Yalın düşüncenin 8. israfı; Yetenek

Aysun YILMAZLAR 09 Ocak 2019 Çarşamba, 04:46

Bir kurumda yıldız çalışanlar işten neden ayrılır?

Anne Fisher ve Engin Işık 4 başlıkla çok net özetlemiş bu süreci;

- Ödüllendirme sisteminin yetersizliği:

Ödüllendirme yüklü bir maaş değildir. Çalışanı ödüllendirmenin pek çok yolu vardır. Örneğin, gösterdiği başarı nedeniyle kurum içinde veya dışında yapılacak bir kutlama duyurusu, masrafları kurumca karşılanan bir mini-tatil, yeni bir projede liderlik yapma fırsatı, bir üst pozisyona terfi ettirme, desteklediği bir hayır kurumuna onun adına yapılacak bir bağış, sürpriz bir prim veya veya en fazla tercih edilen seçenek olarak bir ücret zammı vs. Ama en önemli unsur olan "iletişim" eksikse, hiç biri işe yaramaz. Buradaki kilit nokta, çalışanlarınızın en çok neye değer verdiğini öğrenmek ve ona göre davranmaktır.

- Yönetim:

İnsanlar işlerini değil, yöneticilerini terk eder" sözünü duymuşsunuzdur. Neden ? Bir iş yapılıyorsa, çalışanları tatmin edecek ve kuruma bağlı kalmalarını sağlayacak ödüllendirme sistemlerini oluşturmak ve uygulamak da yönetimin görevidir. Tabii ki bir müdür, şef veya takım lideri, belli hedefleri gerçekleştiren veya gerçekleşmesi için katkı sağlayan çalışanlara takdir edildiklerini göstermek için küçük bazı jestler yapabilir. Ama bunların hiç biri, çalışanların kuruma sadık kalmaları için yönetimden bekledikleri takdir ve ödüllendirmenin yerini tutamaz.

- Eleman seçimi/ Terfi:

İşini iyi yapan kişiler, kendileri kadar çalışmayan veya çok az çalışıp bol bol sosyalleşmeye önem veren kişilerin hiç hak etmedikleri pozisyonlara atandıklarını görünce, tokat yemiş gibi olurlar. Özellikle de kendileri tatil bile yapmadan canla başla çalışıyor, ekiplerini koşturuyor ve beklentilerin üzerinde iş çıkarıyorlarsa, dışarıdan gelen ve işi hiç bilmeyen birinin üst düzey bir makama oturmasına katlanamazlar. Unutmayın, eleman seçimini ve terfileri adam kayırarak yapmak, iyi elemanları işten soğutmak için en kestirme yoldur. 

- Aşırı iş yükü! 

İşverenler bir çalışanın iyi bir iş disiplini olduğunu veya harika bir performans sergilediğini, ya da bir ekibi başarıyla yönettiğini gördükleri an, Bu çalışanlar belki o işleri de başarıyla yapabilir, ama yönetimin kendilerine gösterdiği ilgi ve yüklediği sorumluluklar yüzünden işten kopamadıklarını hissetmeye başladıkları anda sorunlar baş göstermeye başlar. Çok başarılı bir çalışan olmanın hem iyi, hem de kötü yanları vardır. Bir yöneticinin başarılı çalışanlarını takdir etmesi harika birşeydir. Sonuçta bir kurumun kültürü, çalışanlarını elde tutma çabalarının ne kadar etkin olduğunu belirler. Bu da stratejik karar verebilme ve planlama gerektirir. Ama aslında başarılı çalışanları elde tutmanın en kolay yolu, onlara ne beklediklerini sormaktır. Bir çalışanınızın harika bir iş çıkardığını görüyorsanız, onu takdir edin ve ödüllendirin. Ama aynı tempoda çalışmaya devam etmelerini sağlamak için ne yapmanız gerektiğini de öğrenmeyi unutmayın.

Ve sonunda insan psikolojisi devreye girer. Nedir bu psikoloji? "İnsanın ne kadar değerli olduğuna dair inancı zayıfladıkça, beyni değerli olup olmadığını dış dünyanın algısıyla ölçümlemeye çalışır. Tekrar değerli hissedeceği bir arayışa başlar ve kurumlar genelde değer yaratan personellerini bu şekilde kaybederler.

Anne Fisher ve Engin Işık'ın yazılarında söz ettikleri aslında yalın düşüncenin 8. israfı olan yetenek kaybıdır.

Yalın bakıştaki 8. israfın olmadığı bir hayat dileği ile...