Henüz üyemiz değilseniz kayıt olun!
Dolar : 3.4982 -0.13
Euro : 4.1826 -0.07
İMKB : 104123 0.12
Altın : 145.95 0.5

'Şehirlerin acil felsefeye ihtiyacı var'

Meksikalı felsefeci Prof. Dr. Gabriel Vargas Lozano, felsefenin artık topluma dönme zamanının geldiğini söyledi. Lozano, birçok sorunla boğuşan şehirlerin en büyük ihtiyacının da felsefe olduğunu kaydetti.

11 Ekim 2012 Perşembe 18:25 tarihinde eklendi.

Şehirlerin acil felsefeye ihtiyacı var

Uludağ Üniversitesi’nin, Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile düzenlediği “2. Uluslararası Felsefe Kongresi” başladı.

11-13 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan kongreye 20’si yurtdışından olmak üzere 80 uzman ve felsefeci katılarak felsefe, şehir ve insan konularında bildiri sunacak.

Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde yapılan açılışa Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek, Vali Yardımcısı Eyüp Sabri Kartal, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Sait Gürlek, öğretim üyeleri, öğrenciler ve felsefeye ilgi duyan Bursalılar katıldı.

Kongre düzenleme kurulu başkanı Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Çüçen, şehir ve felsefe temasını seçme gerekçesini açıklarken, felsefi düşüncenin şehir yaşamına ait olduğunu hatırlattı ve “Kongre, şehrin, kültürel yaşamın olgunlaşmasında ve zenginleşmesinde oynadığı rolden hareketle, mimariden ekonomiye, sanattan dine, etikten politikaya, bilimden felsefeye nasıl bir zemin oluşturduğu üzerine odaklanacaktır. Bu bağlamda şehrin politikayla, dinsel yaşamla, sanatla, felsefeyle ilişkisi üzerine ayrıntılarıyla durulacak olan kongrede, şehrin, daha geniş bir dile getirişle düşünmeye etkileri tartışılacaktır. Temele konan şey felsefi bir zemin üzerinde disiplinlerarası bir kongre gerçekleştirmektir. Bu nedenle, farklı disiplinlerin şehre ve şehir yaşamına ilişkin değerlendirmeleri çerçevesinde görüş alış verişleri olacak ve farklı perspektiflerin katkılarıyla kongre zenginleşecektir. Bu şekilde, ‘şehir ve felsefe’ ilişkisi, oldukça geniş bir zeminde ele alınacak ve şehirle ilişkisinde felsefi bakışın önemi ortaya konmaya çalışılacaktır” dedi.

Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek ise konuşmasında, sosyal bilimler alanında kongre düzenlemenin çok zor bir iş olduğuna dikkat çekerek "Şehir ve felsefe temasını işleyecek olan bu kongreden çıkan sonuçlar bizimde şehir ve toplumsal hayatımıza katkı sağlayacaktır. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum" dedi.

Vali Yardımcısı Eyüp Sabri Kartal da, şehir ve felsefenin genel ve özelde çok önemli olduğunun altını çizerek, "Şehir kavramı esasında ay kavramından türemiştir. Ayla yaşayan ve maaşını ayla alan insanlardan kurulmuştur. Şehir, medeniyetin geliştiği esaslı yerlerden birisidir. Bu anlamda her kentin kendine özgü felsefesi vardır. Ortaçağ’da, dünyanın en büyük kenti Türkmenistan’ın Balkar bölgesindeki Merv şehridir. Ortaçağda başlayan ve Orta Asya'da başlayan kuraklıklar neticesinde doğudan batıya doğru bir göç başlayınca şehirler boşalmıştır. Asıl felsefe doğuda yaşanmıştır ve en büyük felsefeciler doğudan çıkmıştır" şeklinde konuştu.

ŞEHİRLERİN İLACI FELSEFE

Kongreye çağrılı konuşmacı olarak Meksika’dan katılan Prof. Dr. Gabriel Vargas Lozano ise, felsefenin bugün, gelişmiş büyük devletlerin teknokratik stratejileri sayesinde pekçok eğitim kurumunda ve uygulamalarda dışlanarak bir kenara itildiğini, sadece akademik zeminlerde yer bulabildiğini vurgulayarak, bu olgunun tersine çevrilebileceğini öne sürdü. Prof. Dr. Lozano, bunun nasıl başarılacağı konusunda da şunları söyledi:

“Şehirler, muazzam eşitsizlik ve farklılıkların, ırksal kavga ve görüş ayrılıklarının, bireysellik ve bastırılmış topluluk haklarının, çevresel yıkıntı ve bozulmanın var olduğu, üretim zorlukları ve daha çok tüketime yönelimin hayat bulduğu sorunlarla ilgili olarak bütün yaşayanların bu gibi sorunlar içinde bulunduğu ve bunlara ek olarak da sistemik çelişkilerin yaşandığı yaşam alanlarıdır. Bu şartlar altında, son derece güçlü ve olanaklı olan kitle iletişimi de bireylerin kendi yaratıcılığını ve bu kapasitelerini kullanmaktan alıkoymaktadır. Ama sadece felsefe, toplumun bütün olarak anlayış ve idrak içinde şekillenmesini sağlayabilir ki, bu da bireyin kendi varlığı için kendini keşfedip neler yapabileceğine olanak sağlayacaktır. Günümüzde bu çok özel sorumluluğa, felsefe her zamankinden daha fazla destek olabilir. Felsefe, ortaklık ve koordinasyon bazında ‘şehrin’ problemlerine bir yanıt oluşturabilecek tek disiplindir.”

Konuşmaların ardından oturumlara geçildi. Üç gün sürecek kongre, Görükle Yerleşkesindeki Mete Cengiz Kültür Merkezi’nin yanı sıra, kentteki bazı tarihi mekânlarda da yapılacak.

KONGREDEKİ İLGİNÇ KONULAR

Kongrede, “Şehir ve Demokrasi”, “Şehir bilincinin felsefi boyutları”, “Şehrin hafızası ve hafızanın şehirleri”, “Şehir kendi insanını tüketiyor mu?”, “Avatar Şehri: Bir filmden hareketle çevre etiği sorunlarına bakmak”, “Modern şehir ile modern hukuk ilişkisi”, “Kahrolsun şehirler mi?”, “Değişen kentleşme dinamikleri ve yavaş kent akımı”, “Kentsel mekanları kullanım hakkı”, “Şehir ve ideolojinin diyalojisi: Duvarı Yıkmak-Berlin Örneği”, “Karşı ütopyalar ve kent”, “Modern şehirde ölüm”, “Cumhuriyetin ideolojisi ve Türkiye’de şehirleşme”, “İslam şehri mit mi gerçek mi…” gibi birçok başlık altında ilginç bildiriler yer alıyor.

Bildiriler, Türkçe ve İngilizce olarak kitaplaştırıldı.
 

İlgili Haberler

Yazarlar
Nobetci eczaleler
Populer Videolar

Düştüğü kuyudan kurtarılan Kuyunun mutluluğu