Henüz üyemiz değilseniz kayıt olun!
Dolar : 3.5761 0.12
Euro : 3.8841 0.02
İMKB : 93802. 1.49
Altın : 146.51 -0.15

Die Welt: Erdoğan'ın bu zaferi yenilgidir!

Türkiye'de dün yapılan anayasa değişikliği referandumunun sonuçları, Avrupa basınında geniş yankı buldu. Almanya'da Die Welt gazetesi “Erdoğan’ın bu zaferi yenilgidir” başlığıyla referandum sonuçlarını değerlendirdi.

17 Nisan 2017 Pazartesi 14:07 tarihinde eklendi.

Die Welt: Erdoğanın bu zaferi yenilgidir!

16 Nisan'da Türkiye'de yapılan anayasa değişikliği referandum sonuçları Avrupa basınında geniş yankı buldu. Anayasa değişikliğinin yüzde 51.4 ile kabul edilmesi Avrupa'da çeşitli yorumlara neden oldu.

Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu’nu kaldırarak Türkiye’de parlamenter sistemi sona erdiren ‘cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ yüzde 48.6'ya "hayır" oyuna karşılık yüzde 51.4 "evet", oyuyla kabul edildi.

'Türkiye İçin Hazin Bir Gün'

Deutsche Welle'de yer alan habere göre; İngiliz The Times gazetesi “Türkiye İçin Hazin Bir Gün” başlıklı yorumunda referandum sonucunu şöyle değerlendiriyor:

“Bugün Türkiye’nin müttefikleri açısından hazin bir gün ama Ortadoğunun en güçlü ekonomisine, ordusuna ve kültürüne sahip ve bölge ile Batı arasında coğrafî bir köprü niteliğindeki Türkiye’nin kendisi açısından daha da hazin bir gün. Erdoğan ülkesi için bir bazı iyi şeyler yaptı. 2003’te iktidara geldikten sonra 10 yıl içinde enflasyonu frenledi, devlet bütçesini düzeltti ve piyasaları liberalleştirdi. Ama Erdoğan’ın gücü arttıkça bu gücü daha despot bir biçimde kullanmaya başladı. Son dört yıl içinde iktidarını hırslı ve başarısız dış politikalar, bölünmeye yol açabilecek iç politikalar ve paranoyalar belirledi. 2013'ten bu yana protesto dalgalarını bastırırken 11 kişi hayatını kaybetti ve gösterilerin ardından onlarca milletvekili ve 80 gazeteci hapse atıldı, 184 medya kuruluşu kapatıldı ve tuhaf bir darbe girişiminden sağ kurtulduktan sonra devlet içinde geniş çaplı temizliğe girişti. Dünkü referandum işte bu son gelişmelerin üst aşaması ve doruk noktasını oluşturdu.”

'‘Evet’ oylarının zaferle çıkmış olması iyi haber değil'

"Türkiye'deki anayasa referandumundan ‘Evet’ oylarının zaferle çıkmış olması iyi haber değil” ifadesini kullanan İspanyol El Pais gazetesinin yorumunun devamında şu satırları okuyoruz:

"Türkiye bu sonuçla ‘liberal olmayanlar’ diye anılan kulübün kapısında yer almış oluyor. Bu kulüp, düzenli aralıklarla seçimlerin yapıldığı, ancak kuvvetler ayrılığının bulunmadığı ve bu nedenle iktidarın gerçekten değişme şansının ya da haber alma özgürlüğünün olmadığı, bunun yerine kişisel özgürlüklerin daha fazla budandığı siyasi sistemler anlamına geliyor. Burada eşiği aşmak, Türkiye’nin sadece AB ile çatışma noktasına gelmesi değil, özellikle eğer Erdoğan’ın seçim kampanyalarında vaat ettiği gibi idam cezası geri gelecek olursa, Türkiye içinde de kutuplaşmayı ve çatışmaları başlatmak anlamına gelecektir.”

'Türkiye’yi zaten istikrarsız olan bu bölgede dış dünyadan kopuk bir ülkeye dönüştürecektir'

Fransız gazetesi Dernieres Nouvelles d'Alsace'ın yorumunda ise şu görüşler dikkat çekiyor:

"Seçim kampanyası onun lehine işlemiş olsa bile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ezici bir kesim tarafından desteklenmedi. Korku, devlet içinde temizleme faaliyetleri, ‘reis’i destekleme çağrıları ve kaos uyarılarının hakim olduğu referandum ertesinde Türkiye seçmeninde net bir bölünme göze çarpıyor. Sultanlara büyük hayranlık duyan bu kişi iktidarına kaba güç yoluyla değil sandık başına gitmek suretiyle meşruiyet kazandırmak istiyordu. Ama sonuç çelişkili çıktı. Erdoğan, kamuoyunun büyük bir kısmının onu açıkça hasım kabul ettiğini gördü ve bu yüzden de kendisine hayran halkının idolü haline geldiğini ilan edemiyor. Eğer Erdoğan otoriter atmosfer içinde bu referandumun mesajını doğru algılayamazsa sadece Türkiye’yi karanlık bir mecraya sokmakla kalmayacaktır, Türkiye’yi zaten istikrarsız olan bu bölgede dış dünyadan kopuk bir ülkeye dönüştürecektir.”

'Akdeniz’in iki yakası iyice birbirinden uzaklaştı'

İtalyan La Stampa gazetesi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yasadan aldığı süper güçle zaferini ilan ettiğini ve bunun üzerine neredeyse iki saat boyunca konuştuğunu, sokaklara fırlayan binlerce kişinin ise ‘Yeni Türkiye’ yi kutlamaya başladığını yazıyor. Yorumun devamında şu görüşler dikkat çekiyor:

“Bugün haberini yaptığımız Türkiye, çoğu verilen sözlerin tutulmadığı ve aslında kendi nüfuz alanının ötesinde geçen çok sayıda hedefi olan bir ülke. Öte yandan Türk ulusu etnik kökenlerinin yanı sıra yıllar içinde dinin ve Osmanlı İmparatorluğu nostaljisinin de karıştırıldığı yeni bir kimlik bilincine ulaşmış durumda. Bunun ceremesini çekecek olanlar ise ilk aşamada yeni sisteme muhalif olanlar ama aynı zamanda Kürtler gibi etnik ya da Aleviler gibi dini azınlıklar ile Ermeniler ve Yahudiler olacaktır. Türkiye Avrupa’ya darbe indirebilir hem de güçlü bir darbe. Akdeniz’in iki yakası bir anlık bir ümit ve dışarıya açılma sürecinden sonra iyice birbirinden uzaklaştı, belki de geri dönülemez bir biçimde.”

'Erdoğan’ın Bu Zaferi Yenilgidir'

Almanya'da bugün Paskalya tatiline denk geldiği için gazeteler yayımlanamadı. Ancak gazetelerin internet portallarındaki yorumların hemen hepsi Türkiye'deki referandum sonuçlarıyla ilgili.

Die Welt gazetesinin Daniel-Dylan Böhmer imzalı yorumu “Erdoğan’ın Bu Zaferi Yenilgidir” başlığını taşıyor. Yorum, “Tüm kanallarda Cumhurbaşkanı, diğer yanda gözü korkutulan karşı taraf. Buna rağmen seçmenin yarısı ona onay vermedi. Erdoğan halkın ona tam hareket serbestîsi tanıdığı, herkes tarafından takdir edilen bir iktidar sahibi değil” ifadeleriyle başlıyor. Devamında ise şu satırlar öne çıkıyor:

"İlk bakışta Erdoğan’a, tamamen onun kişiliğine verilmiş bir Evet var. Ancak ikinci kez bakıldığındaysa bu zaferin bir yenilgi olduğu görülüyor. Erdoğan neredeyse bir yıldan bu yana halkını ‘Evet’e zorladı; tehditler savurdu, uyarılarda bulundu, ikaz etti, yüz binlerce memur, öğretmen, yargıcın görevine son verdi, yüzden fazla gazeteciyi tutuklattırdı, neredeyse tüm eleştirel medya kuruluşlarını kapattırdı ya da yok etme noktasına getirdi ve onlar da sonunda hükümetin atadığı kişilere teslim oldular. ‘Hayırcıların' kamuoyu önünde sesini duyurmasını büyük oranda engelledi, Kürt bölgelerini boşalttırdı, en güçlü siyasi hasımlarını ise yurt dışına çıkmaya zorladı. Muhalefeti gruplar halinde ceza evlerine gönderdi. Anayasa değişikliğine karşı çıkanları terörist diye karaladı, Türklerin dünya çapında kendilerini tehdit altında hissetmeleri için diplomatik krizlere yol açtı. Ve ortaya çıkan sonuç: Kıl payı bir fark. Seçim mücadelesi adil ve olağanüstü hal şartları altında yapılmamış olsaydı, Erdoğan büyük olasılıkla dramatik bir biçimde yenilgi almış olurdu. Dünyanın hiçbir parlamentosu anayasa değişikliğini bu kadar zayıf bir çoğunluğa dayandıramaz. Erdoğan, halkın kendisine tam hareket serbestîsi tanıyacağı, herkes tarafından takdir edilen bir iktidar sahibi değil ve hiçbir zaman olamayacak. Geleceğin anayasasında hangi maddeler olacak olursa olsun, şimdi bu durum tescillenmiştir.”

'Seçmenin yarısı ‘Hayır’ dedi'

Spiegel Online'da “Bölünmüş Ulus” başlıklı, Hasnain Kazim imzalı yorumda ise şu satırlar dikkat çekiyor:

"Türk seçmen güçlü bir Cumhurbaşkanı, yani eski güçlü Osmanlı rüyası yönünde kararını verdi. Ancak sonucu çok küçük bir fark belirledi. Seçmenin yarısı ‘Hayır’ dedi. Anlaşılan o ki Türkiye büyük bir olasılıkla resmen Atatürk’ün gösterdiği yoldan farklı bir yol izleme kararı aldı. Bu yöndeki kararı Türkiye’nin hakkıdır. Ama Erdoğan'ın planlarına ‘Evet’ demek, AB’ye ‘Hayır’ demek ve Batı yanlısı rotadan ayrılmak anlamına gelmektedir. Uzun vadede Türkiye’nin hangi geleceğe doğru yol alacağı belirgin değil. Referandumun kıl payı sonuçlanmış olması, toplumun derinden bölünmüş olduğunu gözler önüne seriyor. Türkiye toplumuna sadece yeni bir yolda bol şans dilemek kalıyor.”

'Erdoğan’ın istikrar vaatleri yanıltıcı çıkabilir'

Frankfurter Allgemeine Zeitung'daki Michael Martens imzalı yorumda ise “Vahşi Erdoğanistan’da” başlığı kullanılmış. Yorumun alt başlığında, “Türk seçmen Türkiye’nin yeniden yapılandırılmasına ve cumhurbaşkanına daha fazla güç sağlayacak bir başkanlık sistemine ‘Evet’ dedi, ancak Erdoğan’ın istikrar vaatleri yanıltıcı çıkabilir” ifadelerine yer veriliyor:

"Pazar günkü halk oylamasında Türk seçmen çok küçük bir oy farkıyla kendi siyasi sistemini tahrip etme hakkını kullandı. Şimdi Erdoğan ve onun iktidar makinesi konumundaki AKP için olağanüstü hal koşullarında, yüzlerce muhalifin ve gazetecinin tutuklandığı, adil olmayan bir seçim mücadelesinde, tüm güçleri ve devletin de tüm olanaklarını seferber ederek bir başarı almış görünüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Yıldırım ve rejim yanlısı medya, ‘Hayır' oyu verecekleri teröristler ile ilişkilendirdiler ya da doğrudan terörist ilan ettiler. Peki, ama neredeyse yüzde 49'u ‘teröristlerden' oluşan bir toplum istikrarlı olur mu? Yeni anayasa Erdoğan'ın vaat ettiği gibi istikrarı sağlayabilecek mi, bu belli değil.”

'Kendisi ile mücadele eden bir ülke'

Süddeutsche Zeitung'un internet portalındaki Mike Szymanski imzalı haber-yorum "Kendisi ile mücadele eden bir ülke” başlığını taşıyor. Alt başlıkta ise "Erdoğan taraftarları bu kıl payı sonucu büyük bir zafer gibi kutluyor. Ancak ülkenin büyük bir bölümü geleceğinin elinden alındığı hissine kapılacaktır” deniyor. Yorumda şu görüşlere yer veriliyor: 

"Referandumun sonucu ülkenin kendisiyle nasıl mücadele ettiğini de gösteriyor. İnsanlar birlikte yaşamak zorundalar. Ama bunun oldukça güçleştiği anlaşılıyor. Çünkü ülkenin büyük bir bölümü şu anda geleceğinin elinden alındığı hissine kapılmış olsa gerek.”  

İlgili Haberler

Yazarlar
Nobetci eczaleler
Populer Videolar

Düştüğü kuyudan kurtarılan Kuyunun mutluluğu