2 düğme 1 mektup

Feray YILMAZ 10 Şubat 2018 Cumartesi, 15:52

Yıllar önce bir seminerinde Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan'dan duymuştum; 'Siz ahlaksız işler de yapmış olsanız, çocuğunuza ahlaklı olmayı öğretin'

O gün bugündür aklım bir türlü almıyor. Hayatı ahlaksızlıklarla dolu bir insan çocuğuna erdemli olabilmeyi nasıl öğretir? Toplumda itibar sahibi olmayı başarmış bir hırsız, bir yalancı mesela çocuğuna, torununa hangi masalları anlatabilir?

Pinokyo desek, olmaz, 'yalan söylemenin kötü bir şey olduğunu' anlatıyor. "Kurbağa Prens" nasıldı? Hani şu gölde karşılaşan ve kaçan topu kurtarması karşılığı öpücük vereceğine söz veren ama sözünde durmayan prensesin hikayesi... Iıı o da olmaz, çünkü, 'söz verdiysen tutmalısın' mesajını veriyor. En eskilerden "Yalancı Çoban" da insanları yalanlarla kandırırsan, sana güven duymayacaklarını aşılıyor.

Yaşanmış bir olayı anlatacağım...

Küçük bir kız çocuğu, bir mağazadan alışveriş yaparken yere düşmüş 2 adet düğmeyi alıp alamayacağını annesine soruyor. Annesi, 'alamazsın' demesine rağmen arabaya binip de eve doğru yola çıktıklarında kızının düğmeleri aşırdığını görüyor. Anne, vicdan muhasebesi yapıyor. Altı üstü 2 düğme, maddi değeri de yok üstelik. Boşverebilir. Ama boşverirse çocuğuna hangi mesajı vermiş olacak? 'Küçük ya da büyük farketmez haketmediğin bir şeyi diğerleri farketmediği sürece alabilirsin'. Bu erdemli anne, çocuğuna bir ders vermeye karar veriyor.

Kızına mağazadaki kameralardan düğmeleri aldığının farkedildiğini, bunun hırsızlık olduğunu söyleyerek, küçük kızın gözünü korkutur. Kızına mağazaya bir mektup yazmayı önerir. Suçunu itiraf eden, özür dileyen ve de bir daha hırsızlık yapmayacağına söz veren 6 yaşındaki küçük kızın ağzıyla ve annesinin kaleme aldığı bir mektup olacaktır. Mektup yazılır. Zarfın içine kızın vesikalık bir fotoğrafı ve 2 düğme de konur ve güya anne tarafından postaya verilir. Sonra da mağazanın küçük kızı affetmesi ve polise şikayet etmemeleri için dua etmeye başlanır.

Aradan bir müddet geçer ve her gün mağazadan cevap geldi mi diye annesine soran kıza nihayet bir mektup gelir. Tahmin edeceğiniz gibi yine anne tarafından kaleme alınan bir mektuptur bu. Mektupta, küçük kıza yaptığının kötü bir şey olduğu, ancak bunu farkederek özür dilemesinin ve düğmeleri iade etmesinin önemli olduğu belirtilerek, küçük kızın fotoğrafının mağaza duvarına 'örnek insan' olarak asıldığı yazılmış ve kıza teşekkür edilerek, şikayetçi olunmayacağı belirtilmiştir. Küçük kız, annesinin okuduğu mektupla derin bir nefes alır.

Anne, böyle düzmece bir mektup kurgusu yaratmasaydı, ne düğmenin ne de yaşanan olayın hiçbir önemi yok gibi unutulup gidebilirdi belki, ama, çocuğa yaşatılan bu deneyimle 2 düğme ve 1 mektubun önemli bir ahlak dersi verdiğine inanıyorum.

Bu kız, Banker Kastelli'nin kızıydı...

Desem...

Dolandırıcılık konusunda nam salmış olan Kastelli'nin ve eşinin kızının bilinçsizce aldığı 2 düğme için bu denli mücadele ettiğine inanır mısınız?

İnanmayın, doğru değil zaten.

Sıradan bir ailenin sıradan bir kızı elbette anlattığım olayın kahramanları...

Çok severiz ya biz ünlü kahramanların şaşırtıcı hikayelerini...

Çarpıcı olsun diye ülkemizin en bilinen hırsızının adını kullandım sadece.

Şimdi yeniden soruyorum.

Değerleri olmayan, her şeyi mübah sayan bir insan, çocuğuna ahlaki değerleri öğretebilir mi?

Bugün küçük bir düğmeye, sonra okulda silgiye, kaleme tenezzül edenin, 'bir şey olmaz' diyenin yetişkin olduğunda, yaptığı büyük hırsızlıklarda, soygunlarda, haksızlıklarda ve belki de cinayetlerde önce ailenin payı yok mu?