Müslüm Gürses'in bilinmeyen yönü

Ünlü şarkıcı Müslüm Gürses'in hayatını beyazperdeye aktaran filmin yapımcısı Uslu, "Babası gibi bir baba olacağı korkusuyla, evlat sahibi olmaktan hep kaçınmış." dedi.

Kültür-Sanat, 23 Ekim 2018 Salı, 17:14
Müslüm Gürses'in bilinmeyen yönü

Ünlü şarkıcı Müslüm Gürses'i Timuçin Esen, eşi Muhterem Nur'u ise Zerrin Tekindor'un oynadığı "Müslüm" filmi 26 Ekim'de izleyiciyle buluşacak.

Senaryosunu Hakan Günday'ın kaleme aldığı filme ilişkin açıklamada bulunan yapımcı Mustafa Uslu, filmi iki yönetmenle çektiklerini belirterek, "Adana çekimlerini Ketche, İstanbul çekimlerini ise Can Ulkay yönetti. Filmde böyle bir gereksinim vardı. Çünkü Müslüm Gürses'in hayatı, Adana ve İstanbul olmak üzere iki parça. Birisinde daha karanlık, sert ve acımasız bir hayat var. İstanbul'a geldiğinde ise her şey daha güzelleşiyor. Aşkla tanışıyor. Kalbine aşk düşüyor ve her şey daha renkleniyor. Yönetmen değişikliği de açıkçası bu anlamda çok iyi oldu." diye konuştu.

Yapımcı Uslu, 17 milyon liraya mal olan filmin çekimlerinin 28 haftada tamamlandığını aktardı.

Prodüksiyonun başlangıç ve bitiş arasının 2,5 yıl sürdüğünü ifade eden Uslu, şunları kaydetti:

"Aşağı yukarı 6,5 ayda, 127 kişilik bir ekiple çalıştık. Sanat ve kostüm grupları vardı. Kostümler o yıllara özel. 1970-1980'lere ve hatta 1967'ye kadar gittik. Oradan 1990'lara 2000'lere geldik. Kostüm dizaynı buna göre yapıldı. Çok fazla arşiv araştırması gerçekleştirildi. Filmin ön araştırması da çok detaylı yapıldı. Filmi yaparken, gerçekleri göstereceğiz diye filmini yaptığımız karaktere zarar veremezdik. Bunlara çok dikkat edildi. İlgilendiğimiz her konunun tarihsel gerçekliği üzerine çok çalıştık. Bunun için üç kişiden oluşan ayrı bir ekip oluşturduk. Bu ekip Bursa, Tarsus ve Adana'ya gitti, canlı şahitlerle konuştular. Onlarla röportajlar yaptılar ve senaryoya eklentilerde bulunuldu."

"O kadar dramatik ki gerçek olmasa kimse inanmaz"

Gürses'in hayatının oldukça dramatik olduğuna işaret eden Uslu, daha dramatik göstermek için hiçbir şey yapmadıklarının altını çizerek, "Tam tersine bazı dramaları törpüleyerek daha seyredilebilir hale getirdik. Çünkü Müslüm Gürses'in hayatı gerçek olmasa ve birisi anlatsa, kimse inanmaz. 'Hadi canım böyle bir hayat mı olur? Bir insanın başına bunlar mı gelir?' denir. Sağ kulağı duymuyor. Burnu koku almıyor. Kendi konserinde bir hayranı tarafından aşırı sevgi nedeniyle bıçaklanıyor. Bütün ailesini kaybediyor. Gerçekten inanılmaz bir hayatı var. Biz ekstra bir şey yapma gereği duymadık. Sadece, bu yaşanmış dramatik hayatı en modern anlatım diliyle beyazperdeye yansıtmaya çalıştık." ifadelerini kullandı.

Mustafa Uslu, izleyecilerin Müslüm Gürses'in yaşam hikayesini öğreneceğini vurgulayarak, sanatçının hayatına dair var olan tüm soruların cevabının filmde olduğunu dile getirdi.

Yapımda Gürses'in gerçek görüntülerini de kullanan Uslu, şunları söyledi:

"(Steven) Spielberg'ün bir lafı var, 'Eğer gerçek bir hayat hikayesi çekiyorsan mutlaka bunu gerçeğe dayandır ve gerçek kahramanını filminin ya sonuna ya içine koy'. Ayla filminde de Süleyman Dilbirliği amca, bir sahnede, bir planda son selamını verdi Türkiye'ye ve Türk halkına. Biz istedik ki bu filmin içinde, kendi filminde de Müslüm Gürses olsun. O da çok denk geldi şansımıza. Bizim daha önce kendisiyle yapmış olduğumuz bir reklam filmi çalışmasında, kameranın kayıtta olduğunu bilmediği bir andaki görseli çok uyum sağladı. Biz o görselin açılarına göre bir mekan yarattık ve kullandık. Onun da çok güzel olduğunu düşünüyorum. Oradan babaya bir selam verdiğimizi düşünüyorum."

"Sadece hayranlarının önünde eğildi"

Uslu, Müslüm Gürses'in hayata karşı duruşunu çok saygıyla karşıladığını ifade ederek, "Biz gerçek bir hayat hikayesi yaparken en ince detaylarını öğreniyoruz. Müslüm Gürses devlet erkanından çok fazla davet almış. Hem de 7-8 kere. Hiçbirine katılmamış. Bu bana çok enteresan geldi ve bunu Muhterem Nur'a sordum. Çok net bir cevap verdi, 'O, önünü iliklemeyi, kapatmayı pek sevmezdi. Bir tek hayranlarının önünde önünü iliklemeyi ve onların önünde eğilmeyi uygun görürdü. Onun dışında pek sevmezdi.' dedi. Hiçbir zaman, hiçbir siyasi durumun içinde bulunmadı. Sanatçı kimliğiyle yaşadı ve sanatçı kimliğiyle öldü. Sadece hayranlarının alkışını aldı ve sadece hayranları onu sevdi." açıklamasını yaptı.

Gürses'in kendisini her zaman geliştirdiğinin altını çizen Uslu, insanların okuyamaz dedikleri şarkıları da okuduğunu söyleyerek, böylece onu dinlemeyen bir kitleyi de kucakladığını kaydetti.

Yapımcı Uslu, Gürses'in Türkiye'de yaşamış efsane sanatçılardan biri olduğunu aktararak, izleyicilerin filmde gördüklerine inanamayacaklarını ifade etti.

Sanatçının eşi Muhterem Nur'un verdiği desteğe de vurgu yapan Uslu, "İyi ki bize filmi çekme hakkını verdi. Bu hakkı vermeseydi unutulup gidebilirdi. Kolay kolay unutulmaz ama yine de şu anda Müslüm Gürses adına bir başyapıt oluştu. Bundan sonra gelecek nesillerle, Müslüm Gürses'i tanımak isteyenlerin bu filmi seyretmeleri bence yeterli." dedi.

"O her kırılma noktasında müziğin yolunu takip ediyor"

Filmde gençlerin örnek alacağı çok şey olduğunu sözlerine ekleyen Uslu, Gürses'in hayatında üç kez kırılma noktası olduğunu kaydederek şu bilgileri verdi:

"Aslında Müslüm Gürses, babası gibi kötü bir insan olabilir, her şey olabilir ama o üç defa hep müziğin yolunu takip ediyor. Bağlamasına sarılıyor. Ustası Limoncu Ali'nin lafları aklına geliyor. Hayata yeniden asılıyor ve asla kötü biri olmuyor. Gençlerin filmi bu gözle izlemelerini çok rica ederim. Hayatta yılmamaları, ısrarla doğru bildikleri hedefin peşinden gitmeleri ve asla taviz vermemeleri gerektiğini düşünüyorum. Müslüm Gürses bunu, yokluklar içerisinde, hiçbir şey yokken yaptı. Günümüz gençlerinin imkanları var. Devlet destekleri, konservatuarlar, eğitim enstitüleri var. Her şeyimiz var, Allah'a şükür. Onun için daha kolay. Herkes inandığı ve hayalini kurduğu işin peşinden gitsin. Karşılarına çıkan engeller onları yıldırmasın. Devam etsinler, çok istesinler. İstedikleri her şeye kavuşurlar."

Mustafa Uslu, Gürses'in babasının gerçekten çok kötü biri olduğunu söyleyerek, "Müslüm Gürses'in babası küçük kardeşi Ahmet'i annesine, Müslüm'ü ise kendisine benzetirmiş. Bu da onu çok rahatsız edermiş. Asla babası gibi bir baba olmak istemediği, en kesin ve kestirme yol baba olmamaktan geçtiği için baba olmaktan hep korkmuş. Bir gün baba olduğunda içindeki canavarın canlanacağını ve babası gibi bir baba olacağı korkusuyla, evlat sahibi olmaktan hep kaçınmış. Kendisini de 'Ben zaten babayım. Benim evlatlarım var. Bana baba diyorlar.' diyerek teselli etmiş. Aslında bir erkek için baba olmak, babalık duygusu yaşamak çok muhteşem bir duygudur. Yani ondan feragat etmiş. Bu korkularından dolayı, 'Topluma zararlı bir adam olurum, yeni doğmuş bir cana kötü davranırım, kötü bir evlat yetiştiririm.' diye bundan feragat etmiş." değerlendirmesinde bulundu.

Film çekimi sırasında her konuda çok itinalı davrandıklarını vurgulayan "Müslüm"ün yapımcısı Uslu, "Çünkü elimizdeki emanet çok kıymetliydi ve onu çok iyi bir şekilde beyaz perdeye aktarmak zorundaydık." diye konuştu.

Madame Tussauds İstanbul Müzesi tarafından bir yılda hazırlanan Müslüm Gürses'in birebir ölçülerindeki balmumu figürü de filmin gala gösteriminde ilk kez hayranlarıyla buluşacak.

Yaşam
'Feride'nin köyü'nde sonbahar güzelliği
Türk edebiyatının usta kalemlerinden Reşat Nuri Güntekin'in 1922'de yazdığı Çalıkuşu romanının ba...
Politika
Ali Babacan'dan Bahçeli'yi kızdıracak çıkış
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, RTÜK'e çağrıda bulunarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli...
Kadın
'Kadına yönelik şiddeti örgütlü mücadele durdurabilir'
HDP Parti Meclisi ve Genel Merkez Hukuk Komisyonu Üyesi Avukat Sinem Varlı Hanazay, kadına yöneli...
Güncel
Hüsnü Bozkurt ADD Başkanlığına aday
CHP eski milletvekili Hüsnü Bozkurt, yaklaşan Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Kurulunda Genel Baş...
Güncel
Bursa'da kaçak sigara operasyonu; 2 gözaltı
Bursa'da düzenlenen kaçak sigara operasyonunda 2 kişi gözaltına alındı.
Sağlık
Koca, Bursa'da vaka sayısının fazlalığına dikkat çekti
Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından konuşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bursa'da v...
Uludağ'da eksi 10 derecede çadırsız kamp yaptılar
Pandemide kadına şiddet arttı, kadın işsizliği büyüdü
Bursa Barosu: Kadına şiddet insan hakkı ihlalidir
Karantina döneminde kadına şiddet vakaları arttı

En Çok Okunan Haberler

Arınç'tan istifa sinyali: Çok rencide oldum!

Bülent Arınç, Erdoğan'ın kendisiyle ilgili sözlerini...

Frutti Extra Bursaspor, başantrenör ile yoll...

ING Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Frutti Extra B...

Öğretmenlerin birinci sorunu ekonomik

Eğitim İş, 24 Kasım Öğretmenler Günü öncesinde 5 bin...

'Siyasetin arka bahçesi olmuş bir eğitim sis...

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yar...

Ambulans otobanda 6 metre yükseklikten düştü

Bursa'nın Gemlik ilçesinde hasta nakil hizmeti veren...

'Okul öncesi öğretmenleri bakıcı değildir'

Eğitim Sen Bursa Şubesi, okul öncesi eğitim kurumlar...

Eğitim İş Bursa: Hamaset değil adalet istiyo...

Eğitim İş Bursa Şubesi, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü...

İtfaiyeci yangın söndürürken ikinci kattan d...

Bursa'nın İnegöl ilçesinde, bir itfaiye eri müdahale...

17 Mart'tan bu yana günlük en yüksek can kaybı

Türkiye'de koronavirüs nedeniyle 153 kişi daha hayat...

CHP Genel Başkan Yardımcısı koronavirüse yak...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, yeni tip kor...

'Garson' ve 'Benek' kalp masajıyla kurtarıldı

Bursa'da bir evde çıkan yangında mahsur kalarak duma...

Bursa'da uzayın derinliklerine yolculuk!

Bursa'da uzay ve havacılık konusunda heyecan ve fark...

Bursa'da bir işçi daha koronavirüsten öldü

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde Hasanağa Organize Sanayi...

Metal İş'in yürüyüşüne polis müdahalesi; 109...

DİSK'e bağlı Birleşik Metal İş Sendikasına üye olduk...

Uluabat Gölü'nde kaçak avlanırken mahsur kal...

Bursa'da kaçak avlanmaları nedeniyle jandarmadan kaç...