kentten yana tarafımız belli olsun yeter :

Atatürk Stadyumu'nu yok edip millet bahçesine sarıldınız, bölgenin altını üstüne getirip betonluyorsunuz...

 'Meydan yaratacağız' diye yola çıktınız; dev gibi Zafer Anıtı'nı ortadan kaldırıp, söktünüz. Nerede olduğunu bile bilmiyoruz.

SSK binalarının dibine dinamit koyup yok ettiniz. Ortaya tam alan çıkmışken, hiç gereği olmayan BTSO garabetine izin verdiniz.

Geceden sabaha fikir üretenlere yeter mi ? Yetmedi elbet. Doğal kayaları uyumsuz mermerler ile kaplayıp, idrar gibi sular akıttınız; etraf yeşil b*klar ile doldu.

Kamyon ile paraları har vurup harman savurdunuz; su ile oynayan taşlara Karagöz-Hacivat dediniz... Yedik, sorun yok. İyi de neredeler ?

Şimdi; BTSO binasına dokunmak ne mümkün... Hepsi, ama hepsi, yine marifetleriniz ile söküldü. Nasıl olsa hesap soran da yok.

Geç kalmış değiliz...

Bakın yangın konusu nereden nereye geldi... Şimdi; ara cümlelerimi yeniden tekrarlamak esas oldu:

Tarihin pek çok sayfasında ve belgesinde yeri olan Çarklı Değirmen;

Restore edilip müze haline getirilse,

Sosyal bir tesis olarak turizme açılsa,

Bursalılar tarihi değerlerini özümsemeyi denese...

Nasıl olur ?

Bu minik dokunuş, bölgeye ve kentimize artı değer kazandırmaz mı?