Henüz üyemiz değilseniz kayıt olun!
Dolar : 3.5123 0.05
Euro : 3.916 -0.1
İMKB : 100072 0.69
Altın : 141.19 0.05
Erdoğan'ın 'ABD Çıkarması'nın içyüzü
Cengiz YAKUTAmerika Raporu
03 Nisan 2016 Bu yazımı, Türkiye ve ABD kaynaklı yayın organlarından derlenen bilgilere dayanarak; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iç basında “Amerika Çıkarması” diye lanse edilen gezisine ayırdım.

ABD dünya devi, Obama dünya lideri olduğu için mi? Hayır.

ABD, Türkiye’nin önemli bir müttefiki olduğu için mi? Hayır.

ABD dünya jandarması olduğu ve bunu doğru bulduğum için mi? Hayır.

Amerika’nın Türkiye’ye dolaylı müdahelesini savunduğum için mi? Ona da hayır.

Ya da ABD Türkiye’yi düzeltsin diye düşündüğüm için ise hiç değil.

Bir, ABD, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, basın özgürlüğünü dünyada (mükemmel olmasa da) en iyi şekilde uygulayan ve savunan ülkelerin başında geliyor.

İki, başta Cumhurbaşkanımızın kendisi, hükümet ve halkımız ABD ile ilişkilere, ABD Başkanı ile görüşmelere çok önem verdiği için (iç politika malzemesi ve prestij kazanma aracı yapıldığı için) bu yazı bu konuya odaklandı.

Bugün Türkiye’de haberlerin filtre edildiği, sansürlendiği, cımbızlandığı bilenen bir gerçek.

Tek taraflı ve iktidarın yaptıklarını şirin gösterecek şekilde bir taraflılık ve seçicilik sözkonusu.

Bu yazıda yine halkın “haber alma özgürlüğü”ne hizmet etmek için çeşitli kaynaklardan “gerçekleri” bütünüyle derlemeye ve sizlere iletmeye çalıştım. Yani bir gazeteci olarak görevimi yapmaya çalıştım.

Gelelim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyaretinin içyüzüne.

Nükleer Güvenlik Zirvesi için ABD’ye gelen 50 devlet ve hükümet başkanının hepsi devlet töreniyle karşılandı.

ABD’nin iyi ilişkiler içinde olduğu ve demokrasiye bağlı devlet başkanları şahsen ABD Başkanı Barack Obama, Başkan Yardımcısı Joe Biden, Bakanlar veya üst düzey Beyaz Saray yöneticileri tarafından karşılandı.

Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan maalesef bir onbaşının komutasındaki bir manga asker tarafından selamlanarak karşılandı.

Cumhurbaşkanımız daha önceki ziyaretlerinde olduğu gibi Beyaz Saray konukevlerinden birinde misafir edilmedi. Bir otelde kaldı.

Geldiği gün ABD’nin sözü dinlenen 48 dış politika uzmanı, Erdoğan’ın otokratikleşmesine (otokrasi: tek kişi yönetimi) ve otoriterleşmesine karşı sert ve ağır eleştiriler içeren ortak bir mektup yayınladı.

Toplantı öncesinde Türk makamlarının ve diplomatlarının, Cumhurbaşkanımızın, ABD Başkanı ile resmi bir görüşmede buluşması talebi Beyaz Saray tarafından reddedildi.

Erdoğan, otel, salon, toplantı için gittiği her yerde protestocular tarafından, “Diktatör Erdoğan”, Katil Erdoğan” sloganları ve pankartları ile karşılandı.

Türk korumaların protestocuların sesini bağırarak, adeta böğürerek bastırmaya çalışmasını belgeleyen Youtube videosu ve bu davranışları dünya basınında alay konusu oldu.

Türk korumalar, ABD’li polislerle tartıştı, protestocuların pankartlarını gasp etti, protestocuları darp etti ve bunlar ABD basınında haber konusu oldu.

Aynı korumalar, ABD’li bir polis yetkilisinin “Burası Amerika! Böyle davranamazsınız. Birer yetişkin gibi davranın” uyarısına maruz kaldı.

Sadece kalacağı otele ilk varışında ABD’deki AKP’lilerin sevgi ve destek gösterisi yaptığı belirlendi. Gösterici grup ile ABD’li AKP’liler arasında sürtüşme de yaşandı.

Erdoğan geldiği gün bir yemek verdi. Yemeğe katılan ve yıllar önce görevlerinden ayrılmış eski danışmanlar, medyaya Türk makamlarınca kasıtlı olarak Obama’nın hala görevde olan danışmanları gibi tanıtıldı.

Nükleer Güvenlik Zirvesi olağan şekilde yapıldı ve sona erdi. Program dışı ikili görüşmeler olmadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katılan diğer 50 devlet başkanı gibi Beyaz Saray’da bir akşam yemeğine katıldı.

Beyaz Saray’a varışında ne Başkan, ne Başkan Yardımcısı, ne de bir bakan tarafından karşılanmadı.

Yemek öncesinde, sırasında veya sonrasında kimseyle resmi ya da üst düzey bir görüşme gerçekleşmedi.

Yemek arasında Obama, Erdoğan ile bir süre gayriresmi formatta söyleşti. Konunun Türkiye’de demokrasi ve IŞİD olduğu ortaya çıktı.

Erdoğan’ı kaldığı otelde ziyaret eden Başkan Yardımcısı Joe Biden, Suriye’deki iç savaş, mülteciler, IŞİD ve Güneydoğu’daki terör olaylarını bastırma operasyonları konularında bir saati aşkın süreyle görüştü.

Türk makamlarının ısrarlı davetlerine karşın, Maryland’de yapılan cami açılışına ABD devlet erkanından üst düzey katılım olmadı. Erdoğan, açılışı tek başına yaptı.

Bu arada yazılarıyla Türkiye’de darbe söylentilerine yol açan ABD’li bir uzman bir ropörtajda “Erdoğan, Obama ile görüşmelerini iç politikada prestij kazanmada, imajını güçlendirmede kullanamasın diye kendisinden özellikle uzak duruldu” dedi.

İsrail’e rest çekmesiyle övünen Cumhurbaşkanımız, dünyanın en güçlü Yahudi örgütüyle resmi görüşmesinde, İsrail’e ve Yahudilere övgü dolu sözlerle hitap etti.

Ve toplantı sonunda Başkan Obama, bir soru üzerine Türkiye ve Erdoğan ile görüşmesi konusunda şunları söyledi:

“Türkiye’deki (yönetimdeki) bazı eğilimlerle (kabullenmekte) sıkıntı yaşıyorum. Ben basın özgürlüğünün, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve inanç özgürlüğünün güçlü bir savunucusuyum.”

“Erdoğan, defalarca demokratik yollardan seçilmiş olabilir ama basına karşı aldığı sert tavır Türkiye’yi zora sokacak yönde. Kendisine tavsiyelerimizi iletmeyi sürdüreceğiz.”

“Erdoğan’a, o makama Türkiye’de demokrasi vaadiyle geldiğini hatırlattım. Türkiye’nin, traihsel süreçte derin İslami inancın çağdaşlık ve artan açıklık (özgürlük) ile yanyana yaşadığı bir ülke olduğunu hatırlattım.”

“Geride bırakacağı mirasın, bilgiye ve habere ulaşmayı engellemek ve demokratik eleştiri ve tartışma ortamını yok etmek yönündeki stratejisi olmaması gerektiğini hatırlattım.”

Azıcık diplomatik dilden, nezaketten haberi olana Obama’nın sözleri sert eleştiri içeren uyarıdır. Adam olana bundan fazlası söylenmez.

Erdoğan’ın ABD çıkartmasında olan biten bundan ibarettir.

ABD ile ilişkiler bu derece gergin ve soğuk durumdadır. Gerisi çarpıtma ve abartı ve göz boyamadır.

Son olarak, 1 Nisan itibarıyla son 9 günde 39 şehit toprağa düştü. Son 9 ayda ise 360…

@CengizYakutt
 

Bu makale 1.556 kez okunmuştur