Kedi!

Erkan SOLMAZ 08 Ocak 2019 Salı, 19:27

"Miyaaaueee, miyaaaaueee... Miyaaaaueee, miyaaaaueee"

Kesin kedi, biliyorum, kesin. Çünkü yıllar önce yine böyle miyavladığı buz gibi soğuk ve karlı bir kış gecesi, annemi kuşkuya düşürmüş, bebek mi ağlıyor acaba diye, dışarı çıkartmıştı. Annem araya araya bir çalılığın altında bulmuştu inleyen kediyi. Kediler böyle şeyler yapıyorlardı, bebek sesi ile inleyebiliyorlardı, öğrenmiştim o gece.

Şimdi de nasıl acıklı miyavlıyor, soğukta kalmış, aç açıkta bir inlemeyle geceye sesleniyordu.

Bizim evimiz 3. katta, birazdan zemin kattaki komşularımız nasıl olsa kayıtsız kalamazlar bu yürek titreten inlemeye...
Hah! Ses de kesildi zaten, tam tahmin ettiğim gibi herhalde. İnsanın duyarlı komşuları olması ne güzel. Hem böyle bir iniltiye dayanılır mı hiç. Oh artık rahat uyuyabilirim. Ay neydi o ya, sanki bebek ağlıyordu. Bu kediler için bir şey yapmak lazım zaten, pek zavallılar...

Gece artık sessiz. Sadece cama vuran yağmur damlalarının sesi geliyor, ne güzel, huzurlu bir uyku beni bekliyor artık, kedinin de sesi kesildiğine göre, gel artık uyku kardeşim, gel, ver elini...

"Miyaaaueee, miyaaaaueee"

Ne oldu acaba? Zemin kattakiler yok mu yoksa bu gece? 1. kat? Onlar duymuyorlar mı bu sesi acaba? Duyup da bu sese kayıtsız kalınır mı yahu, ne biçim insanlar bunlar. Zaten ilk günden beri ısınamamıştım onlara. Ruhsuz, duyarsız insanlar, zaten araçlarını da gelip illa dış kapının yanına koyacaklar, hem iki arabaları var. Sitede ancak her eve bir araba hakkı varken bunlar ısrarla ikinci arabayı da siteye sokmaya çalışıyorlar. Ben de kalkmış bu saygısızlardan kediye karşı duyarlı olmasını, kalkıp sıcak bir yere taşımasını, biraz mama ve bir kap su vermesini bekliyorum, çok iyi niyetliyim çok, olacak iş mi hiç? Onların yapacağı iş mi bu?

"Miyaaaaueee, miyaaaaueee"

Ay kedide ne zorda ya, sesinden belli, yok uyutmayacak bu kedi beni, bu seste nasıl uyunur.

Birinci kattakiler öyledir ama ikinci kattakiler iyidir bak, onlar birazdan kesin kalkar, kediyle ilgilenirler, zaten görmüştüm ben daha önce, komşunun oğlu çok merhametli, kediler için mukavvadan ev bile yapmıştı o. Birazdan kalkar, kar kış demez alır kediyi, bir güzel besler ısıtır. Aferin çocuğa, dünya dönüyorsa bu güzel çocuklar yüzünden zaten. Ha! Bak kesildi bile ses... Biliyordum yaparsa bu çocuk yapar zaten. Bravo... Artık güzelce uyuyabilirim. Yoksa gece sabahlayacaktım kesin. Dayanılır mı hiç bu sese, uyunur mu? Oh ne güzel, çocuk almıştır şimdi kediyi, radyatörün önüne sepeti koymuştur. Kediyi bir güzel sarmış sarmalamıştır, kedi huzurlu, ben huzurlu gelsin güzelim uyku.
"Miyaaaaueee, miyaaaaueee"

Allah Allah ne oldu ya? Bir susuyor, bir inliyor bu kedi. Huysuz mu ne? Nankördürler bunlar bir de. Ee çocuk ne yapıyor, niye ilgilenmiyor ki şimdi bu kediyle? Duymuyor mu acaba?

Duyulmaz mı canım bu ses. Yarıp geçiyor geceyi, bir ses böler geceyi var ya o öyle değil, bir ses yarar geceyi olmalı, yarıp geçiyor işte, ne uyku bırakıyor ne keyif. Ah kedi ah! Bir huzur vermedin gece boyu, bir de çoksunuz ki mama mı yeter size, mukavvadan da olsa, kedi evi mi yeter. Hep o denizcilerin yüzünden. Hep merak ederdim bu İstanbul'da bu kadar kedi niye var diye, neyse geçen hafta öğrendim. Gemilerini farelerden korumak isteyen denizciler her limandan üç beş kedi atarlarmış gemilerine. Böyle böyle Karaköy limanına, Haydarpaşa limanına yanaşan gemilerden çeşit çeşit binlerce kedi gelivermiş İstanbul'a. Ee sonra boş mu durmuş bunca kedi, Allah'ın Mart'ı bitiyor mu? Çoğalmış da çoğalmış işte, sonra yayılmışlar her bir yana. Kırk elli tanesi de bizim mahellede.

"Miyaaaaueee, miyaaaaueee"

Alt katta ki çocuk uyuyor mu acaba? Kesin uyuyordur, duysa şimdiye kadar sustururdu zaten, hadi o uyuyor ya anne babası? Onlar duymuyor mu? Çocukları bu kadar duyarlı iken onların da biraz dikkatli olması gerekmez mi ama? Şimdi bu kedi aç açıkta, gece boyu soğukta donup kalsa, sabah çocuk okula giderken bu kediyi öylece görse, psikolojisi bozulmaz mı? Nasıl göze alıyorlar böyle bir durumu bu anne babalar, olacak şey değil. Sorumluluk sahibi olması gerekir her anne babanın. Böyle olmaz ama, herkes sırf biyolojik durumu müsait diye çocuk sahibi olursa böyle oluyor işte. Evrim de kabahatli bu durumda üreme yetisini akıl fikirle hiç ilgisi olmayan organlara devretmiş çıkmış işin içinden. Şimdi bu kediler de aynı. Üredin çoğaldın, e hani barınma, yeme, içme, temel ihtiyaçlar... Varsa yoksa temel içgüdü, çoğal öyle hesapsız kitapsız, çoğal. Çoğal çoğala bildiğin kadar değil mi, olmaz ama. Olursa da böyle olur işte. Şimdi bu kediye yardım edilse, sıcak bir yuva verilse, özel hazırlanmış tavuktu, etti, maması verilse... Eee ne oldu, doğal mı oldu şimdi bu? Kedi sana bana güvenip mi çoğalacak? Hadi ben duyarlı biriyim kalktım, aldım kediyi, karnını doyurdum, ısıttım. Eee bitecek mi kedilerin sorunu? Hadi hepsini aldık, yedirdik, içirdik, ısıttık doğru mu şimdi bu? Kedileri insan nesline bağımlı hale getirmiş olmadık mı? İyi mi yaptık şimdi biz? Olmaz ki, yanlış bunlar, çok yanlış, Evrimi ile oynamış olduk resmen. Genetiği ile laboratuvarda oynayınca sorun oluyor, evet oluyor da, kedi neslinin evrimi ile oynayınca sorun olmuyor mu?

Sevgili kedi, sen şimdi miyaaueee miyaueee diye inliyorsun ama tabii bu dediklerimi hiç düşünüyor musun acaba? Duyarlı ol ama nedir bu gidiş, kedi nesli nereye gidiyor, nereye kadar bu insanlığa bağımlılık, kafa yor biraz.

Hah! Ses kesildi, duydu mu beni yoksa... Vay be! Kedi akıllı çıktı, aferin kedicik.

Artık uyumalıyım. Sabah erken kalkacağım, kedi de sustuğuna göre rahat uyuyabilirim artık... uyuyabilirim... uyuyabilir... uyuyabil... uyuya... uyu...u...

***

06:24:57
06:24:58
06:24:59
06:25:00, DIIIT DIIIIT DIIIIT

"Miyaaaueee, miyaaaaueee... Miyaaaaueee, miyaaaaueee"

Hala mı inliyor bu kedi yahu! Ne kadar duyarsız oldu bu millet... Bir tane, içinde hayvan sevgisi olan, vicdanlı bir komşu yok mu şu apartmanda... Pes vallahi, pes!