Gürhan ÇETİNKAYA 13 Şubat 2021 Cumartesi, 00:25

AYM üyeliğine seçilen İrfan Fidan için AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı AYM Yüce Divan Salonunda düzenlenen yemin töreninde Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan dikkat çekici bir konuşma yaptı.

Bireylerin hukuka ve devlete olan güvenlerinin sarsılmaması gerektiğini vurgulayan Arslan'ın söyledikleri ilginç.

"Anayasa'nın ve kanunun açık hükümleri karşısında idari ve yargısal makamlar, Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamakla yükümlüdür. Bu mutlak yükümlülük esasen Anayasanın öngördüğü hukuk düzeninin ve hukuk devleti olmanın bir gereğidir.

Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı ve buna bağlı olarak uygulanma zorunluluğu, anayasal hak ve özgürlüklerin korunmasının da bir güvencesidir.

Bireysel başvuru kurumunun etkili olabilmesi, verilen ihlal kararlarının gecikmeksizin yerine getirilmesine bağlıdır. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması anayasayı tamamen anlamsız ve işlevsiz hale getirebilir.

Anayasa'nın anlamsız hale geldiği, bireylerin ve toplumun, hukuka ve devlete olan güveninin sarsıldığı yerde ise bizleri bir arada tutan değerleri koruma imkanı kalmayacaktır.

Arslan bu cümleleri durduk yerde kurmadı.

Demek ki toplumun vicdanından yükselen ses Anayasa Mahkemesi'nin koridorlarında da yankılandı.

Hiç kuşkusuz;

Adalet, Güvenlik, Eğitim, Savunma, Sağlık her biri ayrı ve özel bir önem taşır.

Çünkü, bireyleri devletine bağlayan, kendilerini iyi hissetmesini sağlayan değerlerdir.

Birinin ortadan kaldırılması ya da yok sayılması yurttaşı zedeler, devletine olan güvenini sarsar.

Onun için devleti yönetenlere düşen akılla hareket ederek, bilgiyle yol göstererek, şefkatle yaklaşarak ayrım yapmaksızın yurttaşla iletişim kurmaktır.

Onların seslerine kulaklarını açmak, onların gözleriyle de görmek, onların ayaklarıyla yürümek, onların elleriyle dokunmak, onların yürekleriyle hissetmek zorunluluk ve sorumlulukları vardır.

Hiç kimse ya da zümre koşullar ne olursa olsun diğerinin ya da diğerlerinin üzerinde hükümranlık kurma hakkına sahip değildir.

Adaletin çekirdek aileden başlayarak eşitlikçi ve özgürlükçü bir yaklaşımla oluşturulması ya da tam tersi memleketlerin geleceğine doğrudan etki yapar.

Sayısal bir üstünlüğü ardına alarak yönetme erkini eline geçirenler önündekilere daha saygılı olmak, sevgiyle yaklaşmak, mütevazı davranmakla yükümlüdür.

Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli gibi gönül insanlarını yetiştiren topraklarımızda kavgacı, gürültücü, intikamcı, kindar düşünenlere yer yoktur ve olmayacaktır.

Barış içinde yaşayan, çerçevesi belirli kuralları özümseyen ve uygulayan, özgür düşünmeyi yaşam biçimine dönüştüren, yaşama dair standartlara kavuşmuş bir toplum edebiyatta da fende de hep daha iyiye erişir.

Uzaya da gider, evrenin sırlarını da bir bir keşfeder.

Ama önce adalet...