Henüz üyemiz değilseniz kayıt olun!
Dolar : 3.6167 -0.04
Euro : 3.9067 -0.03
İMKB : 89350. -1.39
Altın : 144.85 -0.26
Mezar taşının sırrı
Cemal YAĞCICemal YAĞCI
17 Eylül 2014 Doğum yerim Gördes'e beni bağlayan önemli şeylerden biri çocukluğumun anılarıysa diğeri de mezarlığımızdır.

Akrabaların çoğu bizim gibi iş, güç, okul peşinde başka diyarlara göçüp gittiler, orada kalmayı başarabilen birkaç ailede de tanıdıklar yıldan yıla azalıyor.

Size Gördes’i hiç anlatmadım.

Bursa’dan İzmir’e giderken Akhisar’a varmadan Soma kavşağında U dönüşü yaparak Sındırgı yoluna (eskiden İstanbul yolu orasıydı) saparsınız, 9 kilometre sonra dağlara vurursunuz arabanızı, 50 kilometre kadar virajlı yollardan çam ormanlarından geçerek Gördes’e ulaşırsınız.

Vardığınız bu Gördes, yeni Gördes’tir. 50'li yıllarda yaşanan heyelan sonrası Gördes planlı bir kasaba olarak eski yerleşimin üç kilometre kuzeyinde yeniden inşa edilmiştir. 10 bin nüfuslu bu kasaba yüzlerce yıl üretilen el halıları ile dünyaca meşhur bir beldedir. Artık el halısı üretimi yok denecek kadar az, kalan bir kaç halıcı da mesleği yaşatmak adına devam ediyor. Çocukluğumda her evden kirkit sesleri eksik olmazdı.

Yeni Gördes’i inşa ederken eski Gördes’te heyelanın yıktığı evlerdeki taşların da kullanılması nedeniyle eski Gördes restore edilen Çarşı Camii dışında tamamen harabe bir haldedir.

Dedim ya; mezarlığımız bizim memleketle bağımızı güçlendiren önemli bir mekandır. Binlerce yıllık uygarlığın, 17 ve 18. Yüzyıllarda yaşanmış olan zenginliğin ayakta kalabilmiş tek görgü tanığıdır. Yüzlerce "gocaselvi"nin sessiz ve mağrur salındığı mezarlığımızda binlerce sahipsiz mezar, geçmişin ve nesiller arasındaki kopukluğun hazin bir göstergesidir. Yüzlerce yıllık mezar taşları arasında zenginliğin, estetiğin, sanatın izleri durur. Söylemeden edemeyeceğim; mezarlığın bir bölümünün adı Ağalar Mezarlığı’dır, kimmiş bu ağalar diye merak edip gezdim ama bizimkinden bir fark göremedim.

Bu yazıya da aşağıdaki mezar taşı vesile oldu.

Babamın hemen iki sıra üstünde, inanmayacaksınız ama daha geçen yıl görmediğimiz bir taş beliriverdi. Heyelanın, belki de hemen üzerinde geçen yıl vefat ederek gömülen dayımın, yengemin ve bir diğer akrabamızın mezarlarının yerin altındaki toprak hareketliliğini artırması nedeniyle (nasıl bir laf oldu bu, sanki aşağıdakiler hareket ediyormuş gibi) daha önce görülmeyen bu taş yer yüzüne çıkıvermiş.

Dikkatimi çekince etrafını ve üzerindeki bezemeyi temizledim. Kime gösterdiysem çok beğenildi bu taş, süslemesinin kaynağı merak edildi, kaç yıllık olabileceği tartışıldı.

Çok değişik fikirler paylaşıldı. Türk kozmolojisine ait bir simge olduğundan tutun da eli kılıç tutan bir yiğide ait olabileceğine kadar. "Ama bu bir kadın mezarına ait olabilir" dediğimde de "yiğit bir kadın da olabilir" dediler, doğrudur.

Haç figürüne benzetenler de oldu. Her ne kadar Gördes’te Hristiyan Rumlar da yüzlerce yıl yaşamış olsa da Hıristiyan mezarlığı değil burası. Hoş, Hıristiyan mezarlığının izi bile kalmamış ya.

Manisa Müzesi’ni arayarak bilgi almaya çalıştım. Gördes mezarlığında envanter taramasının devam edeceğini, buna benzer birçok mezar taşının kayıt altına alınacağını söylediler, sevindim, umarım tamamlanır.

Ancak bu taşların yerinde kalmasının önemli olduğunu, bunun için de belediye ile işbirliği yapılarak taşların dikilmesi gerektiğini de öğrendim.

Doğrusu, konunun uzmanı bir ortak bulabilirsek Sosyal Yaşama ve Eğitime Katkı Derneği olarak konuyla ilgili bir proje hazırlayabiliriz.

Bu makale 1.605 kez okunmuştur