Yeni normal

Cemal TURHAN 28 Haziran 2020 Pazar, 23:06

Her şey 2020 yılına girmemizle birlikte başladı...

Elazığ ve Malatya'da 41 insanımızı kaybetmemize neden olan deprem ile başlayan felaketler, Van'da gerçekleşen çığ felaketi ile devam etti.

Sabiha Gökçen Havalimanında psitten çıkan uçaktan tutun, Kobe Bryant'ın ölümüne kadar her ırktan, her düşünceden, her inançtan insanı etkileyen olumsuzluklar Covid-19 salgını ile bir nevi taçlandırılmış oldu. Nisan 2020'de ülkemizde de zirve yapan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi yani dünya çapında salgın ilan edilen Covid-19 tüm hayatımızı baştan sona değiştiriverdi. Tabi ki olanların sorumlusu 2020 değildi.

Ve sonra birden yeni normal denilen kavram hayatımıza girdi beraberinde birçok komplo teorisi ile birlikte. 5G teknolojisinin Covid-19 salgınına neden olmasından , insanların çiplenmesine, Bill Gates'in salgının organizatörü ve finansörü olmasından, bu salgının hiç bitmeyeceğine kadar. Ve bu dönemde en çok farkına vardığımız şey aslında ulaştığımız teknolojinin gözle görülemeyecek bir varlıkla mücadele etmekte bile başarısız olduğuydu.

Yeni normal... Sosyal mesafe, maske, siperlik, N95, FFP2, tulum gibi tıbbi terimleri sık kullanılanlar listemize alırken, en çok takip ettiğimiz insan Sağlık Bakanı oldu. Her akşam canlı yayına çıkıp daha az insanın öldüğü veya hasta olduğu bilgisini vermesi için dört gözle bekler olduk.

Sokağa çıkma yasaklarında evde ekmek yapar, çocuklarımızla oyunlar oynar, sevdiklerimizle hasret giderebilmek için görüntülü görüşmeler yapar, tüm toplantılarımızı konferans görüşmelerle yapar olduk. Yeni programlar girdi hayatımıza, hiç yemek yapmayı beceremem diyenlerin nasıl şaheserler üretebildiklerine şahit olduk.

İstanbul Boğazında yunusların gezdiğine şahit olduk, aslında sahip olduğumuz paranın, malın mülkün ne kadar önemsiz olduğunu, önemli olanın sağlık olduğunu, ölürken sevdiklerinin yanında olmasının bile nimet olduğunu gördük.

Çocuklarımızın okula gidebilmesinin ne kadar önemli olduğunu anladık, hem çocuğumuzun eğitimi için hem de anne babaların akıl sağlığının korunabilmesi için. Öğretmenlerimizin de ne kadar cefakarca bizim haylazlarla başa çıktığını, öğretmenliğin ne kadar kıymetli bir meslek olduğunu, uzaktan eğitimin örgün öğretimin yerini almasının imkansız olduğunu anladık.

Sağlık çalışanlarımızın kendilerini feda etmek uğruna toplum sağlığını korumak adına ne zor şartlarda çalışabildiklerini gördük. Aylarca ailesini görmeye gitmeden, kiminin hastanede yatıp kalktığını kiminin otel köşelerinde konakladığını, kendi canını hiçe sayarak diğerlerini korumaya çalıştığını gördük.

Eksiklerimizi, hatalarımızı, değerlerimizi, yeniden gözden geçirme fırsatı bulduk. Anladık, anlattık, alkışladık  ve zor zamanlarda nasıl kenetlenebildiğimizi farkettik. Bir bütün olduğumuzda anlam taşıdığımızı anladık. Yeni normalimizi oluştururken İnsanımızı fikirleri, düşüncesi, inancı, yaşam tarzı nedeni ile ayrıştırmak ve tasnif etmek  isteyenlere izin vermeyelim.