İnce hesaplar!

Cemal TURHAN 10 Şubat 2021 Çarşamba, 10:55

Muharrem İnce'nin 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanamamasından sonra yeniden siyaset sahnesindeki yerini alma çabalarını çok insani buluyorum. Sonuçta 15 milyona yakın seçmenin oyunu alarak önemli bir çıkış sergilemişti. Bu seçim sonuçlarını; toplumun kendisine olan inancı olarak yorumladı ve aynı kitleyi yeniden arkasına alabileceğini düşünüyor.

Ama hesaba katmadığı bir husus var ki, o da oy verenlerin tamamı kendisine olan sevgilerinden ya da büyük işler başarabileceğine inanmalarından dolayı bu oyu vermedi. CHP'li olduğu için oy verenler, kendi partilerinin yönlendirmesi sonucu oy verenler, alternatif olmadığı için, sadece Erdoğan'a karşı olduğu için ve daha başka nedenlerle kendisine oy verenler oldu.

Muharrem İnce bu vatandaşların şimdi yeniden kendisinin peşinden geleceğini düşünüyorsa büyük yanılgı içerisinde. Seçim akşamı "adam kazandı" mesajını gönderdiğinde o kitlenin zaten yüzde 90'ı kendisine güven duymaktan vazgeçmişti. Bu kitlenin duyduğu inancı kendisinin duymadığını açıkça belli etmesi o masalın mutsuz sonla bitmesine neden olmuştu. Şimdi ne değişti ki bu insanlar İnce'ye yeniden güvensin ve arkasından gitsin. Kendi partisi ile ilgili eleştirilerin bir kısmı haklı olabilir ama bu sonucu değiştirmez. Öyle tahmin ediyorum ki; kuracağı partinin birkaç yıldan fazla ömrü olmayacaktır. İlk seçim sonunda ya kaybolacaktır ya da yeniden CHP ile birleşmeyi seçecektir.

Toplumun içinde bulunduğu ekonomik darboğazın yeterince algılanmadığı kanaatindeyim. 2016 yılından bu yana çeşitli nedenlerin tetiklediği ekonomik darboğaz gittikçe artan bir şekilde hissediliyor. Pandeminin getirmiş olduğu yük ise şimdiye kadarki yüklerin en ağırı oldu diyebiliriz. Sadece ülkemizde değil tüm dünyada pandeminin ekonomik sonuçları oldu. Para birimi küresel çapta itibar gören ülkeler nispeten daha hafif atlatırken bizim gibi ekonomiler ise faiz - döviz - enflasyon sarmalından kurtulmak için çok çaba sarf edecekler.

Dolar tarihi zirveyi gördükten sonra neredeyse 1 TL değer kaybetti buna karşın brent petrolün varil fiyatı 2020 yılı Mayıs ayında 19 dolar düzeyindeyken 60 dolara çıkması ve akaryakıttaki vergi yükünün artması, işçilik maliyetlerindeki artışlar, küresel anlamda hammadde fiyatlarında yaşanan artışlar ve sonuç olarak zamlar kalıcı oldu. Döviz gerilese de fiyatlar gerilemiyor, gerilemeyecek de. Bu nedenle vatandaşın beli bükülmeye devam edecek. Devletin temel gelir kalemi dolaylı vergiler ve vatandaşın alım gücünün düşmesi vergi toplama noktasında da zafiyete neden olacak.

Evet yaşanan sıkıntılar hızlı bir şekilde ekonomik rehabilitasyona müsaade etmeyebilir ama vatandaşı eleştirmek yerine dinlemek, anlamak, derdiyle dertlenmek, çözüm üretmek, toplumu bir bütün olarak doğruya ve refaha yönlendirmek de siyasetçinin görevi. Eğer halktan uzaklaşırsanız halk da sizden uzaklaşır. Bu dönemde sahada olan, vatandaşını dinleyen, onunla dertleşen seçim zamanı karşılığını alacaktır.