Henüz üyemiz değilseniz kayıt olun!
Dolar : 3.5369 0.01
Euro : 4.1352 0.05
İMKB : 108391 1.11
Altın : 143.1 -0.06
Artvin kaybederse hepimiz kaybedeceğiz
26 Temmuz 2015 Sonsuz yeşil diyarı Artvin.... Her zaman başı dumanlı dağlarıyla, toprağın altındaki "altın"a göz diken kapitalizmin ilk hedefi şimdi...

Çok acılar gördü bu topraklar... Özellikle 1980 öncesi sol görüşün hakim olduğu Artvin, darbelerden payını fazlasıyla aldı.

O yıllarda Artvin’i sol görüşün kurtarılmış kalelerinden biri yapan gençler, işkence tezgahlarında nice bedeller ödedi. Seçimlerde genellikle CHP’nin birinci parti çıktığı bu şehir de, kendi kaderine terkedilerek cezalandırıldı. Taaa ki son yerel seçimde belediye AKP’nin eline geçene kadar.

CHP döneminde asfalt dökmek için bile merkezi yönetimden destek alamayan Artvin’de, seçim sonrası dağ yolları bile asfaltlanmış. Bölgede doğayı tahrip eden madencilik faaliyetine karşı 25 yıldır sürdürülen mücadele ise vicdanlara sığmayan genelge oyunlarıyla başlatılmaya çalışılınca, yeni bir mücadelenin ateşi de yanmaya başlamış.

Artvin halkı bir yandan mitinglerle eylemlerle sesini duyurmaya çalışırken bir yandan da altın madeninin bulunduğu Cerattepe’de gece-gündüz nöbet tutuyor.

Orman Bölge Müdürlüğü ve şirket yetkilileri bölgeye girmeye kalkarsa telefon zinciri ile madene “hayır” diyen tüm çevreleri Cerattepe’ye toplayacaklar.

Çünkü biliyorlar ki Mehmet Cengiz’e ait Cengiz İnşaat burada altın çıkarmaya başladığında; suları zehirlenecek, toprakları havaları kirlenecek, 2 milyon ağaç kesilecek ve heyelan bölgesi olduğu için muhtemelen şehrin büyük bölümü toprak kayması ile yaşanmaz hale gelecek.

Ya madenden vazgeçecekler ya da Artvin’den… Ama onların Artvin’den vazgeçmeye hiç niyeti yok.

Ben gittiğimde Artvin Barosu'nun ev sahipliğinde yapılan “Hukuk demokrasi ve çevre mitingi”ne denk geldim.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal ve Artvin Baro Başkanı Ali Uğur Çağal’ın konuşma yaptığı mitinge 36 baro başkanı ve yaklaşık 3 bin vatandaş katıldı.

Artvin sokaklarında hemen her işyerinin camında konuya dair direniş mesajları var. Her fırsatta yürüyüşler, eylemler yaparak seslerini duyurmaya çabalıyorlar.

Artvinliler tek yumruk olmuş. Bu iş Artvin’in “Gezi Direnişi” olmuş adeta… Her gece dağa çıkıp sabaha kadar dönüşümlü olarak nöbet tutuyorlar…

Ben oradayken, Artvin’deki 'Beşiktaşlılar' nöbetteydi. Nöbete kalanlara destek yağıyor… Herkes neyi varsa ortaya koyuyor lokmalar paylaşılıyor, umutlar yeşertiliyor… Madene direnen her yaştan Artvinli ayışığının altında aydınlık düşlerini paylaşıyor...

Dilerim sonu güzel olsun… “Gezi Direnişi” gibi masumiyetle başlayıp yeşeren bu iş, kimsenin burnu kanamadan sağduyuyla tatlıya bağlansın. Dilerim akıl ve sağduyu kazansın ve bugünün gençleri de babaları gibi yeni bedeller ödemesin…

Çünkü Cerattepe’de madene direnenler kaybederse aslında hepimiz kaybedeceğiz…

Bugün Artvin Cerattepe’yi, yarın belki Uludağ’ı ve sonra başka yerleri…

Kızılderili atasözünde vurgulandığı gibi ;“son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak”.

Artvin’de siyanürle altın çıkarılmasında ısrar edenler de, ölülerin altın takmadığını farkedecekler…

Çok yazık olacak….hepimize çok yazık olacak… Dilerim direnenler kazansın...

Dilerim kapitalizm sadece Artvin’den değil tüm Karadeniz’den elini ayağını çeksin.

Dilerim “Yeşil Yol” projeleri Karadeniz’de sonun başlangıcı olmasın…

Dilerim Havva analar ağlamasın…

Bu makale 3.180 kez okunmuştur