Dolar kaç lira olacak? - Dursun EROĞLU - Bursaport.com

Dolar kaç lira olacak?

Dursun EROĞLU 09 Ağustos 2018 Perşembe, 00:24

Hepimiz, gerginleşen siyasal gündeme ve dolardaki hızlı artışa kilitlendik.

2001 krizinin ardından uzun süre 1,5- 2 TL aralığında istikrar bulduktan sonra son birkaç yıldır 2 liradan 5,4 liraya tırmanan dolar, hiç de hesap etmediğimiz gelişmelere yol açmaya aday görünüyor.

"Psikolojik sınır" sayılan 5 TL çok çabuk aşıldı.

Peki  dolar nereye kadar yükselecek?

Türk Lirası nereye kadar değer kaybedecek?

Sevgili okurum, siz siyasi tartışmaları, yok efendim Trump şöyle dedi, adamlarla papaz olduk, yok doların düşmesi için duaya çıkalım, yok muhalefet partileri dolar yükselsin istiyor vs. bunların hepsini bir yana bırakın.  Bunlar günlük döviz süpekülatörlerine malzeme olmaktan, kısa vadeli iniş çıkışlara yol açmaktan başka bir işe yaramadı, yaramayacaktır.

Ekonomi diye bir bilim var, onun kuralları var ve esasen bu yaşananlar da uyguladığınız ekonomi ve maliye politikalarının bir sonucudur

Önce duruma bakalım...

TC Merkez Bankası'nın geçtiğimiz mayıs ayında yayımladığı 'Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri'ne gore, Türkiye'nin mayıs sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2017 yıl sonuna göre yüzde 4,8 artışla 123,3 milyar dolara ulaştı.

Bunun içinde bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2 oranında artarak 68,1 milyar dolara, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 8,5 oranında artarak 55,1 milyar dolar düzeyine yükseldi.

Tabi, ödenecek borçların artması kamu olmasa da bankaları uyandırmış. Bankaların yurtdışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2017 yıl sonuna göre yüzde  3 azalarak 16,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiş.  Yani yeni borçlara fren yapıldığı anlaşılıyor.

Borçlu bazında incelendiğinde, büyük çoğunluğu kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2017 yıl sonuna göre yüzde 8,1 artarak 23,9 milyar dolar olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 4 oranında artarak 99,3 milyar dolar olmuş.

Yani önümüzdeki bir yıl içinde ödenmesi gereken (kısa vadeli) borçların çok büyük bölümü özel sektörün borcu.

HEYBEDEKİ TURPA BAKIN!

Yani normal vadesi bir yıl olan toplam borç 123,3 milyar dolar.

Sıkı durun, bir de bu "normal vade" dışında, vadesinde ödenmemiş, sonuçta da bir yıl içinde ödenmesi gereken borç var.

TCMB açıklamasından okuyalım:

"2018 Mayıs sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan, kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 180,6 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir.

... Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 17,1, Merkez Bankası'nın yüzde 0,3, özel sektörün ise yüzde 82,6 oranında paya sahip olduğu gözlenmektedir."

Şimdi çıktı mı kısa vadeli borçların miktarı 123,3+180,6=303,9 milyar dolara...

Peki bu borca karşılık döviz kazancı nedir?

Elbette bu kadar dolar borcu olan şirketlerin dolar geliri de vardır.

Ancak, "orijinal vadesine bakılmaksızın" sütunundaki borçlara bakarsan, şirketler halihazırda borçlarını zaten ödemekte müthiş zorlanıyor.

Aylar önce, şirketlerin döviz borçlarının, döviz varlıklarının üçte birisi seviyesinde olduğu yazılmıştı...

Reel sektörün kazançlarının ortlama yarısının "finansman"a ayrılması ayrı bir dert, ama ona girmeyelim.

Piyasalar hiç iyi değil.

Hatta, bir bakanımız, "ihracata bastırmak zorundayız" gibi, iç pazardan umudunu kesen bir söz söyleyebildi.

Şirketlerin TL kazançları hızla geriliyor.

Hani devletin darphanesi var, sıkıştı mı basıverir milyarlarca lirayı... Ama özel sektörün böyle şansı yok.

TL İLE DOLAR BULABİLİR MİSİN?

Peki, diyelim özel sektörün TL kazançları artmış olsa, bu 300 milyar doları bulabilecek  mi?

Yine TCMB verilerinden okuyalım:

"Cari işlemler açığı, bir önceki yılın Mayıs ayına göre 516 milyon ABD doları artarak 5.885 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Bunun sonucunda, on iki aylık cari işlemler açığı 57.637 milyon ABD doları olmuştur."

Yani cari hesap dengesinde de  57,8 milyar dolarlık açık var.

Yabancı sıcak para girişi şöyle dursun, açıklamada, "Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı ayına göre 218 milyon ABD doları artarak 1.100 milyon ABD doları olmuştur" deniyor.

"Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler, bir önceki yılın aynı ayına göre 703 milyon ABD doları azalarak 429 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir" deniyor.

"Portföy yatırımları 1.015 milyon ABD doları tutarında net çıkış kaydetmiştir" deniyor.

"Yurtdışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında sırasıyla 24 milyon ABD doları ve 1.169 milyon ABD doları net satış yaptığı görülmektedir" deniyor.

"Resmi rezervlerde bu ayda 2.823 milyon ABD doları rezerv azalışı gözlenmiştir" deniyor.

DOLAR NEREDE DURACAK?

Mesela Trump her gün Türkiye hakkında methiyeler düzse, ekranlarda Trump ile Erdoğan'ın her gün "çaaakk" lı fotoğrafları çıksa, bütün siyasi partiler hükümetin başarısı için dua etse, bütün vatandaşlar oyunu Ak  Parti'ye verse Türk lirasını koruyabilir miyiz?

Sadece olacakları biraz erteleyebilir, diye düşünüyorum.

Çünkü hesap ortada.

Gerisi boş.

Peki kaç liraya kadar yükselir dolar?

İşte zurnanın zırt dediği yer burası.

Rakam verme olanağım yok, çünkü elimde yeterli veri yok.

Ancak formül şu:

Yıllık ihracatı 150 milyar dolar civarında dolaşan Türkiye'nin bir yılda 200-300 milyar dolar parayı normal yoldan elde etme şansı yok.

Bu dolarlar, "yabancı sermaye" ile gelecek...

Yabancı sermaye niçin gelecek?

Türkiye'nin varlıkları o kadar ucuzlayacak ki, adamların ağzının suyu akacak...

İşte o zaman...

Yani kelepire gelecekler...

'KELEPİR NOKTASI' KAÇ TL?

Ufak tefek satışlar oldu. İşte Banvit dahil pek çok firma satıldı.

Ancak para girişi çok cılız olduğuna göre, 5 lira kur yabancı sermayeyi kesmedi.

6 TL keser mi?

7 TL keser mi?

1 Dolar 8 TL olursa yabancı para babalarını keser mi?

Yeterince kelepir kabul ederler mi?

Tabi işin içine siyasi istikrarsızlık, diğer ülkelerle süren ağız dalaşı (içimde Trump ve ABD ile krizin iki tarafta da bilerek yaratıldığı, bu kelepirleşme sürecinin hızlandırılmak istendiği gibi bir his var. Çünkü hımbıl bir papaz için ülkeyi maceraya sürükleyecek kadar basit hesapları olamayacağını düşünüyorum) da giriyor ve süpekülatörlerin işi kolaylaşıyor.

Bu durum, "kelepir"e düşme sürecini, dolardaki değer artışını hızlandırıyor.

İşte şimdi beklediğimiz bu "kelepir" noktasına gelmek!

Veee her döviz krizinde izlediğimiz film...

2001 krizinde bu "kelepir noktası" 1,6-1,7 TL kabul edilmişti. Zira kriz öncesinde dolar bugünkü rakama göre 0,6 dolardı. Krizde dolar üç kata kadar yükselmişti.

2001 krizi, vatandaş için acı reçeteler, yüksek faizlerle, pek çok şirketin yabancıların eline geçmesi ile sona ermiş, "Derviş Paketi" yabancı sermayenin önüne kırmızı halı sermişti...

Filmimiz yine aynı...