Henüz üyemiz değilseniz kayıt olun!
Dolar : 3.5224 -0.09
Euro : 4.148 0.27
İMKB : 107202 0.35
Altın : 145.47 -0.26
Anılarda
Cemal YAĞCICemal YAĞCI
27 Temmuz 2013 Önce Sırameşeler Çocuk Yuvası tarih oldu.

İlk kez gördüğüm 1981 Eylülü'nde, görkemli çam ağaçlarının gölgesinde sırt sırta vermiş 10 dubleksten oluşan Çocuk Yuvası'na bayılmıştım. Sekize sekiz altmış dört metrekare zemin üzerinde 108 metrekarelik dubleks evlerdi.

Müdürlüğünü yaptığım dönemde lojman olarak tahsis edilmiş bu ünitelerden birinde oturduk. Kapıdan girişte önce tuvalet karşılardı sizi, sonra iç kapıyla doğrudan salona girerdiniz.

Sağınızda (diğer dublekste solunuzda) küçücük banyosu ve her biri salona bakan, eşit büyüklükte mutfağı ve iki odasını görürdünüz, her biri üçe üç dokuz metrekarelik kutucuklar.

Salonun yan duvardan üst kata yükselen, çok değil yetmiş santim genişliğindeki merdivenle yukarı çıktığınızda da yine yan yana üç kutucuktan oluşan üç oda ve banyo ile tuvaletin üstünde kalan bölümde çatı katlarındaki gibi eğimli tavanıyla bir oyun-oturma bölümü olurdu.

O zamanlar her ne kadar ev eşyalarının boyutu da bugüne kıyasla küçük olsa da ne yemek odanız yemek odasına, ne de yatak odanız yatak odasına sığmaz, odalara dağıtırdınız.

Merkezi kalorifer sistemiyle ısıtılan evlere gelinceye kadar izolasyonun yıllar boyunca yıpranmış olması, kömürün verimsizliği gibi nedenlerle ısı hayli düşer, otomatik termostat görevi görürdük. Öyle ya biz üşüyorsak çocuklar da üşüyordur. Kalorifer dairesine girip bir yandan kaloriferciyi fırçalarken öte yandan da onun şikayetlerini dinlerdik. Neyse ki bir kaç yıl sonra doğal gaz geldi.

İzmir Yolu'nun yanındaki evimizde alışıncaya kadar uyumakta epey zorluk çekmiştik. Bize yatılı misafir gelen teyzemin anlatımıyla;  "Uzaktan bir kamyon geliyordu Cemal, öyle yavaş geliyordu ki. Ama yükü de ağır belli ki ağlaya inleye oflaya puflaya geliyor, bir vites değiştiriyor deme gitsin (o zamanlar ara gazı verip değişiyor vites, kara şanzıman) neyse evin hizasını geçti artık uyuyabilirim derkeeeeen uzaklardan başka bir kamyon gelmeye başlıyordu, tren mübarek, eh tabii onu da bekledim. Uykuya daldığımda gün ağarıyordu".

Bahçesine çiçekler ekerdik, sebzeleri farelerden kurtarmak mümkün olmadığından ekmekten vazgeçmiştik.

Neyse... yine hüzünlendim.

Gün geldi Sırameşeler kampusündeki diğer binalar gibi onları da yıktılar. Keşke bir tanesini müze gibi koruyabilseydiler.

Bir süre sonra Eşrefiler Kız Yetiştirme Yurdu tarih oldu.

1991 yılında kısa bir süre müdürlüğüne vekalet ettiğim bu kurumda, meslek hayatımda beni yönlendiren çok değerli tecrübeler edinmiştim.

Evet bina eklentilerle büyütülmüş, düzensiz, labirent gibi bir binaydı, hatta yıkılması da gerekiyordu. Yine de yıkılması hüzün vericiydi. Muhteşem bahçesindeki, bir eşi de Çekirge'deki Uludağ Üniversitesi tesislerinin bahçesinde bulunan harika havuzunun çevresindeki kuş ve genç kızların sesleriyle anılarımızda yaşayacak.

Eşrefiler Kız Yetiştirme Yurdu'nun yerine huzurevi inşa edileceğini okumuştum geçenlerde.

Bence oraya huzurevi yapılmamalı. Hatta bana kalırsa Büyükşehir Belediyesi'ne verilerek, spor alanları, kafeterya ve lokantasıyla halka açık çok güzel bir sosyal tesis yapılmalı.

Artık sıra Çekirge Caddesi üzerindeki Saniye Rıza Kız Yetiştirme Yurdu'na gelmiş. Yurttaki kızlar başka kurumlara nakledilerek kapatılıyor. Bina yıkılacak ve yerine Sırameşeler'deki gibi evler (?) Sevgi Evleri yapılacakmış.

Yıllardır kurum bakımının korunmaya muhtaç çocuklar için mükemmel bir model olmadığını söyler dururum ama bu, bu tür kurumlara ihtiyaç yoktur ve olmayacaktır anlamına da gelmez.

Eşrefiler'den sonra Saniye Rıza da yıkılınca korunmaya muhtaç genç kızlar için Bursa'da benzeri bir kurum kalmayacak.

Saniye Rıza Hanım bu binayı önce hastane yapılsın diye Sağlık Bakanlığı'na bağışlamış. Bakanlık, inşaatı tamamlanmamış binaya uzun süre dokunmamış.

Bundan sonrasını dönemin Sırameşeler Çocuk Bakım Yurdu Müdürü (daha sonra Bursa'nın ilk Sosyal Hizmetler İl Müdürü olmuştu) Şammas Hüyüklü'den dinlemiştim. Saniye Rıza Hanım 1 Mayıs 1969'da yanına zamanın İş Bankası Müdürü Haluk Aksu'yu da (Allah uzun ömürler versin) alarak yuvaya gelmiş. Boylu poslu, konuşması, duruşu, oturuşu kalkışıyla etkileyici bir kadındı diye anlatır Şammas ağabey. Yuvada çocukları sevmiş, bilgiler almış, ihtiyaçlarını öğrenmiş ve kararını vermiş: binasını hastaneden alacak ve kız yetiştirme yurdu yapılmak üzere o zamanki adıyla Korunmaya Muhtaç Çocukları Koruma Birliğine bağışlayacak.

Ertesi gün ilgili vali yardımcısına gitmiş dilekçesini vermiş.

Şammas bey vali yardımcısının, "Şammas bey çabuk gel, bu işlemi hemen tamamlayalım, yaşlı insanlar akşam karar verir, sabah vazgeçer, Saniye Rıza Hanım vazgeçmeden alalım bu yeri." dediğini aktarıyor.

O günleri özetleyen küçük bir anı: binayı teslim aldıklarında uzun süre boş durumda kalan binayı kolaçan ederken o gün komisyonda görevli olan iki kişiyle birlikte pirelendiklerini anlatıyor Şammas ağabey.

Hizmet verdiği 40 yıl boyunca Koruma Derneği'nin de organizasyonları ve katkılarıyla onlarca kızımızı evlendirerek yurttan uğurlayan Saniye Rıza Kız Yetiştirme Yurdu da artık anılarımızda yaşayacak.

Peki buranın yerine ne yapılmalı derseniz. Bence Osmangazi ilçesi bölünmeli ve buraya Çekirge Kaymakamlığı yapılmalı.
 

Bu makale 2.114 kez okunmuştur