Henüz üyemiz değilseniz kayıt olun!
Dolar : 3.5123 0.05
Euro : 3.916 -0.1
İMKB : 100072 0.69
Altın : 141.19 0.05
Şu fesih meselesi!
Zafer OPSARZafer OPSAR
30 Mart 2017 Türkiye'yi parlamenter demokratik sistemden uzaklaştırarak 'Türk tipi' diye tanımlanan tek adam rejimine götürecek olan anayasa değişikliğini büyük bir iştahla isteyenler meydanlarda öyle şeyler söylüyor ki, konu özünden çıkıp bambaşka bir havada tartışılıyor.

İşte bu yüzden anayasa değişikliği referandumdan kabul edilirse ‘evet’ diyenlerin de şaşkına döneceği ilginç şeyler bizi bekliyor. 18 maddeden oluşan değişiklik tek kişinin koskoca ülkenin kaderini elinde tutması için öyle ustaca taktiklerle hazırlanmış ki, maddeleri tek tek incelediğiniz zaman gerçeği daha iyi anlıyorsunuz.

Meydanlarda konuşmalara kulak verdiğinizde, afişlere yazılanlara baktığınızda sanırsınız 'evet' çıkarsa Türkiye bir harikalar ülkesi olacak, ekonomi uçacak, demokrasi, özgürlük rüzgarları tüm ülkeyi kaplayacak, yargı mükemmel işleyecek bizler bulutların üzerinde uçacağız!

Oysa iktidar sözcüleri değişikliğin ne getireceğini hakkıyla anlatmak yerine, şeytanın gör dediği ayrıntıları, can alıcı noktaları laf cambazlığı ile gözden kaçırıyor, çarpıtıyor, ‘hayır’ diyenlerin neye hayır dediklerini bilmediklerini iddia ediyorlar.

İşte bunlardan biri ‘vardı-yoktu’ denilen, cumhurbaşkanının meclisi fesih yetkisi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’na bu konuda, “yalan konuşma, dürüst ol, varsa böyle birşey istifa ederim” diyerek rest çekerken, Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop da Bursa'da fesih yetkisinin şu anki anayasada da olduğunu nitekim 7 Haziran'dan sonra yaşanan durumun böyle olduğunu, Kılıçdaroğlu'nun mevzuyu bilmediğini söyledi.

Halbuki konu meydanlarda ağız kavgası yapmadan, yok efendim "PKK, FETÖ, şu, bu hayır diyor, siz de onlardan yanasınız" diyerek algı yaratmaya çalışmak yerine sakince ele alınsa, açıklansa daha iyi anlaşılacak, istifa resti çekmeye filan gerek kalmayacak.

Bu durumda neyin ne olduğunu anlatmak, irdelemek bize düşüyor. Şimdi bakalım bu fesih meselesi neyin nesidir, daha iyi anlayalım. Her ne kadar 'fesih yok yenileme var' deseler de zarfa değil mazrufa bakmak gerekiyor. İktidar ile iltisaklı olmayan işinin uzmanı anayasa hukukçuları ortada bir kelime oyunu olduğunu, fesih ile yenilemenin aynı anlama geldiğini söylüyorlar.

Şimdi halihazırdaki anayasa ve yapılmak istenen değişiklikteki fesih konusuna bakalım...

Yürürlükteki anayasa bu durumu şöyle düzenliyor;

Madde 116–Bakanlar Kurulu'nun, 110. maddede belirtilen güvenoyunu alamaması ve 99. veya 111. maddeler uyarınca güvensizlik oyuyla düşürülmesi hallerinde; kırk beş gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu alamadığı takdirde Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı'na danışarak, seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.

Başbakanın güvensizlik oyu ile düşürülmeden istifa etmesi üzerine kırk beş gün içinde veya yeni seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Başkanlık Divanı seçiminden sonra yine kırkbeş gün içinde Bakanlar Kurulu'nun kurulamaması hallerinde de Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı'na danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Yenilenme kararı Resmi Gazete'de yayımlanır ve seçime gidilir.

Mustafa Şentop’un dediği gibi şu anki anayasada fesih, yani seçimlerin yenilenmesi var ama bu şarta bağlı bir fesih. Hüküm de emredici değil. “45 gün içinde hükümet kurulamaması ya da kurulduğu halde güvenoyu alamaması durumunda seçimlerin yenilenmesine karar verebilir” diyor. Tercihi cumhurbaşkanına bırakıyor. Cumhurbaşkanı yapacağı görüşmelerde yeni bir hükümetin kurulabileceği konusunda ikna olursa seçimleri yenilemeyebilir de.

1982 anayasasını yapanlar geçmişte uzun süre hükümet kurulamayan dönemler olduğu için yaşanacak siyasi krizlerin önüne geçmek amacıyla anayasada böyle bir düzenleme yapmışlar.

Mantıklı bir düzenleme.. Kısa sürede yeni bir seçimi göze almak zor olacağı için partiler hükümetin kurulmasında daha kolay anlaşabilirler.

Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere. Yapılmak istenen değişiklikle bakın cumhurbaşkanı fesih konusunda nasıl geniş bir yetkiyle donatılıyor...

"Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanı seçimlerinin yenilenmesi" başlığını taşıyan yeni düzenleme de şöyle;

Madde 116- Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu ile seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır. Cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.

Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir. Seçimlerinin birlikte yenilenmesine karar verilen Meclisin ve Cumhurbaşkanının yetki ve görevleri, yeni Meclisin ve Cumhurbaşkanının göreve başlamasına kadar devam eder.

Şimdi bunu biraz daha açıklayalım.

Bu düzenlemede cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesini istemesinin yani meclisi feshetmesinin herhangi bir şartı yok. Oysa bugünkü anayasada ne diyor; 45 gün için hükümet kurulamaması halinde... Yani tek gerekçesi var fesih için, o da hükümetin kurulamaması..

Peki yeni düzenlemede; bir sabah kalktığında gerekçe göstermeden bugün seçimlerin yenilenmesine karar verdim diyebilir mi? Demesinin önünde bir engel var mı? Yok. Yani sınırsız gerekçesiz fesih yetkisi... Ha neymiş, meclis yenilenirken kendisi de seçime gidermiş... Gitsin, nasıl olsa partinin de genel başkanı olduğu için yeni meclise seçilecekleri de o belirleyecek.

Diyelim ki meclise cumhurbaşkanının işlediği bir suçtan yargılanması için 301 milletvekilinin imzası ile bir önerge verildi. Bu sırada cumhurbaşkanı kendini Yüce Divan’a götürebilecek bir sürecin önünü kesmek için seçimlerin yenilenmesini isteyebilir mi? İsteyebilir, önünde bir engel var mı? Yok. Çünkü bunu istemesi için ortaya herhangı bir neden koyması gerekmediği gibi önergenin verilmiş olması da buna engel değil.

Cumhurbaşkanı ne zaman meclisi feshedemiyor? Hakkında Meclisin 5’te 3’ünün yani 360 milletvekilinin gizli oyu ile soruşturma açılmasına karar vermesi halinde. Diyelim ki soruşturma açıldı, Yüce Divan’da yargılama için de bu kez meclisin 3’te 2’sinin yani 400 milletvekilinin oyu gerekiyor. Yani uzun, yüksek atlamalı bir koşu adeta!

Bu arada bir kişinin iki dönem cumhurbaşkanı seçilebileceği hükmü getirilen değişiklikte cumhurbaşkanı ikinci döneminin dördüncü yılında yetkisini kullanıp meclisi feshettiğinde üçüncü bir dönem tekrar aday olabiliyor.

Peki üçüncü döneminin dördüncü yılında da meclisi feshederse dördüncü dönem aday olmasının önünde engel var mı? Buna ilişkin bir düzenleme yok. Olamaz demiyor. Yani boşlukta. O gün gelsin bir yorum getirilir.

Neymiş, demek ki cumhurbaşkanının meclisi fesih yetkisi varmış. Hem de gerekçesiz, istediği zaman...

18 maddelik değişiklikte daha bunun gibi ustaca hazırlanmış ilginç ayrıntılar var.

Bakalım hayırlısı bizi neler bekliyor...

@zaferopsar
 

Bu makale 453 kez okunmuştur