Henüz üyemiz değilseniz kayıt olun!
Dolar : 3.5224 -0.09
Euro : 4.148 0.27
İMKB : 107202 0.35
Altın : 145.47 -0.26
Onunki sadece bir başarı hikayesi değil
Cemal YAĞCICemal YAĞCI
24 Temmuz 2015 Uzun zamandır ertelediğim bir yazı bu...

Şimdi yazmalıyım diye karar verdiğimde yeni bir haber geliyor, erteliyorum. Daha fazla ertelemenin alemi yok, belli ki bu işin sonu gelmeyecek.

Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR'ın Türkiye CEO'su Kenan Yavuz'u yazmak istiyorum.

Kenan Yavuz, Bayburt'un Beşpınar Köyü'nde doğdu. Köyde ortaokul olmadığı için dedesi ve ninesinin refakatinde Bayburt'ta ortaokulu, Erzincan'da ticaret lisesini okudu. Ankara İktisadi Ticari İlimler Akademisi (AİTİA) İşletme Bölümünü bitirdikten sonra askere gitti.

Kendi ifadesiyle yüksek lisans yapmak için para lazımdı, her atlayış bir yevmiyeydi, Kayseri Hava İndirme Tugayı'nda en çok paraşüt atlayışı yapan asteğmen oldu.

Askerlik dönüşü İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü'nde yüksek lisansını tamamladı. Koç Holding şirketlerinden MAKO'nun İstanbul ofisinde işe başladı. Tam 20 yıl çalıştığı MAKO'da finansmandan sorumlu genel müdür yardımcılığına kadar yükselmişken yine kendi ifadesiyle on bin lira maaşı bırakıp üç bin lira maaşla Petkim Petrokimya Holding A.Ş.'ye genel müdür oldu.

Türkiye'nin en büyük özelleştirmesini gerçekleştirdikten sonra SOCAR'la çalışmaya devam etti, Türkiye CEO'su oldu. Türkiye'nin en büyük özel sektör proje finansman kredisini -3,3 milyar dolar- alan SOCAR'ın hedefi gelecek beş yıl içinde 15 milyar dolar ciro ile ülkenin en büyük üç şirketinden biri olmak.

Kenan Yavuz sadece şirketini yöneten biri olmanın ötesinde medyada kendine sağlam bir yer edinmenin de avantajı ile son günlerde üniversitelere dair "sitcom üniversitelere çocuklarınızı göndermeyin" söylemiyle dikkatleri üzerine çekti. Daha önce de ithalat lobisine savaş açmış ve yerli üretimin desteklenmesi için çağrı yapmıştı.

Şimdi asıl yazmak istediklerime gelebilirim...

Kenan Yavuz, Petkim'e genel müdür olunca (10 yıl önce) ondan iş isteyen köyündeki bütün gençleri meslek lisesi okumaya teşvik etti, hatta yanlış anımsamıyorsam Bayburt Endüstri Meslek Lisesi'nde Kimya Bölümünün açılmasına destek oldu. On yıl sonra Aliağa'ya batıdaki Bayburt diyorlar.

Bu öngörü onu daha başarılı yapmakla kalmadı, ona yeni sorumluluklar yükledi.

Önce bir konak yaptırdı köyüne, bütün kardeşlerinin yılda hiç değilse bir kez köyde hep birarada yaşamalarını hedefledi. Konak bir süre sonra Bayburt'tan, İstanbul'dan konuklar çekmeye başladı, bu hafta da Azerbaycan'dan konukları var.

Hemşerisi profesör-heykeltıraş Hüsamettin Koçan hocayla tanışıp, onun köyünde inşa ettiği Baksı Müzesini gördükten sonra yeni bir arayışın kapıları da açılmış oldu.

Kenan Yavuz, konağının bahçesine mütevazi bir "köy müzesi" kurmak için köylülerine ve komşu köylere çağrı yaptı. Öylesine özgün, öylesine güzel eserler toplandı ki...

Bir yandan müzesini zenginleştirirken diğer yandan da köy çocuklarını zenginleştirmeye başladı. Eline geçen saban demirini, öküz saraciyelerini getiren çocuklar harçlıkları kapıyorlar.

El arabasında kilometrelerce uzaktan getirdiği parçanın daha iyisini müzede görünce hayal kırıklığı yaşayan gencin işe yaramaz parçasını Kenan Yavuz alıp yüklü de harçlık verince çocuğun sevincini görmeliydiniz.

Yıkılan koca su değirmenini getirip bahçede yeniden canlandırdı. Komşu köyde toprakta sadece ucu görünen taşın, 150 santimetre çapında ve bir bezir değirmeninin parçası olduğunu öğrenince iş makineleri getirildi ve onlarca yıldır toprak altında duran bu değirmen taşı da hayat buldu. Keten tohumlarından bezir yağı çıkarılırmış eskiden ve lambalarda bu yağ kullanılırmış.

Bütün bunlar kesmedi Kenan Yavuz'u ve doğup büyüdüğü evin aynısını konağın bahçesine yaptırdı. Elektriği ve suyu olmayan bu ev şimdi müzenin en nadide bölümü.

İnsanlar çevre köylerden, Bayburt'tan gelip görmeye başlayınca başka bir fikir gelişti, bir anfi tiyatro yapıldı ve yazlık sinema gösterimleri başladı.

Ramazan eğlenceleri düzenlendi. Bir de Azerbaycan gecesi düzenlenmiş, Azeri milletvekili ve sanatçı Ganire Paşayeva konuk olmuş.

Velhasılı bir taraftan köye ekonomik katkılar sağlanırken öte yandan köyün cazibesini artıracak etkinliklere hız verildi. Önümüzdeki hafta gerçekleşecek Beşpınar Şenlikleri'nin bu yıl her zamankinden daha görkemli olacağını şimdiden söylemek mümkün.

Küçük bir eleştiri yapmam lazım bu arada. Köye şehri götürmek yanlış, buna dikkat etmek gerekiyor.

Ayrıca köyün, köy olarak kalması isteniyorsa örneğin yüzlerce inek beslenen modern ahırların daha uzağa yaptırılması lazım, (yanlış anlaşılmasın bu hırlar Kenan Yavuz'un değil).

Köylünün hayatını kolaylaştırmak lazım ancak bunu yaparken köyün içinden geçen dereyi kanalın içine yerleştirip içini de çöplük yapanlara karşı da mücadele etmek gerek.

Bütün bunları nereden mi biliyorum? Kenan Yavuz benim kayınbiraderim...
 

Bu makale 1.026 kez okunmuştur